Etiket: Roman Dizisi

Uzun Yürüyüş’te Mao’nun Maceraları – Frederic Tuten

“Cüretkâr bir şıklık ve canlı bir değişiklik” Yukarıdaki başlığı 13 Mayıs 1972 tarihinde John Updike’ın kitap üzerine yazdığı bir inceleme yazısından alıntıladım.. Frederic Tuten’in Uzun Yürüyüşte Mao’nun Maceraları’nı değerlendirdiği makalesinde, “Okurunu farkında olmaya zorlayan, keskin ve sivri uçlu bir romanın canlı devinimine sahip” demiş Updike. 68 isyanının sıcaklığında, o isyanı paylaşan düşünce ve duygularla yazılan

okumak için tıklayınız

Bataklığın ortasında bir yaşam

Amerikan rüyasına bambaşka bir açıdan bakan ‘Timsah Park’, kurduğu dünyası, garip ama canlı karakterleri, ustalıklı dili ve anlattığı yolculuğuyla Pulitzer’e aday olmuş gencecik bir yazarın romanı. Kurgu metinlerde özellikle romanlarda mekân kavramı okuyucuya birçok şey sağlar. Bazen sadece bir fon olarak olayların yaşandığı yeri tanıtır, bazen atmosferi ve toplumu anlatır. Bazı romanlarda ise mekân neredeyse

okumak için tıklayınız

Kafesteki Kuş Neden Şakır, Bilirim – Maya Angelou

Maya Angelou bileğinde “İlgiliye” yazan bir etiketle, büyükannesi Bayan Henderson’a teslim edilmek üzere, kardeşi Bailey ile Arkansas’a yollandığında üç yaşındaydı. İki kardeş terk edilmişliğin acısını üzerlerinden atamadan ırkçılığın nefretiyle yüz yüze geldi. Büyükanneleri çocukları kanatları altına aldı. Fakat sadece kısa bir süre için. Zira Maya’nın zorlu yolculuğu daha yeni başlıyordu…

okumak için tıklayınız

Kuzuların Sessizliği – Thomas Harris

Buffalo Bill lakabıyla tanınan bir seri katil, bazı kadınların peşine düşmektedir. Katilin belli bir amacı vardır ama cesetler farklı eyaletlerde bulunduğu için kimse bunu kavrayamaz. FBI Akademisi’nde genç bir stajyer öğrenci olan Clarice Starling, büronun davranış bilimleri bölümünden Jack Crawford tarafından çağırılınca şaşırmıştır. Görevi, çok zeki bir psikiyatr ve korkunç bir katil olan, Baltimore Akıl

okumak için tıklayınız

Afrodit Buhurdanında Bir Kadın – Reşat Enis

1937 yılında yayınlanan “Afrodit Buhurdanında Bir Kadın”, toplumun yoksul ve çalışan kesimlerinin sorunlarını edebiyata taşıyan öncü eserlerdendir. İşçilerin yaşayışlarını, patronla ilişkilerini, çalışan ve yoksul kadının çifte sömürülüşünü ustalıkla ve tüm gerçekliği ile sergiler. Nazım Hikmet’in “Türk edebiyatının temel taşı” saydığı bu eser için Suat Derviş “Türk dilinde yazılmış olan romanların en güzellerinden biri” nitelemesinde bulunmuştur.

okumak için tıklayınız

Ağzı bozuk, kafası atık bir roman: Deliduman

Güncel, yani içinden geçmeyi sürdürdüğümüz, henüz ?dün? olmamış, olsa da eski bir şeye bakar gibi bakmayı henüz beceremediğimiz bir şeyin romanını yazmak, ya da böylesi ?sanatsal? bir çabayı bir kenara koy, o mesele hakkında sadece adamakıllı bir çıkarım bile yapmak, bunu yapan için de, onun yaptığına ?seyirci? olan için de pek kolay bir iş değil.

okumak için tıklayınız

Zamanın Manzarası – Mehmet Eroğlu

Acıya dayanacak kadar güçlü olduğumu düşünmüştüm. Garip ama gerçek; aslında acısız yaşayamıyoruz. Çünkü bilgi ve gerçeğin asıl kaynağı olan acı, varlığımızın farkına varmamızı da sağlıyor. Bizi sahici kılıyor. Yansız akıp giden, hayat denen saçmalık. Bitmek bilmeyen, kötü geçmeye kararlı yıllar. Geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gelecek. “Neden

okumak için tıklayınız

Vicdan Zorbalığa Karşı ya da Castello Calvin’e – Stefan Zweig

Vicdan Zorbalığa Karşı ya da Castellio Calvin’e, okuru Fransız Reformcu Jean Calvin’in diktatörlüğünün hüküm sürdüğü XVI. yüzyıl Cenevre’sine götürür. Calvin’in farklı görüşlere gösterdiği tahammülsüzlük, hümanist din adamı Miguel Serveto’nun resmî öğretiye ters düşen görüşleri nedeniyle ölüm cezasına çarptırılmasıyla zirveye tırmanır. Tam da bu noktada Sebastian Castellio, Calvin’in karşısında tarih sahnesindeki yerini alır. Bu kitap, Zweig’ın,

okumak için tıklayınız

Sacco ve Vanzetti (Amerika’da İki İtalyan / Bir Hukuk Cinayeti) – Helmut Ortner

Helmut Ortner’in bir siyasi polisiye üslûbuyla, bir roman akıcılığında kurguladığı Sacco ile Vanzetti – Amerika’da İki İtalyan, Bir Hukuk Cinayeti, 20. yüzyıl başında Amerika Birleşik Devletleri’nde hoşgörüsüzlük ve yabancı düşmanlığının ne kadar canice ölçülere vardığını göstermekte; ayrıca, aradan yüz yıl gibi bir süre geçmesine rağmen dünyamızın şu andaki siyasal-kültürel atmosferinin nasıl da pek değişmeden kaldığına

okumak için tıklayınız

Suat Derviş?i artık gotik biliriz! – Oylum Yılmaz

?Bu ev muamma ve güzellik dolu? Loş sofalara, alçak tavanlı geniş salonlara, sonra bu sofaları ve salonları dolduran eski yeni, büyük küçük bütün eşyaya sinmiş garip bir efsun var. Öyle bir şey ki asabı, mefkureyi, muhayyileyi sarhoş ediyor. Tatlı bir uyuşukluk içindeyim.? İnsanı tatlı bir uyuşukluğa sürükler evet, ama ev tekinsizdir. Eşyaya, odalara, sofalara sinmiş

okumak için tıklayınız

Toprak Ev – Woody Guthrie

Başrolü bolluk ve bereketin peşinden giden ailelere veren John Steinbeck’in Gazap Üzümleri’nin aksine, Guthrie Yukarı Düzlükler’de kalıp kıt kanaat geçinmeye yetecek kadar para kazanan ve endüstriyel tarıma karşı koyan azimli çiftçilerin, Tike’la Ella May’in hikayesini anlatır. Kitabın her sayfası bu çiftçilerin gündelik yaşamlarının incelikleriyle, yazarın bizzat tanıklık ettiği bir sefaletle ve sefaleti çekenlerin içlerindeki güçten

okumak için tıklayınız

Uçurum / Orhan Kemal Soruyor – Işık Öğütçü, Orhan Kemal

İlk kez kitap halinde!.. Gizli kalan roman bulundu! Çağdaş Türk edebiyatının en önemli kurucularından olan Orhan Kemal’in 100. yaşında gizli kalmış romanı gün yüzüne çıktı. 25 Ocak 1961 yılında Büyük Gazete isimli dergide tefrika edilen Uçurum ilk kez kitap haline getirildi.

okumak için tıklayınız

Alice Harikalar Diyarında ve Aynadan İçeri: Masal mı Kara Mizah mı? – Zerrin Yılmaz

Masalların, inatçı çocukları, tatlı rüyalarına uğurlamaktan fazla bir şey olduğunu Alice ile yeniden tanışınca anladım. Aynı zamanda, nihayetinde bir yetişkin yaratıcılığı ürünü olan masal kitaplarının alt metinlerine dikkat edilmesi gerektiğini de. Yıllar sonra beni yeniden Alice?in Harikalar Diyarıyla tanıştıran, Kıymet Erzincan Kına?nın çevirisiyle İthaki Yayınlarından çıkan ?Alice Harikalar Diyarında ve Aynadan İçeri? kitapları oldu. Hafızamda

okumak için tıklayınız

Sonsuz Gün Batımında – Furuğ Ferruhzad

“? kavramların ve mukayeselerin sarsıldığı bir zaman içinde yaşıyoruz. Dış dünya inanmak istemediğim kadar viranedir. Ben niçin şiir yazdığımı açıklayamıyorum. Sanatla ilgilenen herkesin sebebinin -ya da en azından sebeplerden birisinin- bu yok oluş karşısında bir tür açığa vurulmamış direnme ve yüzleşme isteği olduğunu düşünüyorum. Bunlar hayatı çok seven ve aynı zamanda ölümü de anlayan insanlardır.

okumak için tıklayınız

Reddediyorum – Per Petterson

Metis Edebiyat?ta At Çalmaya Gidiyoruz ve Lanet Olsun Zaman Nehrine adlı iki romanına yer verilen Norveçli yazar Per Petterson?dan insanlık durumu üzerine, dostluk, şiddet ve yıkım üzerine, hayatın yakıcı sorunları üzerine büyülü sadelikle yazılmış harika bir roman… Çocukluk arkadaşı olan Tommy ve Jim, 35 yıl sonra tesadüfen karşılaşırlar. Birbirlerini son gördüklerinde Tommy’nin annesi onları terk

okumak için tıklayınız

Doktor Faustus – Thomas Mann

Thomas Mann, son eseri olarak tasarladığı Doktor Faustus’ta bizi mağrur bir sanatçının, besteci Adrian Leverkühn’ün gerilimli dünyasında dolaştırıyor. Ruhu, yaratma arzusuyla dolup taşsa da, akılcı ve duygusallıktan uzak mizacını dizginleyemeyen Leverkühn’ün gerilimi, yaratma gücünün önündeki en büyük engeldir. Şeytan, Le-verkühn’ü bu zayıf noktasından yakalar: Yaratıcı zihnin dışavurumu olmaksızın anlamsız kalmaya mahkûm bir varoluştan kurtulmanın bedelini,

okumak için tıklayınız

Talihsiz Dostluk… – Jose Marti

“Bu karanlık zamanlarda, dünyadaki her şey ruhu aşağı çekmeye meyilli, ama her şey, kitaplar ve tablolar, para ve sevgi. Bizim mavi illerimizde bile! Her zaman göz önünde ve etrafta, duvarları süsleyen, gölgelerin sığındığı köşeleri canlandıran, gölgeleri renklendiren ve dağıtan güzel objeler bulundurmak iyi gelir.” Küba bağımsızlık mücadelesinin ozanı José Martí’ nin ilk ve tek romanı

okumak için tıklayınız

Görülmeyen Adam – Ralph Ellison

1952’de ABD’de yayımlandığında haftalarca çok satanlar listesinde kalan ve ertesi yıl National Book Award’a değer görülen Görülmeyen Adam, Amerika’nın en çarpıcı çelişkilerini sergiliyor. Görülmeyen Adam, egemen kültürün içinde tutunmaya çalışan siyahi bir gencin hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Toplumun her katmanına girip çıkan roman kahramanının hikâyesi, Güney’in prestijli kolejlerinden Harlem’in tekinsiz sokaklarına, eşit hak ve özgürlükler

okumak için tıklayınız

Kraken / Bir Canavarın Anatomisi – China Mieville

Londra Doğal Tarih Müzesi’ndeki Darwin Merkezi’nde, uzman olarak çalışan Billy Harrow, merkezin en değerli, nadide türü olan Architeuthis dux’u -bilinen adıyla Dev Mürekkep Balığı’nı- tanıtma amaçlı bir müze turu yapmaktadır. Ancak Billy’nin turu, Dev Mürekkep Balığı’nın aniden, akıllara durgunluk vererek sırra kadem basmasıyla, beklenmedik biçimde yön değiştirir. Çok geçmeden bu olay, varlığı bugüne kadar görmezden

okumak için tıklayınız