Kırmızı Çizgi – Red Line ifadesinin kökeni nereye dayanıyor?

“Red Line” İngilizce ifadenin kökeni, 1928 yılında Irak petrol yataklarının İngiltere, ABD ve Fransa’nın en büyük petrol şirketleri arasındaki bölüşmesini içeren “Kırmızı Çizgi Anlaşmasına” (Red Line Agreement) dayanmaktadır. Çizginin kırmızı olması ise “yüzde beş” lakabıyla bilinen Kalust Sarkis Gülbenkyan’ın kullandığı kalemin renginden gelmektedir. (en.wikipedia.org)

“Böylece kırmızı çizgiler diplomasi sözlüğüne eklenmiş. Uzun süre de diplomasi dünyasındaki bir terim olarak kalmış. Diplomatik ve coğrafi sınırları işaret etmiş. Siyasi anlamına ise 70’lerde kavuşmuş: Dönemin İsrail Dışişleri Bakanı coğrafi sınırları siyasi çizgilere de tedavül etmiş. Arap ülkelerini İsrail’in “kırmızı çizgilerini” geçmemesi konusunda uyarmış. Böylece kırmızı çizgi, diplomatik bir terim olmaktan çıkmış ve hem bir siyasi terime dönüşmüş hem de yavaş yavaş psikolojik bir sınırı anlatmaya da başlamış. Toplumsal psikolojiye seslenen yanının belirginleşmesi için ise biraz daha geçmesi gerekmiş. Kırmızı çizginin söylemsel bir etkiye kavuşması ise son 10-15 yıl içinde belirginleşmiş.” (Tolga Binbay, 24.05.2020, sol.org.tr)

“Red Line” İngilizce ifadenin kökeninde rolü olan kırmızı çizginin mucidi olan Kalust Sarkis Gülbenkyan, (d. 29 Mart 1869, Üsküdar – ö. 20 Temmuz 1955, Lizbon) uluslararası petrol sanayiinin doğmasında ve gelişmesinde önemli rol oynamış ve bu arada uluslararası siyasi ilişkilerde de etkili olmuştur. İlköğrenimini Kadıköy’de Aramyan-Uncuyan okulunda yapmış, sonradan Saint Joseph Fransız Lisesi ‘ne geçmiştir. Avrupa’da sürdürdüğü öğreniminin ilk durağında Marsilya’da bir süre kalarak Fransızca’sını geliştirmiş, daha sonra Londra’nın ünlü King’s College üniversitesinde jeoloji mühendisliği diplomasını almıştır.

1891’de 22 yaşındayken Kafkasya gezisine çıkmış, özellikle Bakü petrol yatakları, onu petrolün geleceğin yakıtı olacağı konusunda ikna etmiştir. Gezi hatıralarını kitap olarak yayınlamış, ayrıca ünlü şarkiyatçılık dergisi Revue des Deux Mondes için iki makale yazmıştır. Bu makalelerinin Osmanlı Devleti’nin ilgisini çekmesi üzerine, özellikle Osmanlı İmparatorluğu ‘nun petrol kaynaklarını ve özellikle de Mezopotamya’daki petrol rezervlerini ele alan bir raporu padişah II. Abdülhamit ‘e sunulmak üzere hazırlamıştır.

Bir sonraki aşamada Gülbenkyan, o dönemde Hollanda sömürgesi olan Endonezya’da keşfedilmiş petrol kaynağını değerlendirmek için kurulmuş Hollandalı Shell şirketinin, bir İngiliz-Hollanda ortaklığı haline getirilmesiyle doğan günümüzün petrol devi Royal Dutch Shell ‘in kuruluşunda yer alarak petrol sektörüne doğrudan girmiştir. Bu şirket ABD de John D. Rockefeller tarafından kurulmuş zamanının diğer petrol devi Standard Oil ‘e rakip olarak ortaya çıkmaktaydı. Gülbenkyan Royal Dutch Shell çerçevesinde Basra Körfezi kıyı şeridindeki petrol yataklarının işletilebilmesi için (özellikle Osmanlı İmparatorluğu ve İran nezdinde) gerekli girişimleri yürütmekle sorumluydu. 1898’de Paris ve Londra’daki Osmanlı elçiliklerine mali müşavir tayin edilmesiyle Gülbenkyan bir yandan da aynı zamanda bir Osmanlı memuru sıfatı edinmişti. Bu arada İngiliz vatandaşlığını da almıştır. 1910’da Jön Türk hükûmeti idaresinde Osmanlı Bankası’na da danışmanlık yapmaya başlamış, petrol bölgeleri üzerindeki nüfuzunu artırmaya çalışan yeni oyuncu Almanya ile müzakerelerde rol oynamıştır.

Bu çerçevede, 1912’de Irak petrol yataklarını işletmek üzere, Royal Dutch Shell’in % 25, Alman yatırımcıların toplam % 25, Türkiye Milli Bankası ‘nın % 35 ve Kalust Gülbenkyan’ın da % 15 hissesine sahip olacağı Turkish Petroleum Company (T.P.C.) kurulmuştur. 1913-14’te Anglo-Persian Oil Company ‘nin de ortaklığa dahil olmasıyla hisselerde yeni ayarlamalar yapılmış, Gülbenkyan’ın hissesi % 5’e indirilmiştir. ‘Mr. Five Percent’ (Bay Yüzde Beş) lakabı o dönemden kalmadır. I. Dünya Savaşı ‘nda Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanmasıyla kurulan Irak hükûmeti ile Turkish Petroleum Company arasındaki müzakereleri de Gülbenkyan yürütmüş, ve T.P.C.’nin 1925’te gerekli imtiyazı almasını sağlamıştır. Ancak bu aşamada A.B.D. şirketleri de devreye girmiştir. Bunun üzerine Gülbenkyan bir kez daha taraflar arasında arabuluculuk yaparak, Anglo-Persian Oil Company, Royal Dutch Shell Group, Compagnie Française des Pétroles ve Near East Development Corporation (Amerikan petrol şirketlerinden oluşan bir konsorsiyum) arasında Red Line Agreement (Kırmızı Çizgi Anlaşması) olarak bilinen anlaşmanın 1928’de akdedilmesini sağlamış, Osmanlı İmparatorluğu’nun eski toprakları üzerinde anlaşma taraflarının sözsahibi olacağı petrol yatakları arasındaki kırmızı çizgileri bizzat çizmiştir. Yüzde beşlik payını Turkish Petroleum Company’nin yerine yeni kurulan Iraq Petroleum Company bünyesinde de muhafaza etmiştir.(Kaynak:tr.wikipedia.org/wiki/Kalust_Sarkis_Gülbenkyan)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here