Kafka: Küçük olanaksızlıklar karşısında insan yüzüstü kapanmamalı, yoksa insan büyük olanaksızlıkları göremez

kafka

“Engelleyici tüm düşünceleri ve dertleri neredeyse dayanılmaz ve iğrenç yük olarak duyumsadığımı sanma Felice, her şeyi severek silkip atmak istediğimi, düz giden yolu tüm diğer yollara tercih ettiğimi, hemen ve şimdi küçük doğal çevrede mutlu olup, daha çok da mutlu etmek istediğimi. Ama şimdi olanaksız bu. Yük benim üzerime bindi bir kere, memnunsuzluk beni sarsıyor, başarısızlığı tam olarak gözümün önünde tutsam bile, hem yalnız başarısızlığı değil, aksine tüm umutların yitirilişini ve tüm suçların düşünülüp taşınmasını – gene de kendimi geri çekemezdim.” FKafka

Kafka olmanın olanaksızlığı
“… küçük olanaksızlıklar karşısında insan yüzüstü kapanmamalı, yoksa insan büyük olanaksızlıkları göremez.”

Praglı Yahudi sigorta memuru, Franz Kafka 40 yıl 11 ay yaşadı. 16 yıl 6,5 ayı okul yıllarıyla, 14 yıl 8,5 ayı iş hayatıyla geçti. 41 yıllık yaşamında üç kez nişanlanan Kafka hiç evlenmedi. Altı aya yakın bir süre bir kadınla aynı evi paylaştı. Hiç çocuğu olmayan Kafka, ülkesi dışında 45 gün geçirmiş. İşinden fırsat bulduğu zamanlarda, tatil izinlerinde yaptığı gezilerle dünyanın çok az yerini gezmiş. Kendine vakit ayırdığı zamanlarda yüzme, kürek çekme, jimnastik, bahçe işi, sanatoryumlarda dinlenme, kırsala doğru yürüyüşler yapmış, Prag şarap evlerinde birkaç arkadaşıyla sohbetlere katılmış. Kıyıda köşede yalnız ve mutsuz bir yazar olarak bilinse de sosyal yaşamdan elini hiçbir zaman çekmemiş. Küçük olsa da, neredeyse hiçbir zaman değişmeyen dost çevresiyle sağlam arkadaşlıklar kurmuş.

Franz Kafka Viyana yakınlarındaki bir sanatoryumda gırtlak vereminden öldü. 41 yıllık yaşamından geriye tamamlanmış 40 düzyazı metni, 3400 sayfa günlükle, edebiyat üstüne tanıtım yazıları bıraktı. Bilindiği gibi, dostu Max Brod’a bıraktığı vasiyetnamesine göre bütün el yazmalarının yok edilmesini istiyordu.

Max Brod, Kafka’nın önerilerine uymayıp kendisine bıraktığı bütün el yazmalarını edebiyat dünyasına kazandırdı.

Yazma eylemini varoluşunun asıl nedeni olarak gören Kafka, yazarak sakinleştiğini, dengesinin yerine geldiğini düşünüyordu. Başardığına inandığı yazıları kendisini mutlu ediyor, mutlak güven kazandırıyordu. Ancak başardığına inanması Kafka için oldukça güç bir durum. Kafka hakkında birinci ağızdan duyduklarımız, okuduklarımız onun ne kadar umutsuz, hoşnutsuz olduğunu gösteriyor.

“Engelleyici tüm düşünceleri ve dertleri neredeyse dayanılmaz ve iğrenç yük olarak duyumsadığımı sanma Felice, her şeyi severek silkip atmak istediğimi, düz giden yolu tüm diğer yollara tercih ettiğimi, hemen ve şimdi küçük doğal çevrede mutlu olup, daha çok da mutlu etmek istediğimi. Ama şimdi olanaksız bu. Yük benim üzerime bindi bir kere, memnunsuzluk beni sarsıyor, başarısızlığı tam olarak gözümün önünde tutsam bile, hem yalnız başarısızlığı değil, aksine tüm umutların yitirilişini ve tüm suçların düşünülüp taşınmasını – gene de kendimi geri çekemezdim.”

Felice’ye yazdığı mektupta kendi memnuniyetsizliğiyle çevresindeki insanları da bastırmaya çalıştığı anlaşılıyor. Mektubun sonlarına doğru Felice’nin kendisiyle ilgili mutlu hayaller kurmasına anlam veremiyor, bu konulara, özellikle de mutluluğa her zaman kuşkulu olarak yaklaşmasını istiyor.

Kafka olmanın olanaksızlığını onun öğrencilik yıllarına da tanıklık eden Max Brod’un izlenimlerinden anlıyoruz. Kafka’nın türlü yakınmalarını büyük bir sabırla dinleyen Brod, onun en keskin kararlarını verdikten sonra bile içini bir hoşnutsuzluğun kemirdiğini, verdiği kararlardan hiçbir zaman emin olamadığını belirtir. Brod başta Kafka’yı günlük tesellilerle geçiştirse de, zamanla Kafka’nın müthiş bir mükemmeliyet istediğinin farkına varacaktı.

Franz Kafka, yaptığı her işte mükemmellik istemiş, ikinci kez okumayı kaldıramadığı el yazmalarını beğenmediği için sobaya atmış.

Max Brod, Kafka ile sürekli çatışma halindeydi. El yazmalarını düzeltmek yerine sobaya atması, sırf mükemmel olmadığı için hayatına giren kadınlardan vazgeçmesi, ona sorumsuzluk olarak görünüyordu. Aslında Kafka insanlarda aradığı bu katı mükemmeliyeti gizliden gizliye kendinde arıyordu. İçini kemiren duygu gitgide kendini mahvediyor, yapacağı en basit işler bile önünde dev gibi büyüyordu.

Mümkün olan her yerde politik tartışmalardan kendini uzak tutan memur Kafka, savaşa da tanıklık etmişti. Üç kız kardeşinin II. Dünya Savaşı’nda Nazi Kamplarında öldüğü biliniyor.

Yaşamı boyunca insanın dünyada kendine nasıl yer edineceğini düşünen Kafka, hoşnutsuzluğunu çocukluk döneminden itibaren babasıyla yaşadığı çatışma, Yahudilik, geçirdiği hastalıkları, cinsellik, çelimsiz vücudundan hiçbir zaman memnun olamama, evlilikle savaşma durumu ve bütün bu durumlara rağmen yazmaya olan düşkünlüğünün önüne geçememiştir. Yazdıklarına pişman olup yok etmeyi düşünse de, yıllardır birilerine dokunmaya devam ediyor. Kafka hoşnutsuzluğunu belki bir adım olarak görmüştü. Bir mektubunda sancısını böyle dile getiriyor:

“… küçük olanaksızlıklar karşısında insan yüzüstü kapanmamalı, yoksa insan büyük olanaksızlıkları göremez.”

Derya Önel
http://www.notosoloji.com/

(Kaynak: Reiner Stach, Kafka “Karar Yılları” I, Kafka “Kavrama Yılları” II, Çeviren: Sezer Duru, Sel Yayıncılık, 2013,

Yorum yapın

Daha fazla Biyografiler
Beklenmedik bir durakta inen yolcu: Tezer Özlü

Yazmak benim için salt yaratmadır. Öykü olsun, roman olsun, bütün anlatılar, eleştirel bir deyimlemeye uygun olarak “kurmaca”dır salt. Yaşamla yazmayı...

Kapat