Kategori: Murathan Mungan

Cenk Hikâyeleri ve Kara Kitap Üzerinden Mitolojik Anlatıların Yapısal ve Kültürel İncelemesi

Mitolojik Anlatıların Yapısal Çözümlemesi Murathan Mungan’ın Cenk Hikâyeleri, mitolojik anlatıları arkaik bir estetikle yeniden kurgularken, Lévi-Strauss’un yapısal mitoloji teorisi bu metinleri çözümlemek için güçlü bir çerçeve sunar. Lévi-Strauss, mitlerin evrensel bir dil oluşturduğunu ve bu dilin ikili karşıtlıklar (doğa/kültür, insan/hayvan) üzerinden işlediğini savunur. Cenk Hikâyeleri’nde, destansı savaş anlatıları, insanlığın varoluşsal çatışmalarını yansıtan evrensel kodlarla doludur.

okumak için tıklayınız

Kadından Kentler – Murathan Mungan

Kadından Kentler, Murathan Mungan’ın 2008 yılında yayınlanan, on altı kentte geçen on altı hikâyeden oluşan öykü kitabıdır. İzmir, Adana, Trabzon, Bursa, Amasya, Ankara, Samsun, Sinop, Afyon/Denizli, Kırşehir, Diyarbakır, Erzurum, Kayseri, Gümüşhane, Mersin, İstanbul, öykü kitabında geçen kentlerdir. Bu on altı kentte bir biçimde karşı karşıya gelen kadınlar, bu karşılaşmadan yaşamları için gereken bir şeyi öğrenip

okumak için tıklayınız

Hamamname – Murathan Mungan

Böyle bir kitap yazma düşüncesi, daha ben Ankara’da yaşarken seksenlerde ortaya çıkmıştı. 1995 yılında 40. yaşım için hazırladığım Murathan ‘95 kitabımda yer alan “Ufuk Ayarı” bölümündeki “Ölmeden Önce” başlıklı yazımda okurlarımı bu tasarımdan şöyle haberdar etmiştim: “‘Hamamname’ diye bir kitap yıllardır dönüp duruyor kafamın içinde. Bir gizli tarih romanı. Birkaç yüzyıl önce bir Istanbul hamamına

okumak için tıklayınız

Bir Garip Orhan Veli – Murathan Mungan

Bir Garip Orhan Veli, Murathan Mungan’ın şair Orhan Veli Kanık’ın şiirlerinden kurgulayarak yazdığı tek kişilik oyundur. Oyun ismini Kanık’ın İstanbul Türküsü isimli şiirinde geçen “İstanbul’da Boğaziçi’nde bir garip Orhan Veli’yim” mısrasından alır. İlk kez 1981 yılında Kent Oyuncuları tarafından sergilenen eser Mungan’ın sahnelenen ilk oyunudur. Müşfik Kenter’in 1981 yılından beri aralıklarla oynadığı Bir Garip Orhan

okumak için tıklayınız

Murathan Mungan: Bizi biz yapan şey ‘Evet’lerimizden çok ‘Hayır’larımızdır.

1987 yılında ilk kitabını yayınladığı ‘Kırk Oda’ serisinin bu hafta çıkan dördüncü kitabı ‘Dokuz Anahtarlı Kırk Oda’yla ilgili Hürriyet’ten Çağlayan Çevik’in sorularını yanıtlayan Mungan, kitabının yanısıra tereddüt, karamsarlık ve umut üzerine konuştu.

okumak için tıklayınız

Murathan Mungan’dan Solak Defterler – Aynur Kulak

Bir şiir kitabıyla girdim eve. Çantamı bıraktım, pardesümü çıkardım şiir kitabı hala elimde. Sol elime uzağım. Halbuki şiirler sol elimde. Sol ile Sağ elimin arasında Solak Defterler. Aradan zaman geçti… Nasıl başlasam diye düşünüyorum hala. Bir şiir kitabıyla girince eve niye böyle oluyorum? Sol tarafıma koyuyorum Solak Defterler’i, ilk sayfayı açıyorum. Sahi, yalnızlık da olmasa

okumak için tıklayınız

Solak Defterler – Murathan Mungan “Farklı yıldızların aynı yörüngede döndükleri bir gökada.”

“Pek çok yeni şiirimin yanı sıra, eski tarihli ama gün ışığına çıkmamış şiirlerimin de yer aldığı, kendi içinde bölümlenmiş bir toplam. Zamana yayılan defterlerin hem kendi içinde hem birbirlerine bağlandıkları yerdeki köprü ayağı… Farklı yıldızların aynı yörüngede döndükleri bir gökada.”  Murathan Mungan

okumak için tıklayınız

Yedi Kapılı Kırk Oda, Murathan Mungan

Söze,”bir zamanlar” diye başlamak, sözü ne kadar eskitebilir ki? Tarihin bütün zamanları eskidir. “Şimdi”den bakıldığında hepsi eskir. Tarih ancak nasıl anlatıldığıyla yakınlaşır bize. Bütün hayatını köprüye adamıştı Dumrul. Kendi başına bir güzelliği vardı; köprünün taşların dizilişinde, harcının özünde. Sert görünümlü ince ruhlu insanları anımsatıyordu. Dumrul mevsimlerini vermişti köprüyü yaparken. Kumuna, taşlarına, harcına kendini katmıştı. İnsanlar

okumak için tıklayınız

“Herkesin uykuda olduğu saatleri kullanır şairler. Çünkü zaman hırsızıdırlar.” Murathan Mungan

“Şairlerin ortalığa hâkim olacakları saatler herkesin uykuda olduğu saatlerdir. Geceyarısından sonradır ve sabahın ilk saatleridir. Herkesin uykuda olduğu saatleri kullanır şairler. Çünkü zaman hırsızıdırlar. Başkalarının zamanlarını çalarlar. Yeryüzünün saklı zamanlarını, uykulu zamanlarını kullanırlar. Herkesin ortak kullandığı saatlerde zaman zayıflar, güçsüz düşer. Çünkü paylaştırılmış, bölüştürülmüş, diri tutulmuştur; ışığın ve gölgenin oyunlarından mahrum bırakılmıştır;

okumak için tıklayınız

Kâhin – Hüseyin Bul

Murathan Mungan çok çalışkan bir yazar/ şair/ oyun yazarı. Mungan?ın daha pek çok maharetinin olduğunu hepimiz biliyoruz. Mungan isminin yanına ne koyarsanız koyun fazla olmaz. Söyleşiler yapar, derlemeler, seçkiler hazırlar sinema üzerine yazılar v.s. Metis yayınlarından Merhaba Asker öykü seçkisiyle birlikte Kadınlar arasında öykü seçkisi kitapları aynı anda yayınlandı. İki kitabı da Mungan hazırlamış. Merhaba

okumak için tıklayınız

Militarizme Karşı Merhaba Asker – Melike Uzun

Murathan Mungan?ın hazırladığı ?şüpheli asker ölümleri? temalı öykü seçkisi ?Merhaba Asker? Metis yayınlarından çıktı. On altı yazar birer öyküsüyle katılmış seçkiye: Niyazi Zorlu, Sibel K. Türker, Müge İplikçi, Behçet Çelik, Toprak Işık, Neslihan Önderoğlu, Türker Armaner, Haydar Karataş, Hakkı İnanç, Seray Şahiner, Sema Kaygusuz, Jaklin Çelik, Bora Abdo, Aslı Tohumcu, Murat Özyaşar, Şule Gürbüz.

okumak için tıklayınız

“Ejderhanın üflediği kendi soluğu / Biz onu alev, ateş sanırız? Murathan Mungan

“Karamsarlığa en çok kapıldığımız noktada önümüze harika bir çiçek, içi ağzına kadar su dolu bir kuyu ya da tıpkı Şairin Romanı gibi yemyeşil kocaman bir ağaç çıkabiliyor. Ejderhalar soluk alıyor, soy devam ediyor.” Günler geçer, kitaplar yayımlanır, okunur, üzerinde düşünülür, konuşulur, sonra bir yenisi, bir yenisi daha? Ancak bazı hikayeler vardır, bilirsiniz, sizi içine hapseder.

okumak için tıklayınız

Murathan Mungan uzun bir süredir üzerinde çalıştığı tiyatro oyunu kitabını yayınladı.

Murathan Mungan uzun bir süredir üzerinde çalıştığı tiyatro oyunu kitabını yayınladı. ?Mutfak? ismini verdiği çalışmasında Mungan, farklı hayatlardan gelen, birbirlerine hiç benzemeyen hikayelerin yorgunluğuyla yeni bir başlangıç yapma hevesindeki kadınların öykülerini anlatıyor. Kendi deyimleriyle ?hayatın kardeş ettiği kızların? mutfağı. Hayatta dikiş tutturamamış, tutunamayan kadınların hikayesi.

okumak için tıklayınız

Şairin Romanı – Murathan Mungan

Adı Yerküre olan bir gezegen. En büyük kara parçası sayılan Anakara’da farklı yerlerden farklı nedenlerle Odragend’e varmak üzere yola çıkan gezginler. Elli yıl sonra yurduna dönen bir bilge şair. Yıllarca evinden hiç çıkmadan yaşadıktan sonra, çıraklarıyla birlikte kendisini yollara vuran bir şiir filozofu. Yalnızca şairleri öldüren bir katilin izini süren atlı polis ve yardımcısı. Yol

okumak için tıklayınız

Lal Masallar – Murathan Mungan. Masala inanmayan gerçeğe inanır mı?

“Gökyüzünde bir bulut parçası. Duru, aydınlık, masmavi gökyüzünde nereden bittiyse bir serseri bulut parçası. Tek başına dağ doruklarına kona göçe, kendi kendine eğleşen. Bir zaman gözleri bu masmavi boşluğu ve boşlukta gezinen o bir yumak bulutu izliyor… Anlatsam inanmazlar oğul, masal derler; masala inanmazlar, masalı yalnızca dinlerler, sanki hakikati bilirmiş gibi, sanki hakikatin sırrına ermiş

okumak için tıklayınız