“İkiye Bölünen Vikont” – Tahir Ürper

?Bazen insan kendini eksik sanır, oysa sadece gençtir.?

İnsanın her zaman hayatın başka tatlarını tatma özlemi içinde olduğunu varsayarsak, kendine masallar anlatan bir çocuğun; yarattığı masum bir masalın kahramanı olabilme mücadelesini gösterebileceğini unutmamak lazım.
?Yeniyetmeliğin eşiğine ulaşmıştım, ama hâlâ ormandaki büyük ağaçların kökleri arasında saklanıp kendime masallar anlatıyordum. Bir çam iğnesi benim için bir atlı, bir saray kadını ya da bir soytarı yerine geçebiliyordu; onu gözlerimin önünde devindiriyor, sonu gelmez masallar anlatarak kendimden geçiyordum. Sonra bu düşlerden utanıyor, kaçıyordum oradan?
Karanlık bir iç dünyanın saltanatını bir başka iç dünyanın aydınlığı aydınlatılabileceğine, yıkılabileceğine dair umutlar boşa gidebilir. Kendini var eden her kötülük bir başka cephede yankısını bulacaktır. Bu yankı bazen zalimlikle bazen umutla bazen de acıyla kendini dışa vurur. Hayat tek düze değildir. O zaman bireyde tek düze olamaz savaşın içinde.
Savaşta masumiyetini kaybeden çok kişi vardır -ki bunlardan bazıları da kahraman olarak topluma mal olmuşlardır. Oysa savaştaki bütün kahramanlar birer katilden ibarettir. Toplum sadece bir tarafını görür. Kendi ihtiyacını karşılayan yanı, kendi ahlak açlığını doyuran tarafını, kendi çıkmazını aştığını düşündüğü yanı tanır ve yüceltir.
Italo Calvino? nun İkiye Bölünen Vikont adlı romanında tam da böyle bir durum vardır. Vikont iyi ve kötü olarak ikiye bölünmüştür. Karanlık ve aydınlık diye anlaşılabilir. Bu Ortaçağ Avrupa?sının bir resmi olarak da yorumlanabilir. Kötülüğün hüküm sürdüğü coğrafyanın her zaman yolcuları vardır, kendini besleyen haksızlığın işaretleri olarak.
Vikont Medardo ikiye bölünmüştür. Önce kötü yanıyla tanışıyoruz. Ölüm kusmak onun en iyi bildiği görevdir. Calvino bu romanında bir çocuğun gözünden olayları anlatır. Bir çocuğun tasalığı ve iyiliği algılanışı nasıl gerçekleşir? İlk başta bu algılanış bir zihin bulanıklığı getirir. Bu da bize her görünen ya da her inanılan şeyin sarsılabilir bir tarafının olduğunu gösterir. Medardo çocuğun dayısıdır. Dolayısıyla çocuğun yakınıdır. Onu daha iyi tanıma olanağı verir. Fakat İtalo ilk başta sadece Medardo?nun kötülük yanını gösterir hiç acımadan. Sonra iyi bir yanının olduğunu ona gösterir daha doğrusu iyi olan Vikont karşısına çıka gelir. Böylece aydınlığın karanlıkla buluşması sağlanır ya da uzlaşı için ilk adım atılır. İkiye bölünmek iyidir, hayatı yeniden ve daha iyi anlamamızı sağlar.
Tasso?nun Kurtarılmış Kudüs?ü okuyan güzel Pamela?ya Medardo (iyi olan) şöyle der: ?İkiye bölünmüş olmanın iyi tarafı şu ki Pamela, yeryüzündeki her erkeğin, her kadının, her şeyin kendi eksikliği konusunda duyduğu acıyı anlıyorsun. Bütünken anlamıyordum, dört bir yana ekilen acıların, yaraların arasında, bütün olmayan birinin inanma yürekliliğini gösterebileceği bir ortamda sağır, iletişimsiz deviniyordum. Sadece ben değil Pamela, ben bölünmüş, parçalanmış bir varlığım, ama sende, herkes de. Artık ben daha önce, bütünken tanımadığım bir kardeşliğe sahibim, yeryüzündeki bütün sakatlıklarla, eksikliklerle kardeşim.? *

Karanlık ve aydınlık, bireyin iç dünyasında uzlaşma yolunu arar. En güzel uyum yeri orasıdır. Birbirine tahammül etme ya da tahammül etmeme alanı olarak hep insanın yüreği olarak gösterilmiştir edebiyatçılar. Bütün devrimleri, yıkımları bireyin iç dünyasında yaşatmışlardır.

?Kötü ruhlarda sapık düşüncelerin bir yılan sürüsü gibi çöreklenmediği, erdemli ruhlarda ise dünya nimetlerine sırt çevirmenin, özverinin çiçek açmadığı ay ışıklı bir gece yoktur.?

Bir yanı eksik olan insanın diğer yanını özleme duygusu gayet normaldir. Yalnız her iyilik mutluluk getirmez. İyiliği temsil eden Vikont gelmeden önce cüzamların kaldığı köy, eğlence ile doludur.

?Cüzamlılar, benim onuruma olduğumu sandığım küçük bir konser veriyorlardı. Bazıları yayı abartılı bir biçimde gererek kemanı bana doğru eğiyor, bazıları da teller üzerinde inip çıkan tuhaf kuklalar gösteriyorlardı bana.?*
İyi Vikont geldikten sonra cüzamlılar kendi acılarıyla yüzleşmeye başlarlar. Artık eğlence yoktur. Hüzün Pratofungo?ya dağılmıştır artık.
?Âlem yapmak olanağından yoksun kalan cüzamlı kadınlar, birden hastalıklarıyla baş başa kalmışlardı, geceleri ağlayarak, umutsuzluğa kapılarak geçiriyorlardı.
İki yarıdan, İyi, Tasalı?dan daha kötü, denmeye başlamıştı Pratofungo? da?*
İkiye bölünmek iyidir. İnsanı olgunlaştırır.

Yazan: Tahir Ürper
Diyarbakır Okuma Kulübü
(Diyarbakır Sanat Merkezi)

Alıntılar:
*İkiye Bölünen Vikont

Kitabın Künyesi:
Atalarımız (İkiye Bölünen Vikont)
Italo Calvino
Çeviren:Rekin Teksoy
Yky Yayınları
Yayın Tarihi: Nisan 2010
82 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler
Sanat ve Düşüncenin Yasak Karşısındaki Tutumu Ne Olmalıdır? – Yılmaz Güney

Ön­ce dü­şün­ce­yi ele ala­lım. İn­sa­nın do­ğal ve top­lum­sal pra­ti­ği bey­ne yan­sır. Da­ha ön­ce yan­sı­mış ve pra­tik sü­reç içe­ri­sin­de al­gı­la­ma aşa­ma­sın­dan...

Kapat