Kategori: Hrant Dink

23,5 Nisan – Hrant Dink

Sancılı on yıllardan çıkmış ulusun tarihinde çok önemli bir ak gündür 23 Nisan. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” düsturunun meclis salonuna perçinlendiği gündür. Ve böyle bir günün ‘yaşam’ denilen çocuğa ve geleceğe akıtılan mirasıdır. Türk ulusunun belki de en akıllıca yaptığı öngörünün tarihidir. ‘Gelecek’ ve ‘çocuk’ ne de güzel buluşturulmuştur öyle. Ve de ne ustaca bir

okumak için tıklayınız

BBC Türkçe’nin Hrant Dink ile mülakatının ses kaydı (2005)

9 Nisan 2005’te BBC Türkçe Servisi’nin konuğu olan AGOS gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, o dönemde TBMM’de katıldığı toplantı ardından ve Strazburg’da katılacağı iki toplantı öncesinde Londra’ya uğramış ve BBC Türkçe stüdyolarına konuk olmuştu. Gazeteci Hrant Dink, BBC Türkçe’den Ayça Abakan’a verdiği mülâkatta söz konusu toplantılara ilişkin izlenimlerini, kendi yaşamından yola çıkarak Türkiyeli Ermeni

okumak için tıklayınız

Şirin’den Rakel’e, Dirençle, Sevgiyle – Zafer Köse

31 Mayıs 1971’de Nurhak’ta öldürüldü Sinan. Şirin’in, Şirin Cemgil’in eşi Sinan… Devlet eliyle veya devletin göz yummasıyla yaşanan ne ilk ne de son katliamdı bu. 19 Ocak 2007’de Hrant Dink öldürüldü. Rakel’in eşi. Rakel’in ebedi sevgilisinin ardından yazdığı mektup, Hrant’a ulaşamadıysa da, dünyanın sevgililerine ulaştı. Bu güzel kadınlar için, bu dirençli kadınlar için hayat devam

okumak için tıklayınız

10 yıldır bekleyen yayınlanmamış bir Hrant Dink röportajı

Bu, yayınlanmamış bir Hrant Dink röportajı. Yaklaşık 10 yıldır ara ara hatırlanan bir röportaj ancak hiç unutulmayan bir ortak kedere dâhil… Gazeteci adayı bir üniversite öğrencisinin, o günlerde ülkenin en çok konuşulan isimlerinden biri olan bir gazeteciyle gerçekleştirdiği heyecanlı ve acemi söyleşinin kaydı. Bugüne kadar bir yerlerde saklanan, ses kaydı, ara ara açılan tozlu kutulardaki

okumak için tıklayınız

Hrant Dink ‘in çocuklarına yazdığı masal “Bir Tanecik Yavrularım,..”

Bir Tanecik Yavrularım, Nihayet kendime bugün boş vakit bulabildim. İlk fırsatta oturup sizin için bir masal yazmaya karar verdim. Bundan sonra her boş anımda sîzlere masal yazıp göndereceğim. Güzel anneniz bu masalları size akşamları yatırırken okusun. Benim masallarımı dinleyerek mışıl mışıl uyursunuz. Sizleri çok sevdiğimi zaten biliyorsunuz. Bunu bir kez daha tekrarlayarak masalıma başlıyorum.

okumak için tıklayınız

“Hrant’ın kanını gördüm kaldırımın üstünde. Sonra hep üzüldüm, niye uzanıp oraya, yanına yatmadım diye.” Rakel Dink

Sabah saat on buçukta evden ayrıldı diye hatırlıyorum. Her zamanki gibi az da olsa yaptı kahvaltısını. Ayrılırken biraz keyifsizdi. Bir şey takılmıştı kafasına. Öperek yolcu ettim. Üzülme, dedim, çok da önemli değil bu sıkıntılar. Akşama döndüğünde geçer, dedim. Önemli olan varlığımız, gibi bir şeyler söyledim. Böyle bir konuşma oldu aramızda.

okumak için tıklayınız

Tuvalet Korosu – Hrant Dink

İstanbul’un bazı ilçelerinde okullar arası bir yarışma düzenlenmiş ve çeşitli okulların yanı sıra bizim azınlık okullarından öğrenciler de bu yarışmaya katılmışlar. Şişli ilçesinde, Beyoğlu ilçesinde ve sanıyorum Kadıköy ilçesinde bizim çocuklarımız yarışmalarda birinciliğin yanı sıra bazı önemli başarılar elde etmişler. Yarışmanın konusu “İstiklal Marşını okuma”. İstiklal Marşını en iyi okuyanlar arasında bizim çocuklarımız ön sıraları

okumak için tıklayınız

Hrant Dink’ten Yeniden: 23,5 Nisan

Sancılı on yıllardan çıkmış ulusun tarihinde çok önemli bir akgündür 23 Nisan. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” düsturunun meclis salonuna perçinlendiği gündür. Ve böyle bir günün “yaşam” denilen çocuğa ve geleceğe akıtılan mirasıdır. Türk Ulusu’nun belki de en akıllıca yaptığı öngörünün tarihidir. “Gelecek” ve “çocuk” ne de güzel buluşturulmuştur öyle. Ve de ne ustaca bir değerlendirmedir

okumak için tıklayınız

“Davacıyım Ey İnsanlık!” ve “Aşkolsun!” – Hrant Dink

Aldılar bir sabah biz 13 çocuğu… Gedikpaşa’dan yürüyerek Sirkeci’ye… Oradan vapurla Haydarpaşa’ya… Haydarpaşa’dan trenle Tuzla İstasyonu’na… İstasyondan da bir saat yürüyerek, göl ile denizi kenarlayan geniş ve uçsuz bucaksız düz bir araziye götürdüler. O zamanın Tuzla’sı bugünkü gibi zenginlerin ve bürokratların villalarıyla dolu bir mekân değil… İnce kumlu, bakir bir deniz kenarı ve denizden kopma

okumak için tıklayınız

Bu eylül ?Utanç Duyuyorum?

Her ayı bir yazara ithaf eden Dünya Yazarlar Birliği PEN Türkiye Merkezi, eylül ayının kitabı olarak Fethiye Çetin?in Utanç Duyuyorum?unu seçti. Dünya Yazarlar Birliği PEN Türkiye Merkezi, eylül ayını, Hrant Dink?in dava sürecini ele alan aynı zamanda bu süreçte Dink?in avukatlığını üstlenen Fethiye Çetin?in Utanç Duyuyorum adlı kitabına adadı. Metis Yayınları’nca yayımlanan eserde, Fethiye Çetin

okumak için tıklayınız

Hrant Dink’in Hayatı “Acımızı onurla sırtlayıp taşıyoruz.”

* “Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce.” 19 Ocak 2007’de Agos Gazetesi’nde yazdığı son makalesi * Kendi kimliğini ötekinin varlığına göre konumlamak hastalıktır. Kimliğini yaşatabilmek için sana

okumak için tıklayınız

Bu Köşedeki Adam – Hrant Dink

Bu Köşedeki Adam, Uluslararası Hrant Dink Vakfı Yayınları?nın ikinci kitabı. Bu Köşedeki Adam adıyla yayımlanan kitapta, Dink’in 1996-2007 arasında yazdığı, yayın yönetmeni olduğu haftalık Agos, Yeni Binyıl ve Birgün gazetelerinde yayımlanan köşe yazıları yer alıyor.  Yıllarca Dink’le birlikte çalışmış olan gazeteci Karin Karakaşlı’nın yayıma hazırladığı “Bu Köşedeki Adam”da, Dink’in Türkiye’ye, dünyaya, sol siyasete, azınlıklara, Kürt

okumak için tıklayınız

Hrant – Tuba Çandar

Türkiyeliyim… Ermeniyim… İliklerime kadar da Anadoluluyum. Bir gün dahi olsa, ülkemi terk edip geleceğimi “Batı” denilen o “hazır özgürlükler cennetinde kurmayı, başkalarının bedeller ödeyerek yarattıkları demokrasilere, sülük misali yamanmayı düşünmedim. Kendi ülkemi de o türden özgürlükler cennetine dönüştürmek ise temel kaygım oldu. Şu anda yaşayabildiğim ya da yaşayamadığım haklara da bedavadan konmadım, bedelini ödedim, hâlâ

okumak için tıklayınız

İki Yakın Halk İki Uzak Komşu – Hrant Dink

2007 yılında katledilen gazeteci yazar Hrant Dink’in Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı’nın (TESEV) Dış Politika Programı için kaleme aldığı kitabı “İki Yakın Halk İki Uzak Komşu” Uluslararası Hrant Dink Vakfı tarafından 2008 yılının haziran ayında yayımlandı. TESEV için yaptığı bu çalışma, onun fırsat bulup tamamlayabildiği tek kitap olma özelliğine sahip. Hrant Dink Türkiye ve

okumak için tıklayınız

Kırmızı Cuma (Dink’in Kalemini Kim Kırdı?) – Nedim Şener

Alt başlığı ?Dink?in Kalemini Kim Kırdı?? olan ?Kırmızı Cuma?, suikaste dair birçok ayrıntıyı okurlarına sunuyor. Dink cinayetini en iyi takip eden isimlerden gazeteci Nedim Şener?in, kitabın alt başlığına aldığı sorunun yanıtı aslında ortada. Zira burada ifadesine yer verilen sanık Engin Yılmaz, ?Dink?in kalemini devlet kırdı? diyerek, bunun cevabını gayet net bir şekilde veriyor. Kitap, Dink?in

okumak için tıklayınız

İhanete ödül ihanettir! – Sungur Savran

Uluslararası Hrant Dink Ödülü, 15 Eylül?de yapılan bir törenle Ahmet Altan?a verildi. Bu gerçek bir skandaldır. Ahmet Altan?ın Genel Yayın Yönetmeni ve başyazarı olduğu Taraf gazetesi, daha bir yıl önce, AKP hükümeti ile Hrant arasında ?taraf? olmak gerektiğinde tercihini AKP hükümetinden yana yapmıştır. Bu konuda veriler o kadar açıktır ki, bunun aksini kimse iddia edemez.

okumak için tıklayınız

Yaşamın sürdürülebilirliği mi? ? Hrant Dink

Zara’nın ileri gelenlerinden birkaçı, o gece, Hacı İzzet’in evinde toplandılar. Kafa kafaya verdiler, uzun uzun konuştular, ince ince düşündüler. Sağa-sola çektiler, öne verdiler geri aldılar. Nihayet gördüler ki olacak gibi değil, tehlike büyük, gelecek karanlık. Birşeyler yapmak gerekiyor. Kalktılar, topluca kaymakama gittiler. Sözü ilkin Hacı İzzet aldı. “Efendim ” dedi. “Görüyoruz ki komşularımızı, bütün Ermenileri

okumak için tıklayınız

Hepimiz Hrant Dink´iz (Fotoğraf Albümü) – Bülent Erkmen

19 Ocak 2007’de Agos gazetesinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu katledilen gazeteci Hrant Dink’in hatırasına bir saygı duruşu: Hepimiz Hrant Dink’iz. Uluslararası Hrant Dink Vakfı tarafından hazırlanan ve Agos Yayıncılık tarafından yayımlanan albüm, gazete önündeki ilk saatlerden, kabristana kadar geçen sürede, yüzlerce foto muhabirinin çektiği binlerce kare fotoğraftan derlenmiş. Ali Öz, Ahmet Şık, Müjgan Arpad,

okumak için tıklayınız