İnsanlığın geleceğine dair okunması gereken NASA raporu

ABD?nin uzay çalışmalarını yürüten NASA, bu kez dünyamızı, üstelik bugünkü dünyamızı ilgilendiren bir projeyi desteklemiş. Proje şu soruyu araştırmış: ?Toplumumuzun çökmesi mümkün müdür?? Kötümser bir yanıt çıkmış: ?Mümkündür; hatta bugünkü durum sürerse olasıdır!?

Araştırma raporunun Türkçeleştirilmiş başlığı: İnsan ve Doğa Dinamiği: Toplumların Çöküşünde veya Sürdürülebilirliğinde Eşitsizliğin ve Kaynak Kullanımının Modelleştirilmesi. (Ben kısaca ?NASA Raporu? diye söz edeceğim.) Yazarlar, matematik, doğa bilimleri, çevre ve siyaset bilimi alanlarında çalışan üç akademisyen: Safa Motesharrei, Jorge Rivas Eugenia Kalnay.

Gözden geçirelim.

 

* * *

NASA Raporu?nun hareket noktasını özetleyelim: Doğal kaynak tüketimlerinin bugünkü tempoda sürdürülmesi mümkün değildir. Bu durumun toplumsal bir çöküşe yol açıp açmayacağı, tarih boyunca gerçekleşen çöküşleri kapsayan genel bir model oluşturarak araştırılmalıdır.

Rapor, toplumların yükseliş ve çöküş süreçlerine ilişkin tarihsel örneklerin bir dökümü ile başlıyor: Neolitik Avrupa, eski Mısır, Mezopotamya, Anadolu, Küçük Asya, Roma İmparatorluğu, ?Yeni Dünya?, Roma, Afrika, Güney Doğu Asya? Hepsi, toplumların yükseliş ve çöküş öğelerinden oluşan uzun süreli çevrimleri içeriyor. Çöküşler, ekonomide, üstyapıda ve nüfusta yüzlerce yıllık gerilemeler biçimini alıyor.

Tarihsel örneklerden hareketle, yazarları iki temel çöküş nedenine ulaşıyorlar: Birincisi, doğal kaynakların ?ekolojik taşıma? kapasitesini zorlayacak düzeyde tüketilmesidir. Burada çevre bilimcilerinin yıllardan beri geliştirdikleri kavramlar, bulgular ve uyarılar ile birleşiyorlar. Teknolojik gelişimin bu riski hafifletme, erteleme potansiyeli üzerinde de iyimser olamıyorlar. Teknoloji, bir yandan doğal kaynak tüketiminde israfı azaltabilmekte; bir yandan da kaynak tüketim düzeylerinin, yoğunluğunun da artmasına yol açmaktadır. Dolayısıyla geliştirilen model, teknolojik ilerlemeyi olumlu bir etken olarak dikkate almamaktadır.

NASA Raporu, toplumsal çöküntülerin ikinci temel nedeni olarak toplumsal tabakalaşmayı görüyor. Tüm sınıflı toplumlar için geçerli ayrım öneriliyor: Seçkinler ve avam (halk)… Seçkinler, geçmiş birikimlerin ürünü olan ?büyük artıkları (serveti) denetlemeyi ve yönetim, yürütme ve gözetim? işlevlerini üstlenirler. ?Üreticiler ise sadece avamdan (halktan) oluşur. Olgular göstermektedir ki birikmiş olan artık, topluma dengeli biçimde dağıtılmaz. Seçkinlerin üretenlere tahsis ettikleri pay, geçimlik düzeyde veya bunun biraz üstünde kalır.?

Raporun sonuna doğru, yazarlar, (herhalde) günümüz dünyasına yaklaştıkları için, avam (halk) / seçkin terimleri yerine, işçiler / işçi olmayanlar ikilisini kullanıyorlar: ?İşçiler, işçi olmayanların tüketimini de üstlenmek için, kendilerine gerekenden fazlasını üretmek zorundadırlar.? Bu, gerekenden daha fazla çalışmak anlamına gelir.

Böylece NASA Raporu?nda, Marx?ın maddeci tarih kuramında tüm sınıflı toplumlar için oluşturulan temel çerçeve, yani, dolaysız üreticiler ile artık?a el koyanlar ayrımı ve en genel sömürü kategorisi olan artı-emek adeta yeni baştan keşfedilmiş oluyor.

* * *

NASA Raporu?na göre, doğal kaynaklar ?ekolojik taşıma kapasitesi? aşılacak düzeyde tüketildiğinde, toplumların çöküşü gündeme gelir.

Yazarlar, çöküş senaryolarını üç matematiksel model içinde karşılaştırıyor. Uçta yer alan iki model arasındaki karşılaştırma ilginçtir: İşçilerin payının seçkinler tarafından belirlendiği eşitsiz toplum modeli yukarıda incelendi. Burada işçiler, üretimi (ve kaynak tüketimini) seçkinlerin tüketimlerini de karşılayacak düzeylerde sürdürmek zorundadır. Kaynak sınırları zorlanınca ve seçkinler kendi tüketim düzeylerini sürdürmeyi başardıklarında, ekolojik bunalım işçilere yansır; toplumsal çöküş başlar. Geçmiş dönemlerin en gelişmiş, karmaşık, güçlü toplumları, bu yapısal özellikler nedeniyle çökmüştür. Dolayısıyla aynı ?kader?, aynı özellikleri içeren modern uygarlık için de geçerlidir.

Diğer uçta eşit toplum modeli yer alıyor. Bu toplumda sadece işçiler yer alır. (Daha aşina olduğumuz biçimde ifade edelim: Egemen ve sömürücü sınıf tarihe karışmıştır.) Seçkinlerin (zorunlu/gerekli üretimi aşan) kaynak tüketimi ortadan kalktığı için, toplumsal çöküş olasılığı azalmıştır. Yine de kaynak kullanımı çok yüksek seyrederse çöküş olasıdır. Ancak yazarlara göre, ?eşit toplum modeli, ?doğanın tüketilmesini sürdürülebilir bir orana indirerek çöküntünün önlenebilmesi? olanağını içermektedir.

NASA Raporu?nun eşit toplum modeli ABD sağı tarafından hızla deşifre edildi; doğru teşhis kondu: Komünizm savunuluyor! NASA savunmaya geçmek zorunda kaldı: ?Ben araştırma desteği sağladım; sonuçlar yazarları bağlar..?

Korkut Boratav
( 6 Mayıs 2014, http://haber.sol.org.tr/, “NASA ve Komünizm” adlı yazı)

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler
Bir fasit dairedir zulüm

"Ne yüzler ne insanlar gelir geçer de bir zulüm kalır yeryüzünde. Bir fasit dairedir zulüm, kuyruğunu yutmuş yılan... Döner döner...

Kapat