Picasso’nun Başarısı ve Başarısızlığı – John Berger

Yirminci yüzyılın en varlıklı ve ünlü sanatçısı olarak ölen Picasso, yorulmak bilmeyen yaratıcılığı ve şaşırtıcılığıyla henüz hayattayken bile bir efsane olmuştu. Böylece kitaplar, kartlar, röprodüksiyonlardan oluşan büyük bir endüstri doğdu Picasso adıyla anılan.

Devamını oku

Bir zamanlar çocuktular – A. Ömer Türkeş

Per Petterson Reddediyorum?da hayat karşındaki yalnızlığı, yaraları ve yalnızlıklarıyla yaşamak zorunda kalan insanları anlatıyor.
Norveçin en önemli yazarları arasında gösterilen Per Petterson?u At Çalmaya Gidiyoruz (2008) ve Lanet Olsun Zaman Nehrine (2012) romanlarıyla tanımıştık. Reddediyorum Petterson?un yeni romanı. Norveç?te 2012?de yayımlanan kitap aynı yıl pek çok dile çevrilmiş ve ödüller kazanmıştı.

Petterson?un Türkçeye çevrilen üç romanında da

Devamını oku

Reddediyorum – Per Petterson

Metis Edebiyat?ta At Çalmaya Gidiyoruz ve Lanet Olsun Zaman Nehrine adlı iki romanına yer verilen Norveçli yazar Per Petterson?dan insanlık durumu üzerine, dostluk, şiddet ve yıkım üzerine, hayatın yakıcı sorunları üzerine büyülü sadelikle yazılmış harika bir roman…
Çocukluk arkadaşı olan Tommy ve Jim, 35 yıl sonra tesadüfen karşılaşırlar. Birbirlerini son gördüklerinde Tommy’nin annesi onları terk etmiş, baba dayağından kurtulmak isteyen Tommy ailenin tamamen dağılmasına yol açmıştır.

Devamını oku

Diren Direniş – Metis Ajanda 2014 – Hazırlayan : Müge Gürsoy Sökmen

Metis’in geleneksel yeni yıl ajandası çıktı. Bu yılın konusu “Diren Direniş” şöyle gerekçelendiriliyor: Bu kadar öfkelenen bir tek biz miyiz, bu isyan yalnızca bizde mi diye söylendiğimiz bir anda geldi Gezi Direnişi. Kimimiz için “bitti artık, bu son derken” gelen bir aşktı, kimimiz için nihayet sesini duyurabilmiş olmak, ya da sesini katmak isteyeceği sesler bulmak… Ajanda konumuzun Gezi olmasına karar verdiğimizde henüz birkaç günlüktü direniş; nereye gideceği, kimleri kapsayacağı meçhuldü; ama bildiğimiz bir şey vardı: Gazlanmış, tozlanmış, horlanmış ama eğlenmiş, öğrenmiş, bilenmiştik.

Devamını oku

Çevre Yolu – Henry Bauchau

Kanserin son evresindeki gelinini her gün hastanede ziyarete giden anlatıcı, banliyö ile merkez arasındaki mesafeyi katederken geçmişi ile bugün arasında da yol almaktadır. Naziler tarafından öldürülen bir direnişçinin sevgili anısı ve onun celladının koyu gölgesi kırk yıl öncesinden gelip steril hastane odasını dolduruyor. Metanetli bir yazardan ölüme ve yaşama, ümide ve direnişe, güce ve tutkuya dair katmanlı, yalın ve dokunaklı bir roman…

Metis Edebiyat’ta dört kitabına daha yer verdiğimiz

Devamını oku

Geçmiş Zaman (Bellek Kültürü ve Özneye Dönüş Üzerine Bir Tartışma) – Beatriz Sarlo

Ülkesindeki askeri darbe döneminde en etkili muhalifler arasında yer alan, Arjantin’in önde gelen edebiyat ve kültür eleştirmeni Beatriz Sarlo, Geçmiş Zaman’da devlet terörü karşısında öznel anlatının sınırlarını araştırıyor. Bir bireyin, bir toplumun, bir ulusun bütünlüğünün “hatırlama”ya “yani kendisine ve başkalarına ait olguları kaydetme, koruma, yansıtma yeteneğine” bağlı olduğunu kabul edersek, geçmişin bugün üzerinde sürekli etkide bulunacağını da görürüz. Dünyanın her yerinde devlet terörü büyük yıkımlara neden olmuştur: kaçırılan ve yok edilen kişiler,

Devamını oku

Kimin Avrupası? (Halkın Avrupası ile Şirketlerin Avrupası Arasında) – Attac

“Avrupa, Avrupa duy sesimizi!”, artık Avrupa Birliği’ne kabul edilmeyen küskün ülkelerin kalbi kırık vatandaşlarının edebileceği bir laf olmaktan çıktı. Günümüzde bu laf, sağır Avrupa’nın tam ortasında, Avrupa’nın kendi vatandaşlarından işitiliyor. Atacağı her adımı ekonomik kâr-zarar terazisinde tartan, çokuluslu büyük şirketlerin lobileriyle sarmaş dolaş olan, toplu taşıma, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi kamusal hakları umursamak bir yana, bunları birliğin “parlak geleceği” için engel olarak gören bir ortak Avrupa fikri pek çok insanı kaygıya sürüklüyor.

Attac gibi muhalif hareketler Avrupa’nın

Devamını oku

Osmanlı Kadın Hareketi – Serpil Çakır

“Son zamanlarda Osmanlı kadınlığı can sahibi olduğunu, var olduğunu gösterdi. Onun her an iniltiler içinde kopup gelen sadasını işitiyoruz. ‘Biz varız, uyanıyoruz, kalkacağız, kalkınız, yol gösteriniz’ diyor. Bu hareketi kadınlığın bütün tabakalarında müşahade ediyoruz. Düşünenler eski hayattan bıktı, düşünemeyenler de bıktı. Artık başka bir hayata girmek ihtiyacı, hemen kadınlığın her tarafında his olundu… Artık şimdi yaşayışımızın yanlışlıklarını bulup ortaya koyuyoruz. Muharrire ve hemşirelerimiz her birisi bir derdimizi açmış onun devasına çalışıyor, kimisi tahsilden, kimisi terbiye-i ictimaiyeden velhasıl bütün ihtiyaçlarımızdan bahsediliyor. Artık iman ettik ki hayatımız iyi bir hayat değildir… Artık kadınlık böyle yaşamayacaktır ve yaşayamaz. Buna katiyen emin olunuz.”  Kadınlar Dünyası,

Devamını oku

Şairin Romanı – Murathan Mungan

Adı Yerküre olan bir gezegen. En büyük kara parçası sayılan Anakara’da farklı yerlerden farklı nedenlerle Odragend’e varmak üzere yola çıkan gezginler. Elli yıl sonra yurduna dönen bir bilge şair. Yıllarca evinden hiç çıkmadan yaşadıktan sonra, çıraklarıyla birlikte kendisini yollara vuran bir şiir filozofu. Yalnızca şairleri öldüren bir katilin izini süren atlı polis ve yardımcısı.

Yol boyu içinden geçtikleri yerler, yaşamlar. Surlarında şiir bayrakları dalganan şehirler. Kanatları göğün gizemlerini birbirine bağlayan kuşlar. Sayıların, sözcüklerin, şifrelerin ardında ömür tüketen matematikçiler, dilciler, sözlükçüler, şairler… İnsanların ruhlarını sağaltan rüya terbiyecileri.
Batı’nın modern çağ

Devamını oku

Bir Kadından Hayat Dersleri – Elif Kutlu*

Gözlerinizi kapatın ve hayal edin. Karşınızda seksenli yaşlarında, saçlarına artık iyice aklar düşmüş, yüzündeki kırışıklıkları deneyimleriyle doğru orantılı, okuyan, yazan, eleştiren, el attığı konuların üstesinden gelen bir kadın getirin hayalinize. Az sonra sohbete hazır bir şekilde tam yanınızdaki koltuğa/ sandalyeye oturuyor olsun. Tüm deneyimlerini, dertlerini, endişelerini, eleştirilerini ve öğütlerini size samimiyetle anlatacak bir kadının ağzından/ kaleminden çıkacak olan her sözcüğü yakalayabilmek için hazır olun.
Şimdi Ursula K. Le Guin karşınızda duruyor. Yazdıklarından, kadınlardan, yazarlıktan; kendine dert ettiği şeylerden bahsediyor.(2) Öğrendikçe her defasında ?altüst? olur

Devamını oku

Torunlar ? Fethiye Çetin, Ayşe Gül Altınay

Fethiye Çetin ve Ayşe Gül Altınay ‘ın birlikte hazırladıkları “Torunlar” adlı bu araştırma kitabında, 1915’te ya da öncesinde müslümanlaştırılarak, asimile edilerek Anadolu’da kalmış Ermeni çocuklarının hikâyelerini, torunlarının ağzından dinleyeceksiniz. Şimdilerde orta yaşlarını sürmekte olan bu torunlar Ermeni dedelerini, ninelerini, kendilerini anlatırken yüzleşmesi güç soruları da gündeme getiriyorlar.
Bugün Türkiye’de yaşayanlar kendi hikâyelerini ne kadar biliyor, nelerin üstü örtülüyor, bu sırlar bizi nasıl etkiliyor? Neredeyse yüz yıl sonra 1915’te yaşananlar “torunlar” için ne ifade ediyor? Neden yüz yıl sonra bugün ninelerin, dedelerin Ermeni olduğunu söylemek bu kadar zor, bu kadar sancılı? Bu acının ve suskunluğun üzerine gitmek başka acıları ve suskunlukları görmemize, konuşmamıza, aşmamıza yardımcı olabilir mi?

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme