Jung’a göre bir insanın kendi “yaşam felsefesini” kurması neden bu kadar kritiktir?

C.G. Jung’a göre modern insanın kendi yaşam felsefesini (veya dünya görüşünü) inşa etmesi, her şeyden önce kitle psikolojisi içinde yok olmamak ve nevrozların kurbanı olmamak için hayati bir zorunluluktur. Ortaçağ’da insanların bilinçdışı, kilisenin ve mutlak inançların içinde güvenle barınırken, günümüzde bu koruyucu yapılar çökmüş ve içimizdeki devasa ruhsal enerji açığa çıkmıştır. Jung, bu boşlukta bireyin sağlam bir Weltanschauung (ortak bir dünya görüşü veya yaşam felsefesi) geliştirmemesi halinde, kitle telkiniyle adeta hipnotize olup bilinçsizce sürükleneceğini ve günümüzün siyasi veya sosyal “izm”leri tarafından yutulacağını vurgular. Kendini tanımayan ve kendi felsefesini kuramayan bir bireyin dünyada sağlam bir duruş sergilemesi veya kalabalıklara liderlik etmesi mümkün değildir.

İkinci olarak, Jung yaşam felsefesi kurmayı bireyin kendi hayatını bir “deney” olarak cesaretle yaşaması şeklinde tanımlar. Hayatın dışarıdan dayatılan, hatasız ve mutlak bir reçetesi yoktur. Jung’un sarsıcı ifadesiyle; “Kendi deneyimizi yapmalıyız. Hatalar yapmalıyız. Hayatla ilgili kendi vizyonumuzu yaşamalıyız… Eğer hatadan kaçınırsanız, yaşayamazsınız”. İnsan ancak kendi hipotezini, kendi yaşam felsefesini bizzat yarattığında ve kendi gerçeğini deneyimlediğinde, her bireyin bilinçdışında canlı olan o Ruhu (Spirit) tanıyabilir.

Ayrıca, insanın sadece istatistiksel bir “ortalama sayı” olmadığını, eşsiz ve benzersiz bir varlık olduğunu fark etmesi için de bu felsefi bütünlüğe ihtiyacı vardır. Jung’a göre agnostisizm veya salt materyalizm, hayatı bir bütün olarak kavramakta yetersiz kalır; insanın kendini bilme ve “bütünlük” (wholeness) arzusunu tatmin edebilmesi için, tam olarak bilemediği evrensel konular hakkında da genel görüşlere, yani bir felsefeye ihtiyacı vardır. Birey, kendi ruhsal açlığını dindirmek ve modern dünyanın anlamsızlık hissinden kurtulmak için kendi içindeki “Yüce İhtiyar”a (kolektif bilinçdışına) kulak vermeli ve doğrularıyla yanlışlarıyla kendi yaşam felsefesini inşa etmelidir.