Kurdu Öldürmek İçin – Çağlar Mirik

Küba Devrimi?nin 53. yılı vesilesiyle?

1959 yılında Batista diktatörlüğüne karşı Fidel Castro ve yoldaşlarının önderliğinde, Küba halkının devrimi başarıya ulaştı. Devrimin önderleri dünya halklarının kalbinde yer edindi. Bu önemli olay, Latin Amerika edebiyatına nasıl yansıdı? Küba Devrimi ile edebiyatı arasında nasıl bir etkileşim oldu? Ülkemizde Sovyet ve Bulgar Devrimi?ni anlatan çok sayıda roman çevirisi olmasına karşın Küba Devrimi?ni romanlardan okumak bu kadar olanaklı olmadı.

Küba?nın emperyalizme karşı olan mücadelesi Jose Marti?yle başlar. Gerek Ernesto Che Guevara ve gerekse Fidel Castro bunu yeri geldikçe dile getirmiş ve Jose Marti?yi saygıyla anmışlardır. On dokuzuncu yüzyılın sonları olan bu tarih ?Jose Marti?nin emperyalizmi teşhiri ve mücadelesi- aynı zamanda devrimci Latin Amerika edebiyatının da tarihidir. Jose Marti?nin şiirleri İspanyolca konuşulan tüm ülkelerde halkların kurtuluş savaşlarında meşale olmuştur, bayraklaşmıştır.
Kübalı yazarlar diktatörlükler karşısında kendi kabuklarına çekilmemişlerdir. Küba?nın kanlı tarihini yazan faşistlerin başında gelen General Machado diktatörlüğüne karşı mücadelenin de ön saflarında yer aldılar. Yazarlar ve ozanlar korkusuzca mücadeleye katıldılar. 1920?li yılların yazar kuşağından, ozan R. Martinez Villien daha sonra Küba Komünist Partisi?nin yöneticilerinden birisi olacaktır. Çağdaş Küba şiirinin en büyük ustası Nicolas Guillen?in şiirleri de 1930?larda toplumsal içerik taşımaktaydı. Machado diktatörlüğüne karşı savaşa etkin katılan Aleho Carpentier?in, Yeryüzü Egemenliği ve Yitmiş İzler gibi romanları çağdaş Latin Amerika edebiyatının önemli eserleri arasındadır. Bu gelenekten gelen Küba yazarları sonraki dönemde de yetişmiştir. 1959 devriminin başarıya ulaşması Küba edebiyatının devrimci bir çizgide güçlenmesine olanak yaratmıştır. Küba?nın Nicolas Guillien?in yanı sıra, Navarro Luna, F. Jamis, Fernandez Retamar gibi ozanları; Soler, Gonçalez de Cascorro, Garda, Otero gibi Küba halkının mücadelelerini anlatan öykü ve roman yazarları da vardır. Ancak 1952?de Batista diktatörlüğünün ülkede egemen olmasıyla çok sayıda yazar da ülkesini terk etmek zorunda kalmıştı.

Kurdu Öldürmek İçin (Para Matar Al Lobo) romanı ise hem kurgusu ve tekniği hem de gerçekliği açısından ilgi çekiyor. Kitabın yazarı Julio Travieso 1940 doğumludur ve 1967 yılında yayınlanan Savaş Günleri adlı öykü kitabı Granma Yayınevi ödülünü kazanmıştır. Kurdu Öldürmek İçin adlı kitabı ise 1976?da yayınlanmıştır.

Bu roman, Batista diktatörlüğüne karşı savaşan Küba gençliğinin yaşamından bir kesittir. Kitapta anlatılan olaylar aynı zamanda yazarın özgeçmişi niteliğindedir. Romanın kahramanları yazarın da içinde yer aldığı ?26 Temmuz Hareketi? adlı illegal öğrenci örgütü içinde omuz omuza çarpıştığı genç insanlardır. O dönemde devrimci eylemlere kalkışan Havanalı öğrencilerin siyasal bilinci yetersiz hatta yaşam tecrübeleri bile yok denecek kadar azdır. En fazla yirmili yaşlarında olan ama çoğu lise çağındaki bu genç insanlar, her şeyi Batista?ya karşı savaşırken öğrenirler ve bu mücadelenin ne denli karmaşık ve güç koşullarda yürütüldüğü açık yüreklilikle anlatılıyor romanda. Gençlerin pek çoğu silah elde veya diktatörlüğün zindanlarında yaşamlarını yitirdiler. Onlar bu savaş bilimini acımasız düşmanın karşısında savaşarak öğrendiler. Çünkü onlar için ?önemli olan, Batista düşürülünceye kadar mücadeleyi sürdürmektir.?

?Sokaktan yükselen tiz fren gıcırtıları sesini boğdu. Kadın yavaşça: – Polis, dedi. Herkes ayağa fırladı; tabancalarını çektiler. Garcia sakince kalktı, sigarasını attı ve ?M-1?ne sarıldı. Sokaktan gürültüler ve açılıp kapanan araba kapılarının sesleri duyuldu.

– Pencereden atlayın! Alt taraf bitişik evin damına çıkar. Ben sizi koruyacağım, dedi Garcia. Otomatiğin namlusu panjurlar arasından dışarı çevrildi.? (Sf: 16)

Julio Travieso soğuk bir gözlemci gibi değil, tutkuyla yazmış romanını. Olayların örgüsünde ve zamanlamada sinema tekniğini kullanıyor yazar. En merak edilen, en tedirgin eden bölümü sonlandırmadan başka bir sahneye kayıyor olaylar ve ileride yeniden devam ettiriliyor geçmişte kalan olay. Böylelikle bir an evvel okuma hırsı kaplıyor okuru. 205 sayfalık bu romanda yazın tekniğinin de birçok yönü kullanılıyor. Roman kahramanlarının yaşamı üçüncü kişinin ağzından anlatılırken bu kahramanlardan biri de tuttuğu günlüklerle katılıyor anlatıya ve zaman zaman da olayların akışı kesilerek, Batista cellatlarının devrim sonrasındaki mahkeme ifadelerinden parçalar veriliyor. Bu, romandaki gerçeklik duygusunu, akıcılığı bozmaksızın ve belgesel bir kuruluğa düşmeksizin romanı güçlendiriyor.

Travieso?nun romanını okurken devrim öncesinde Küba?daki boğucu polis rejiminin atmosferini duyacak; kişisel sorunları, sevdaları, bunalımları, karmaşaları, taptaze gençlikleri ve inançlarıyla, akıl almaz işkenceler önünde yiğitçe direnen bir kuşağın, halkların özgürlüğü ve yeni bir ülkenin kuruluşu uğruna verdikleri mücadeleyi sarsılarak izleyeceksiniz. Kitap bu yanıyla yazının başındaki sorulara tek başına bile cevap verebilecek niteliktedir.

Çağlar Mirik

Kitabın Künyesi
Kurdu Öldürmek İçin
Julio Travieso
Yar Yayınları / Roman Dizisi
Kapak Tasarımı : Mahir Ulaş Yeşil
Çeviri : Güneş Bozkaya
İstanbul, 2008, 3. Basım
205 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Politika, Romanlar
Musa Dağ’da: Kırk Gün – Franz Werfel

Franz Werfel'ın başyapıtı olan "Musa Dağ'da: Kırk Gün", Almanya'da basıldığı ilk yıllarda Naziler tarafından yasaklanmıştır. Yazarın diğer eserleri ile birlikte...

Kapat