Karanlığa Mektuplar / Tezgahımda Şiirler – Dağhan Dönmez

Çağımızda Türk şiirindeki temel sorunun, toplumsal hayatın izdüşümü olarak; ?farklılaşma? çabası olduğunu düşünürüm. Elbette ki, kendi şiirini kurmak, üslup sahibi olmak şairin aşması gereken ilk eşiktir. Gel gelelim, mevzu bahis farklı olma gayreti başkadır. Nüfus artışına paralel, daralan imkanların ve bozulan arz/talep dengesinin nihayetinde, kişiler düzen muhalifi olamamakta mamafih ?moda tabirle- ?fark yaratmak? suretiyle düzenin pastasından büyük pay alma sevdasına düşmektedir. Sosyal hayatın bu matematiğinin, şiire de yansımadığını düşünmek; en hafif deyimle safdillik olacaktır. Keza, şiir de hayata doğar.

Elbette ki, toplumun her uğraşı gibi sanat ve şiir bahsinde de gelişimi hedeflemek, söylenmeyeni söylemeyi istemek doğaldır. Ancak bunu yaparken, anlam ve sesin önemini indirgeyerek; işi ?kelime kazıcılığına? dayandırmak, işte bu farklı olma gayretinin, zevahiri kurtarma arzusunun bir sonucudur. Şiirin, toprağı eşeleyen akarsular gibi dile yeni mecralar açma hassasiyeti, yanlış bir algıyla; şiire olmadık kelime tertiplerini dahil etmek suretiyle fiiliyata dökülmüştür. Bireyci şiir ile, bireysel şiir birbirine karıştırılmış ve şiirsel metin yalnızca şairinin anlayabileceği bir hal almıştır. Kapitalist düzenin, hayatlarımıza aşıladığı bencillik, şaire ve onun şiirine de bulaşmıştır.

Ne gam, şiirdeki anlam ve bireycilik yalnızca bize özgü bir tartışma konusu değildir. ?Şiir Nasıl Okunur?? adıyla Türkçeye çevrilen, İngiliz Edebiyatı Profesörü Terry Eagleton?un kitabından bir alıntı: ? ?Bazı teorisyenlere göre, şiirler bir sayfanın üzerinde anlamsız siyah işaretlerdir yalnızca, onların içinde anlam inşa eden kişi de yalnızca okurun kendisidir. Bu bir anlamda doğru, bir anlamda yanlış bir önermedir. Öncelikle anlamsız siyah işaretlerden bahsetmemizin kendisinin halihazırda anlamla uğraşmak olduğunu belirtebiliriz. Bütünüyle anlamın arkasına geçmek zordur. Bunun sebebi de, kendimizi ölü olarak hayal etmenin imkansızlığıyla aynıdır.? ( Şiir Nasıl Okunur, Terry Eagleton, Agora Kitaplığı, sy:172 )

Dünya yazınında dahi, şiire dair aynı meseleler tartışılagelirken; İbrahim Öksüz, Kolektif Kitap?tan çıkan ?Evvel Sevda İçinde? adlı şiir kitabıyla, farklı bir pencere aralıyor okurun belleğine. Kıyıdan yazıyor şiirlerini, sessiz sedasız? Anlamı önceleyerek, yer yer argo diyebileceğimiz, sokak diline yakın bıçkın bir üslupla yazıyor. Okurla, samimi bir ilişki kuruluyor. ?Evvel Sevda İçinde? şairin ilk kitabı. Kitapta güçlü şiirler, güçlü dizeler bulmak mümkün. On birinci sayfadaki:

?A canım!
Koynundaki yılan için
Denizi yanında taşıyanım
Hatırla ninenin
Her masal sonu illa ki indirdiği
Üç elmadan birini.

Suçları ısınmış çocuklardık hatırla.
Öfkene elma şekeri ver artık.?

Bunların arasında. Veya yirmi sekizinci sayfada:

?Gitmeliyim.
adresler insanları paylaşacak birazdan.?

Yine beni çarpan iki dize.

Kitabın bütünlüğü ise, böyle sızısı deriye sonradan nüfuz eden; güçlü dizeler yazabilen bir şairin çizgisinin altında gibi geliyor bana. Şiir için aşınmış kelimelerin sıklıkla seçimi, zaman zaman popülizme kayan bir ifade tarzı eleştiriye konu olacak cinsten? Bazı şiirler ise, aceleye getirilmiş izlenimi yaratıyor bende. Şairin, yazarken kağıda sarı bir sıkıntı bıraktığı şiirler?

Söze başlarken vurguladığım ve ?kelime kazıcılığı? olarak nitelediğim, bireyci ve anlamı kendinden menkul şiirlerin aksine; aşınmış kelimeler ve düzyazıya yakın kolay hazmedilir bir anlamdan ibaret şiirler için de; aynı eleştiri yapılabilir. Zannımca şiir, bir ?kıvam? işidir. Kıvamı tutturabilene aşk olsun!

Şairler, hayal tüccarlarıdır biraz da? Tezgahları sislidir! Raflara, kelimelerini dizerler şafak sökerken. Nefesi yelken misali şişkin, soluğu güçlü şairler vardır. Kelime satıcıları! Denizaşırıdır bunların dizeleri?

İbrahim Öksüz, ?Evvel Sevda İçinde? ile güzel bir dükkan açmış. Esnaflığı sıcak, çayı demli! Lakin, bir hayli tozu alınmalı rafların (fikrimce)!

Çünkü kitap, karanlığa gönderilmiş mektuptur!

Dağhan Dönmez
daghan_donmez@mynet.com

Kitabın Künyesi
Evvel Sevda İçinde
İbrahim Öksüz
Yayına Hazırlayan : Yusuf Ziya Zeybekoğlu
Kapak Tasarımı : Deniz Akkol
Kolektif Kitap / Şiir Dizisi
İstanbul, 2013, 1. Basım
Sayfa Sayısı: 96

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Şiir Kitapları
“Umut mu? Umut her zaman var. Umutsuzluk diye bir şey yok.” – Deniz Gezmiş

Hele hücreye kapatılıp da, düşünme rahatlığına erince. Bildiğin tek şey var: İdam, ölüm. Ama biliyor musun, pek de korkunç gelmiyor...

Kapat