Kömür Tutuşunca / 1965 Zonguldak Madenci Direnişinin Öyküsü – Erol Çatma

?Bu kitap, Satılmış Tepe ve Mehmet Çavdar ile 1965 direnişinin isimsiz kahramanlarına adanmıştır.? Bu kitap 1965 Martı’nda kendiliğinden patlayan ama etkisi tüm ülkeye yayılan Zonguldak direnişinin öyküsüdür. Erol Çatma, bu grevin ayrıntılarını belgeler üzerinde titiz bir çalışma yaparak ve tarih içinde zorlu bir yolculuğa çıkararak ortaya çıkardı.
1965 Martı’ydı. Yıllardır seslerini çıkarmamışlar; aşağılanmaya, küfre, azara, cezaya, yoğun emek sömürüsüne karşı dişlerini sıkmışlardı. Ama günün birinde, uysal birer kömür kölesi olmak canlarına tak etti ve kimsenin beklemediği bir anda direnişe geçtiler. Havzada yer yerinden oynadı. Türkiye işçi sınıfının tarihi artık başka türlü yazılacaktı. Emekli bir maden işçisi olan Erol Çatma, bu grevin deneyimlerini ve tüm canlılığını bügüne taşıyor.
“10 Mart 1965 günü Karadon İşletmesine bağlı Gelik Bölümünde 1500 maden işçisi, 5 Milyon tutarındaki işçilere dağıtılan yevmiye zammının (liyakat zammı) uygun dağıtılmadığı gerekçesiyle gece vardiyasında ocaklara inmediler.

Liyakat zammı (buna performansa dayalı ücret zammı da denilebilir), kömür havzasında çalışan mühendislere, şef ve çavuşlara, sendika ve idari yönetime yakın işçilere dağıtılan bir paraydı.

Daha sonra ikna edilen Gelik işçileri ocağa girmişlerdi ama havzanın diğer bölgelerini de etkileyecek bir kıvılcımı da yakmış oldular.

Direniş ertesi günü gündüz vardiyasında aynı bölgede, Kilimli ve Karadon ocaklarına yayıldı. Grevci madenciler, ocaklara girmek isteyenleri ocağa sokmayarak kuyu başlarını tutmuş, trenle gelenleri trenden indirmemişlerdi.

Gelik havzasında başlayan direniş, Üzülmez?e bağlı Çaydamar ocağını da etkiledi. Burada çalışan 900 kadar madenci de uzun süre ocağa inmeyerek, ocağa inmek isteyenleri engellediler.

11 Mart gecesi Kozlu kuyu başındaki madenciler de, kuyu başını tutarak ocaklara kimseyi sokmamaya başladılar. 12 Mart gündüz vardiyasında, ocağa girmek istemeyen Kozlu işçilerine Ereğli?den getirilen deniz piyadeleri ile müdahale edilmeye başlandı. Çıkan çatışmalarda, Mehmet Çavdar ve Satılmış Tepe yaşamlarını yitirirken, 10 maden işçisi ve 12 er de yaralanmıştı. Satılmış Tepe ve Mehmet Çavdar, Türkiye İşçi Sınıfı mücadelesinde vurularak öldürülen ilk işçilerdi.

13 Mart günü, Bolu?dan gönderilen 10.000 askerle Zonguldak ve Kozlu?nun tüm giriş çıkışları tutulmuştu. Kentin üzerinden alçak uçuş yapan jet uçakları bildiri atıyor, radyo ve televizyonlardan Zonguldak Grevleriyle ilgili haberlere sansür uygulanıyordu. Olayların nedenleri de, her zaman olduğu gibi dış tahrik diye nitelendirilerek, demokratik kamuoyu suçlandı.

Türkiye İşçi partisi?ne gözdağı verilerek, üyelerinin bir kısmı tutuklanacaktı.

Grev ile birlikte, maden işçileri bir takım kazanımlar elde ettiler. Buna göre; Liyakat primlerinin işçilere dağıtılacak kısmı, eşit ve adil bir şekilde pay edilecekti. Guruplu işçilerin ücret durumları düzeltilmeliydi, iş amirlerinin işçilere kötü davranışları ve eziyet etmeleri engellenmeliydi. Önceden ödenen çocuk parası ve kumaş parasının tekrar verilmesi, çalışma saatlerinin yasada yer aldığı şekilde olması gerektiği kabul edilmişti.

Grev sonrası madencilerin bu istemleri kabul görerek, kötü çalışma koşulları ve emek hareketi tüm ülkede tekrar dikkate alınır oldu.”
Kaynaklar:
Kömür Tutuşunca -EROL ÇATMA
Yeraltından Sesler Var -DOĞAN KATIRCIOĞLU

Erol Çatma’nın Yaşam Öyküsü
Demirci ustası bir babanın ve emekçi bir annenin oğlu olarak 1951 yılında, Üzülmez Kömür Ocakları?nın yanındaki teneke mahallede doğdu. 1970?de Üzülmez kömür ocaklarında maden işçisi olarak çalışmaya başladı. Aynı yıl evlendi ve Mehmet Çelikel Lisesi?ndeki öğrenciliğini bırakarak askere gitti. Asker dönüşü tekrar maden işçiliğine başladı. 1981?de siyasi nedenlerle tutuklanarak beş yıl hüküm giydi. 1984 yılında hapisten çıktıktan sonra Soma, Gönen, Kızılcahamam gibi kömür bölgelerinde maden işçisi olarak çalıştı. 1988 yılında Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Merkezi?nde (Zonguldak) Teşkilatlandırma Uzmanı olarak çalışmaya başladı. 1990 Madenci Grevi?nden sonra yönetim tarafından işine son verildi. 1991 yılında tekrar maden işçiliğine geri döndü. Makine bakım ustası olarak çalışırken emekli edildi. Emekli olduktan sonra bütün zamanını araştırmalara ayırarak, Kasım 1996?da ?Zonguldak Madenlerinde Hükümlü İşçiler? adlı ilk kitabını yayınladı (KESK Maden-Sen Zonguldak Şubesi, Yayın NO:1). Hemen ardından Nisan 1997?de de ?Kömür Tutuşunca? isimli kitabı yayınlandı (Evrensel Basım Yayın). Haziran 1998?de yayınlanan üçüncü kitabı ?Asker İşçiler? (Ceylan Yayıncılık) yabancı üniversite kütüphanelerince de satın alınmıştır. Toplam 5 cilt olarak planlanan ?ZONGULDAK TAŞKÖMÜRÜ HAVZASI TARİHİ?nin (1840-1865) arasını ele alan ?Birinci Kitap?ı, Ocak 2006?da Sistem Ofset Yayıncılık (ANKARA) tarafından basılmıştır. Daha çok; maden, maden hukuku, maden tarihi, madenlerde işçi hareketleri ve yerel tarih gibi konularda araştırmaları yapmakta olup ?yoğun emek sömürüsü? üzerinde yoğunlaşmaktadır. Araştırmalarında birinci el kaynakları kullanabilmek için 45 yaşından sonra Osmanlıca okumayı öğrenmiştir. Yerel dergi ve gazetelerde çok sayıda makalesi yayınlamış olup, halen 1840 – 1865 yılları ararını kapsayan Zonguldak Tarihi çalışmasının birinci cildi üzerinde çalışmaktadır. Evli ve üç çocuk babasıdır.

Kitabın Künyesi
Kömür Tutuşunca,
Erol Çatma
Kapak Fotoğrafı: Yeraltı Maden-İş Arşivi
Yayınevi: Evrensel Basım Yayın
Birinci Baskı: Nisan 1997
Sayfa Sayısı: 170

Yorum yapın

Daha fazla Politika
Tarlalardan Ocaklara, Sefaletten Mücadeleye / Zonguldak-Ereğli Kömür Havzası İşçileri, 1848-1922 – E. Attila Aytekin

Zonguldak-Ereğli kömür havzasında madenciliğin başlaması, hem bölge halkı hem de Osmanlı İmparatorluğu için çok önemli bir gelişmeydi. 1848'den 1922'ye kadar...

Kapat