Kısa Kesilmişler 2015 – M. Şehmus Güzel

Kimi zaman bir konudan, bir haberden, bir cümleden yola çıkarak bir makale bir deneme yazılabilir. Bir öykü, bir roman, bir senaryo da yazmak mümkün elbette işini bilenlerce kesinlikle. Kimi zaman ise alınan not not olarak kalır, ne büyür ne küçülür. İşte bu tür notlardan seçtiklerimi “kısa kesilmişler” adıyla toparlayıp burada sunuyorum. Önce futboldan başlıyorum: Kim demiş futbol siyaset değildir? İşte birkaç örnek:

BLA-BLA-BLA
Bir Cuma günü FİFA başkanlığına 4 yıl için yeniden seçilen Sepp Blatter, uluslararası futbol örgütündeki yolsuzlukların, rüşvet ve çalıp çırpmaların aldığı hukuki ve medyatik boyutlar sonucunda 4 gün sonra istifa etmek zorunda kaldı. Kimi ülkede persona non grata ilan edilen İsviçre vatandaşı Blatter’in ülkesini terketmemesi tavsiye ediliyor. Ülke dışına çıkar çıkmaz Adalet (ABD Adalet Bakanlığı) yakasına yapışabilir. İsviçre Konfederasyonu kural olarak kimseyi, hele kendi vatandaşını, sınır dışı etmediği için şimdilik Blatter’in yargılanmak üzere ABD’ye gönderilmesi söz konusu değil. Ama kendi ülkesinde yargılanacak. 4 Haziran 2015 tarihli People With Money isimli ABD ekonomik dergisi tarafından “En zengin siyasi adam” seçilen ve Mayıs 2014 ile Mayıs 2015 arasında servetine 58 milyon öro kattığı belirtilen Blatter’e bu değirmenin suyunun nereden geldiği bir gün mutlaka sorulacak.

KAT-AR
Dünyada seyircilere para ödeyerek futbol maçı seyrettiren tek ülke Katar Prensliği’dir. 2022’de Dünya Futbol Şampiyonası’nı örgütlemek için FİFA ilgililerini ve daha nicelerini paraya “doyuran” Katar Prensliği bundan mı kaçınacaktı?

WOMEN’S WORLD CUP
Çok para yatırılan, çok para getiren, eğlence ve boş zamanı geçirme alanında önemli bir yeri öteden beri koruyan, günümüzde ciddi bir işkolu biçimine dönüşen futbolu yolsuzluklara karışan kötü ve açgözlü yöneticileri nedeniyle buruşturup atmamalıyız. Amatör bir ruhla, her türlü yabancılaşmayı ve yokolmayı önleyici özellikleriyle oynandığı zaman futbol hakiki bir şenlik haline dönüşüyor. Dönüşebilir. Dünyada milyonlarca çocuk ve gencin, kadın ve erkeğin ilgi odağında futbol bu özellikleriyle öne çıkıyor. Bugünlerde Kanada Konfederasyonu’nda FİFA tarafından örgütlenen “Women’s World Cup” maçları izenebilir örneğin: Kadınların futbolun üstesinden geldiklerini en güzel örnekleri, en iyi takımlarıyla seyretmek için gerçek bir fırsat. Fransa Kadın mili takımını öteden beri yakından izliyorum. Bu kez Meksika Birleşik Devletleri kadın milli takımını beş sıfır yendiği maçta ve birkaç gün önce Kolombiya Kadın milli takımına iki sıfır yenildiği maçta izledim. Maçlar 5 Temmuzdaki finale kadar sürüyor. Sizin de ilginizi çekebilir: Japonya, Güney Kore, Avusturalya (Yeşim Servet Uzunlar 6 numaralı formasını hakkıyla taşıyor), Brezilya, İngiltere, Çin Halk Cumhuriyeti, Norveç, ABD, İsveç, Almanya, İngiltere kadın milli takımları harika futbol yaratıyorlar.

VARSA YOKSA
Bir de Almanya’dan bir haber: « Zone euro »nun en zengin devleti Almanya’da 15 milyon yoksulun bulunmasına ne demeli? Biz ne dersek diyelim durum Almanya’yı yönetenleri pek ırgalamadığı için olmalı onlar hiç bir şey demiyorlar! Pes !

TÜTÜN
İspanyol doktor Francisco Fernandez Amerikalarda uzunca dolaştıktan sonra 5 Mart 1558’de ülkesine döndü. Eli boş gelmedi, kralına armağını bir ottu, adı TÜTÜN. Amerika yerlilerince yüzyıllardan beri içilen veya ağızda ezilen ya da emilen bu otun astıma, dolaşım dertlerine ve neredeyse her derde deva olduğu iddia ediliyordu. Bu ot 1560’da Fransa’nın Portekiz büyükelçisi tarafından Fransa’ya getirildi. Büyükelçinin ismi Jean Nicot’duydu, ondan da « la nicotine » ismi kaldı yadigar. Tütünle hesaplaşmamız ise Avrupa’ya getirilmesinden neredeyse beş yüz yıl sonra bile bitmiş değil.

SEÇMEK
Biraz önce bir yazı okurken Fellini’den bir söz ilişti gözüme, mutlaka biliyorsunuzdur ama olsun aynen aktarıyorum. « Choisir c’est toujours perdre quelque chose. » « Seçmek her zaman bir şey yitirmektir. » biçiminde çevirelim.

LO-LO
Fransa’da yayınlanan Le Quotidien du Tourisme gazetesi ile BFM Business televizyon kanalı bu yılki “Turizm Ödülü”nü Fransa Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Laurent Fabius’e (yakınları için “Lolo”) layık gördü. Helal olsun! Son hükümet değişikliğiyle “Turizm”in Dışişleri Bakanlığı’na bağlanması ve o tarihten itibaren Fabius’un canla başla Fransa’ya “akan ve akacak” turist sayısının artırılması için yaptığı “şirinlikleri” (1) dikkate alırsak bu ödülü çoktan hakediyordu. Elbette Ukranya’da, Suriye’de, Irak’ta, Ortadoğu’da ve dünyada BARIŞIN SAĞLANMASI için yaptıklarına karşılık ta bir ödül verilmesi lazım ama hangi ödülün verileceği henüz bilinmiyor. Barış’ın gelmesi bekleniyor belki. Belki bir gün.

(1) Fabius’un turizm uğruna yaptığı “şirinlikler”den birkaçını buraya almalıyım: Çin Halk Cumhiriyeti’ni bir yılda dört kez ziyareti, her seferinde öncelikle Çinli patronlarla buluşması ve onları “Fransa’ya yatırım yapmaya ve ziyarete davet” etmesi. Hele onlara “Spor Toto’da veya herhangi bir oyunda kazanınca nasıl ‘Bingo!’ diyorsanız, Fransa’ya gelin hep birlikte ve pek çok kez Bingo diyelim” önerisine en asık suratlı patron bile güldü. Sonra Çin’den gelen bir turist kitlesini, yanında İçişleri Bakanı ile, havaalanına kadar giderek bizzat karşılaması da unutulmaz siyasi bir eylem olarak tarihe geçti. Buradaki komiklik sadece koskoca Bakan’ın turistleri karşılamak için havalanına gitmesiyle sınırlı değil, bir de Çinli turistlerin Lolo’yu tanımamaları var. Ne kadar acı! Vaktiniz varsa bu tarihi anın videosunu izlemenizi tavsiye ederim. Başbakan Manuel Valls’ın da gittiği her ülkede o ükede konuşulan dilde “Fransa’ya buyurunuz” demesi, o dildeki kimi kelimeleri iyi telafuz edememesi ve dinleyenleri şaşırtması ve şaşırma anı geçer geçmez kahkahaya boğması da anılabilir. 31 Ocak 2015’te Çin’deki konuşmasının bir yerinde Çince söylediği cümle ve sonrası izlenebilir. Eh ne de olsa hepimizde Louis de Funes’ten birşeyler var. Bu konuda aramanızı kolaylaştırması umuduyla havadislerin fransızcalarını da yazıyorum : 1-Laurent Fabius et Bernard Cazeneuve accueillent des touristes chinois à l’aéroport de Roissy. 2-Les ministres des Affaires étrangères et de l’Intérieur ont accueilli, ce lundi 28 avril (2015), les premiers touristes chinois arrivés en provenance de Pékin, à l’aéroport de Roissy.

Yorum yapın

Daha fazla Denemeler, Yazarlarımızın son çalışmaları
Yazı Yazmanın Bir Erdemi Olmalıdır – Müslüm Üzülmez

Aptal insanların çoğu şahsi menfaatlerinin ötesini düşünmeleri çok zor olduğundan kolayca kepazeliklere imza atarlar. Tigris Haber (Diyarbakır) gazetesinde, yayına başladığı...

Kapat