Kafka’nın Amerika romanı; tez, Dava romanı; antitez, Şato romanı ise bir sentezdir – Max Brod

kafkaÜç büyük roman, Kafka yolunun simgesel konaklarıdır. Bu romanlardan ilki, henüz gelişimini tamamlamamış yazarın her bakımdan bir denemesi olan «Amerika», baştan çıkarılmış bir genci anlatır.

İkide bir, aslında suçsuz ve pasif, Kötü’nün cazibesine kaptırır kendini bu genç; ama tabiiliği ve saflığı, ısrarla yoluna çıkan çamur ve çirkeflerden onu korur. Amerika’ya göçeden Karl Rossmann doğrusu örnek bir delikanlıdır, karakterindeki temizlik Kafka ruhunun en sevimli yansılarından biridir.

Şunu da söyliyelim ki, Kafka’nın da büyük bir değerbilirlikle açıkladığı gibi, yazarın tamamen öz malı olmayıp, Dickens’in çocuk kahramanlarına borçludur varlığını. Yaratış pandülü işte bu alabildiğine aydınlık figüre dokunduktan sonra ters yönde yoluna devam ederek, alabildiğine karanlık bir geceye girmiş ve Kafka, Doğru’yu görmekte şaşmaz bir yenetek sahibi bu enerjik delikanlının yanısıra, binbir kuşku ve uyuşukluğun yiyip bitirdiği, bocalamalar içerisinde çalkanan «Dâva» kahramanı Josef K.’yı yaratmıştır. «Amerika»da Kafka ruhunun özellikle aydınlık tarafı dile geliyorsa, «Dâva» sanatçının hemen yalnız karanlık çizgilerini verir, yani her iki roman da tek yönlü anlatılardır. Bu arada, tabiî, K. lehinde ya da Rossmann aleyhinde birtakım noktaların da savaşa sokularak, iç yargı organı, yani vicdan gözü önüne serildiği görülür. Her şeyi hafiften alma huyu ve aceleciliğine («acelenin yarı uykusunda»), kendisinin de hoş görmediği bir soğukkapliliğe ve hesaplılığa rağmen, K. «Dâva»da bir vicdan adamı olarak kalır hep. Böyle bir kimse olarak kendi kendisini yargılar, hatalarını görüp bunların kefaretini öder. Roman bitimindeki o tüyler ürpertici idamın bana kalırsa bir intihar olarak yorumlanması gerekmektedir. Bu açıdan bakıldı mı, «Dâva» kahramanı, o sevimsiz havailiğinden bir hayli kurtarır kendini; çünkü işte bu havailik, gerçek büyük duygulara bu yeteneksizliktir ki, Josef K.’nın hastalığını oluşturmakta, onu mahva sürüklemektedir. Ama şüphesiz K., iblislere karşı savaşa çıkacak bir adam aşamasına yükselemez.

Belki de Kafka üçüncü romanı «Şato»yu bunun için yazmış ve kahramanına yeniden otobiografik başharf K. adını vererek, aynı kişinin bu romanda olgunluk merdiveninin daha yukarı basamağına eriştiği bu şifre yardımıyla ima etmek istemişti; tabiî zihinsel bir plânlamayla değil, sezgi yoluyla. «Amerika» romanı bir tez (suçsuz, bozulmamış bir insan). «Dâva» antitez (uçup giden suçsuzluğunu uyuşukluk içinde savunmaya çalışan, bozulmuş biri) ise, Kafka’nın son büyük romanı olan «Şato» bunların âdeta bir sentezidir; Kafka’-nın hayatının genel bir toplamı, onun bir «Faust»udur. «Şato»daki K., ne Karl Rossmann gibi su katılmamış bir aptaldır, ne de «Dâva»-daki Josef K. gibi yitiklik içinde sürüklenip gider; tersine aktif bir yaradılışı olup, pek zengin bir hayat tecrübesine sahiptir; savaşçı bir kişidir, benliğinde var olan Hegel’ci anlamdaki çelişkiler birbirini etkisiz kılmakta ve roman düzeyini daha bir yüksekliğe ulaştırmaktadır. Öbür iki romanda da yer yer çakıp söndüğü görülmekle beraber, asıl «Şato»-da iki yardımcı, muhtar v.b. ile enine boyuna ramp ışığına çıkan arkaplândaki humor yönünde böyle bir yükselişe raslanır. «Şato»da K. cesaretle karşı çıkar alınyazısına, açgözlü olmayan, alçakgönüllü bir amaç koymuştur kendine, bunun arkasından koşar hep: Bir aile kurmak, bulunduğu yere yerleşmek ve toplum içinde namusuyla çalışıp geçimini sağlamak. Mertçe uğraşacak didinecektir; kendi kendisiyle bir birlik içinde bulunur; Kleist’in İsviçre’de, Thuner See kıyısındayken ve bundan hemen önce, ilerdeki yaşayışı için çizdiği programın bir eşini izlemek niyetindedir, ama kendi yetersizliğinden çok, haşin, insancıl olmayan bir çevrenin dış engellerine çarparak yıkılır. Şüphesiz romanda «iç» ve «dış»ın bazan esrarengiz bir şekilde birbiriyle kaynaştığı görülür. Olurundan fazla alçak gönüllü dostum Kafka, kendi kendine «evet» diyemiyen biriydi; «Şato»da ise kendini onayladığına ilişkin alabildiğine güçlü başlangıçlar bulunuyor; eğer hastalık, bitkinlik ve ölüm Kafka’da-ki yükselişin devamını önlememiş olsaydı (bir defa, bütün kitapta bir defa inayet eli uzanır ve bu eli uzatan Şato memuru Bürgel önünde bilmecemsi bir tarzda uyuyakalır K.), belki de daha başka sanat eserleri veya kutsal bir yaşayışın son derece önemli anıtları halinde filizlenecekti bunlar. «Şato»daki K., Kafka’nın yarattığı en erkeksi, erkeklikten yana ötekilerle kıyaslanamayacak bir kahramandır. Erkeksi, dolayısıyla dramatiktir; çünkü alınyazısına karşı çıkar, sonra da bu alınyazısı tarafından ezilir. «Şato», Kafka’nm zaman bakımından en son romanı olduğu kadar, onun en renkli, en önemli, gölge ve ışığı en âdil ölçülere göre bünyesinde toplayan bir eseridir.

Max Brod
Kafka’da İnanç ve Umutsuzluk
Yankı Yayınları
Türkçesi: Kamuran Şipal

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi – Yuval Noah Harari

Hayvanlardan Tanrılara Sapiens kitabıyla insan türünün dünyaya nasıl egemen olduğunu anlatan Harari, Homo Deus'ta çarpıcı öngörüleriyle yarınımızı ele alıyor.

Kapat