Leopar – Giuseppe Tomasi Di Lampedusa

Bazı eleştirmenler, “Leopar”ın yalnız İtalyan değil, dünya edebiyatının bir başyapıtı, 20. yüzyılın en önemli romanlarından biri olduğunu ileri sürer. Roman, Sicilya’da Bourbon Krallığının çöküş yıllarında soylu bir ailenin, özellikle de ailenin reisi Prens Fabrizio Salina’nın yaşamöyküsünü anlatır. 70 yaşına gelmiş, ilginç özellikleri ve uğraşları olan Fabrizio Salina, soylulara özgü dünyanın çöküşüyle birlikte yavaş yavaş ilerleyen kendi çöküşünü de hüzünle yaşar. Israrla sürdürdüğü geleneklerin, içine kapandığı görkemli dünyayı oluşturan öğelerin sessizce kayıp gittiğini, dönüşü olmayan sonun yaklaşmakta olduğunu gözler. Ne var ki, arkadan cıvıl cıvıl bir kuşak gelmekte, onun vaktiyle yaşadığı tüm duyguları, tüm heyecanları başka bir dekor içinde, başka koşullar altında onlar da tüm yoğunluğuyla yaşamaktadır. Bir yolculuk sırasında rahatsızlanarak, denize bakan bir otel odasında, dinlenmeye çekilen Prens, mumun, alevinin sönmek üzere olduğunu sezinler. Hayatının muhasebesini yapar ve “Her şeyin olduğu gibi kalmasını istiyorsak, her şeyi değiştirmeliyiz,” diye düşünür. “Leopar”, 60’lı yıllarda Lucsino Visconti tarafından beyaz perdeye aktarılmış filmde Burt Lancester, Claudia Cardinale ve Alain Delon rol almışlardı.(Arka Kapak)

Her şey ‘değişerek’ aynı kalır! – Murat özer
(30/12/2011 tarihli Radikal Kitap Eki)
Sicilyalı aristokrat bir ailenin oğlu olan Giuseppe Tomasi Di Lampedusa, 1956?daki ölümünden hemen bir yıl sonra yayımlanan ilk ve tek romanı ?Leopar?la İtalyan edebiyatının önemli isimleri arasına girmiş bir yazardır. Gene ölümünden sonra yayımlanmış öyküleri dışında kurmaca olmayan birkaç eseri daha vardır. ?Yaşamak için yazmak zorunda olmamak?tır belki de onu bu denli az üretmeye iten.
Gerçekçi tonlar içeren, yazarın aristokrasiyi tanıyan kaleminden beslenen ?Leopar?, 1860-62 (sonunda 1883 ve 1910?a atlarız) arasında Sicilyalı aristokrat bir ailenin ?ayakta kalma? mücadelesine odaklanır. Prens Fabrizio Salina?nın reisliğini yaptığı bu ailenin, İtalya?nın politik çalkantıları arasında yaptığı slalomlar anlatılır romanda. ?Güç?ün yer değiştirmesine ayak uydurmaya çabalayan, buna karşın zaman zaman ?tavizler? de vererek yerini korumaya çalışan aristokrat kesimin yazgısı üzerinden hareketle tarihsel bir gerçekliğe vurgu yapılır. Ayaklarının altındaki sağlam zeminin yavaş yavaş kaydığını gören Prens Salina?nın, ?durum?unu stabil kılmak uğruna nasıl bir ?strateji? uyguladığını görünce, romanın kuyruğuna tutunup Sicilya kırsalında bir oraya bir buraya savrulmak da kaçınılmaz olur bizler için.
?Leopar?la ?derebeylik? kültürünün ?direnç noktası?nın nasıl yıkıldığını anlatan Giuseppe Tomasi Di Lampedusa, ?durmak?tan başka herhangi bir amacı olmayan Prens Salina?nın, ?dış görünüş? olarak değilse de ?içsel? bir evrilmeye uğradığını gösterir metninde. Garibaldi kuvvetlerinin gelişiyle yaşadığı evrilme, sonrasında rüzgârın ters yöne esmesiyle bambaşka bir yöne ivmelenir ve ?değişen dünyanın insanları?na ?yerini kaybetmeden? yol açma tavizinde bulunur Prens Salina. Aynı zamanda sınıflar arasındaki ?uzlaşmacı çatışma?nın ipuçlarıyla dolu bir romandır ?Leopar?. Aristokrasinin ayakları altında var olma mücadelesi veren burjuva kesimi ve onların da altında yer alan emekçi sınıfı arasında ?ismi konmamış? bir ?anlaşma? var gibidir. Birbirlerinin sınırlarına ?tecavüz edercesine? dalmalarına karşın, ?yer değiştirmez? bir halleri vardır bir yandan da. Prens Salina?nınsa başladığı yerde durmadığını net biçimde hissedebiliriz, ama ?görmek? o kadar da kolay olmaz…
Giuseppe Tomasi Di Lampedusa, hikâyesini kısa bir zaman dilimi içine yerleştirerek, Prens Salina?nın (aristokrasinin) anlık patlamalara verdiği tepkileri de metne enfes biçimde nüfuz ettirir. Çok uzun bir zamana yayılabilecek bir ?dönüşüm?, burada birkaç yılda anlatılır, İtalya?nın sosyopolitik devinimleri de hesaba katılarak. Aristokrasi, burjuva sınıfı, ruhban sınıfı ya da köylülerin kurallarını/etkilerini de yaşadıkları üzerinden okuyabilen yazar, kendi sınıfı hakkında tarihsel bir saptama yapmayı da ihmal etmez. Prens Salina?nın ölümü sonrasına da kısa bir bölümle romanında yer veren Giuseppe Tomasi Di Lampedusa, simgesi ?leopar? olan ailenin 20. yüzyıl başındaki durumuna da bir göz atmamızı sağlar böylece. Bellidir ki, ?Her şey değişmiş ama her şey aynı kalmıştır!?

Burt Lancaster?ın müthiş performansı
Savaş sonrası İtalya?sının sinemasal rengini belirleyen Yeni Gerçekçilik akımının içinde yer alan ?keskin? yapıtlarıyla ilk çıkışını gerçekleştiren, sonraları bu akımdan koparak kendi stilini oluşturan büyük usta Luchino Visconti?nin ?olgunluk? döneminin zirvelerinden biridir, Giuseppe Tomasi Di Lampedusa?nın romanından uyarladığı ?Leopar?. Hatta onu ?Venedik?te Ölüm?e götüren sürecin temel taşı da denebilir bu film için.
Visconti?nin hikâye anlatırken çevresel faktörleri filmin anlatımsal ögeleri arasında önemli bir yere oturtmasının benzersiz bir örneğidir bu çalışması. Baş karakterin (Prens Salina) çevresinde olup biten her şeye kamerasını uzatan yönetmen, bütünü tamamlamaya yönelik her fırsatı değerlendirir ve bu şekilde ?etki?yi üst sınırlara taşımayı başarır. Bizler, Burt Lancaster?ın müthiş performansıyla perdeye yansıyan Prens Salina?nın ?değişen zaman?la mücadelesini izler gibi görünürüz, ama onun etrafına kümelenen karakterlerin hikâyesi de ?merkez?i fazlasıyla etkiler, ?genel görünüm?de belirleyici faktörler haline dönüşür.
Tüm bunlar, filmin üç saatlik süresi boyunca ?sindirilerek? beyazperdeye gelir, herhangi bir ?koşuşturma? emaresi yoktur Visconti?de. Karakterleri tanıtmak için kendine genişçe zamanlar ayırır, onların motivasyonlarını kavramamız için bize süre tanır, sonuçta da ?boşlukta sallanan? hiçbir karakter kalmaz hikâyede. Örneğin, Claudia Cardinale?nin ?kilit? Angelica karakterini filmin ilk bir saatinden sonra görebiliriz, onun öncesinde Prens Salina ve Alain Delon?un canlandırdığı ?yeğen Tancredi?nin meselesiyle haşır neşir oluruz.
Visconti, finalde Prens Salina?yı ?yürüyerek? evine göndererek Giuseppe Tomasi Di Lampedusa?nın romanda anlattıklarını bir şekle büründürür belki de. O noktada film biter ama seyirci gözünde baş karakterin yolculuğunun ritmi ancak o anda ete kemiğe bürünür. Karakterin ölümü ve sonrasıysa filmde yoktur, sinemasal doğrular devreye girer ve bu bölümler romanda kalır.
Bu filmin anlattıklarından öte bir anlatım geleneği vardır ki, sinema tarihini yazıp çizenlerin hiçbir zaman es geçemeyecekleri bir gelenektir bu. Visconti, kalabalıkların hâkim olduğu filminde bir mizansen ustası olduğunu belgeler adeta. Garibaldi kuvvetlerinin kasabaya girişleri ve daha da önemlisi filmin son 40-45 dakikasına damga vuran balo sahnesi, yönetmenin bu özelliğinin zirve yaptığı anları da beraberinde getirir. Balo sahnesinde her bir karakterin o dakikaya kadar yaptıkları yolculuğun semeresini görmelerini, yazgılarının ne şekilde belirlendiğini hissetmemizi sağlar Visconti. Bütün hesap-kitap olayını bu sahneye yedirir, bazen sadece bir bakışla ?Tamam!? dedirtir bize. Olanca kalabalığın içinde oyuncuların bir an bile sekmesine, kamera açılarının gevşemesine, filmin ritminin zedelenmesine izin vermez büyük usta. Şimdilerde efektlerle yaratılan kalabalıkları olanca gerçekliğiyle ?güder?, her birinin nefes alıp verişlerini bile hesaplamış olduğunu hissettirir bizlere.
Cannes Film Festivali?nden Altın Palmiye?yle dönen, kostüm tasarımıyla Oscar?a aday gösterilen, Alain Delon?a ?en iyi yeni erkek oyuncu? Altın Küre adaylığı getiren ?Leopar?, sinema sanatının edebiyatla ?doğru? ilişki kurmasının şahikalarından biridir kuşkusuz. Bir edebiyat harikasının bir sinema harikasına dönüştürülmesinin ?anahtar? çalışmaları arasında yer bulduğu konusundaysa neredeyse herkes hemfikirdir, bizim gibi…
Not: ?Leopar?ın DVD?sini raflarda bulmanız mümkün.

Kitabın Künyesi
Leopar
Orjinal isim: Il Gattopardo
Giuseppe Tomasi Di Lampedusa
Çeviri : Semin Sayıt
Can Yayınları / Çağdaş Dünya Yazarları Dizisi
İstanbul, 1998
207 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Politika, Romanlar
Deney – Mario Giordano

1972 yılında Stanford Üniversitesi'nde hapishanenin insan psikolojisine etkisini araştırmak için gerçekleştirilen ama kontrolden çıkarak 6. gününde bitirilmek zorunda kalan Zimbardo...

Kapat