Marx’tan Spinoza’ya Spinoza’dan Marx’a : Güncel Müdahaleler

Bu derleme, iki temel gereksinimden yola çıkmaktadır.

Althusser’den Negri’ye uzanan bir düşünürler grubunun Hegelci Marksizm’e karşı ciddi bir alternatif olarak gördüğü Spinozacı Marksizm’den beslenmiş literatür zengin olsa da Spinoza ile Marx arasındaki bağlantılar üzerine soybilimsel incelemelere az rastlanır. Bu nedenle çalışmada önce, Marx’ın Spinoza’yla karşılaşmasına ışık tutan, Spinozacı perspektifin Marx’ın düşüncesindeki konumunu ele alan, Marksizm tarihinde boy gösteren türlü Spinozacılıkları karşılaştıran, günümüzde bu iki ismin ısrarla yan yana getirilmesinin olanak ve koşullarını soruşturan metinlerin derlenmesi amaçlanmıştır. İkinci gereksinim okuma yöntemiyle ilgilidir. Seçkide yer alan metinler, ağırlıklı olarak, şu sorunun ardına düşmüşlerdir: Marx’ı Spinoza’yla ve Spinoza’yı Marx’la anlamak mümkün müdür? Dahası, Spinoza ile Marx’ı meşgul etmiş sorunların ve de onların bu sorunları ele alırken benimsedikleri konumların yakınlığı, bugün bizlere nasıl bir teorik ufuk sunabilir? Spinoza ve Marx üzerinden bugünkü ontolojik, etik ve politik sorunlara uzanılabilir mi?

Derleme üç bölüme ayrılmıştır:

1. Geçmişin Alüvyonları’nda Maximilien Rubel, Vittorio Morfino, Jason Read, Etienne Balibar, Andrey Maidanski ve André Tosel

2. Althusser Momenti’nde Diego Tatián, Louis Althusser, Warren Montag ve Peter Thomas

3. Şimdi ve Ötesi’nde Fred E. Schrader, Yirmiyahu Yovel, Franck Fischbach, Gabriel Albiac, Cesare Casarino ve Frédéric Lordon.

Spinozacı Marksizm – Yücel Kayıran
(14.03.2013, http://kitap.radikal.com.tr)
Marx?tan Spinoza?ya, Spinoza?dan Marx?a Güncel Müdahaleler?de Arjantin?den Rusya?ya, İngiltere?den İsrail?e uzanan bir coğrafyadaki Spinoza okumalarına ilişkin incelemeler yer alıyor.

?Spinozacı Marksizm? de nereden çıktı denilebilir ama adını doğru koymak gerekir. Marx?ı yaygın olarak Hegel?le birlikte, Hegel?den hareketle düşünmeye yatkın olduğumuz için ?Spinozacı Marksizm?, Marx?a başka bir ?ata? aramak gibi görülebilir. Hem içkin bir ?gelenekten? hem de bir olanaktan söz edilmekte, Marx?ın, Spinoza okumalarına dayalı bir gelenek ve olanaktan. Bu durumda, bu olanakla gerek kastedilenin gerekse vaat edilenin ne olduğunu sormamız gerekir. Ama önce kitapla ilgili maddi bilgi verelim.

Kütüphanelerden söz etmişken; bugün Türkçede bir Spinoza kitaplığının oluşmakta olduğundan da söz etmek artık mümkün. Geçtiğimiz günlerde Spinoza hakkında dört yeni kitap yayımlandı. Bunlardan biri Hadi Rizk?ın Spinoza?yı Anlamak; biri, Pontus Hulten?in Vermeer ve Spinoza; biri, Gilles Deleuze?un Spinoza ve İfade Problemi; biri, John Berger?in Bento?nun Eskiz Defteri. Henüz matbaa kokusu taşıyanı ise, Marx?tan Spinoza?ya, Spinoza?dan Marx?a Güncel Müdahaleler adını taşıyan Eylem Canaslan ile Cemal Bâli Akal?ın kitabı. Bâli Akal?ın, kendi Spinoza okumasının yanı sıra, Türkiye?de, bir Spinoza kütüphanesinin oluşumuna en önemli katkısı, özellikle, avrupamerkezci yaklaşımın dışındaki Spinoza yorumlarına dikkat çekmesi ve bu yorum ve okumaların Türkçeye kazandırılmasında ortaya çıkmaktadır. Onun editörlüğünde Türkçeye kazandırılan Diego Tatián?ın Spinoza: Dünya Sevgisi (çev. Hüsam Turşucu, Sevin Aksoy Hancı), bu bakımdan önemli bir kitaptı. Ayrıca iki ciltlik Spinoza Günleri kitaplarını da anmak gerekir. Marx?tan Spinoza?ya, bu ayrımın, sanırım en verimli uğrağını oluşturacak. Derlemede, Arjantin?den Rusya?ya, İngiltere?den İsrail?e uzanan bir coğrafyadaki Spinoza okumalarına ilişkin incelemeler yer almakta. Söz gelimi, Andrey Maidanski?nin, ?Sovyet Spinoza: Anlama Arayışındaki İnanç? başlıklı yazısının, Rusya?daki Spinoza okumaları hakkında bilgi vermesi gibi..

Eylem Canaslan ise, yeni kuşak felsefecilerden; Antonio Negri?nin Yaban Kuraldışılık ile Aykırı Spinoza (Nurfer Çelebioğlu?yla) kitaplarının çevirisinden tanıyoruz. Canaslan?ın henüz sürdürdüğü doktora çalışması ise Spinoza ve Marx üzerine.

Marx?tan Spinoza?ya, Spinoza?dan Marx?a Güncel Müdahaleler, bir telif eser değil, bir derleme, oldukça özgün bir derleme ama bir derlenmiş kitap çevirisi değil. Kitap, Spinoza ve Marx ilişkisiyle ilgili çeşitli dergilerde yayımlanmış bağımsız felsefi yazıların seçilip derlenerek çevirisinden oluşuyor; yani kitap tasarımı Canaslan ile Akal tarafından yapılmış. Özgünlüğü burada. Fransızca, İngilizce, İspanyolca ve Almanca?dan yapılan bu metinlerin çevirisi ise Canaslan ve Akal?la birlikte Emine Ayhan ile Reyda Ergün?e ait.

Açıklayıcı giriş yazısını Eylem Canaslan?ın yazığı bu kitapta, Maximilien Rubel, Vittorio Morfino, Jason Read, Etienne Balibar, Andrey Maidanski, André Tosel, Diego Tatián, Louis Althusser, Warren Montag, Peter Thomas, Fred E. Schrader, Yirmiyahu Yovel, Franck Fischbach, Gabriel Albiac, Cesare Casarino ve Frédéric Lordon yazıları yer alıyor.

Marksist düşüncede yarattığı kırılma
Kitap üç bölümden oluşuyor. Spinoza?dan doğup Rousseau?ya, Kant?a, Fichte?ye, Schelling?e ve Hegel?e uğrayıp Engels ve Marx?ta rota değiştirerek günümüze gelen düşünsel birikimi konu edinen yazılardan oluşan birinci bölüm ?Geçmişin Alüvyonları? adını taşıyor. ?Althusser Momenti? adını taşıyan ikinci bölüm ise, Marksist düşüncede yarattığı kırılmanın önemi gereği tümüyle Althusser?e ve Althusser?in Spinoza okumasını konu edinen yazılara ayrılmış. Kuşkusuz gerek bu bölümün gerekse kitabın sürprizinin, Althusser?in, Gelecek Uzun Sürer bağlamında ve onun biçemiyle yazdığı, ama kitaptan çıkarılan ve ancak Althusser?in ölümünden sonra yayınlanan ?Tek Materyalist Gelenek: 1. Spinoza? başlıklı metninin ilk defa bu kitapta tercüme edilmiş olması, olsa gerek. ?Şimdi ve Ötesi? adını taşıyan üçüncü bölüm ise, Spinozacı bir marx okumasının geleceğini oluşturmaya yönelik düşünsel bakımdan kışkırtıcı yazılardan oluşmaktadır. Örneğin Yirmiyahu Yovel?in ?Marx?ın Ontolojisi ve Spinoza?nın İçkinlik Felsefesi? başlıklı incelemesi bunlardan biri.

Spinozacı Marksizm, yeni bir ?ata? arayışı mı? Değil. Ata metinde, Spinoza, Marx?ta mevcut. Maximilien Rubel?in Marx?ın Spinoza okumalarına ilişkin notlarını yazdığı defterleri irdelediği ?Marx Spinoza?yla Karşılaşıyor? başlıklı incelemesini hesaba katarsak, ki bu metnin 1977 yılında yayımlanmış olduğunu göz ardı etmeyelim, Marx?la Spinoza arasında ilgi kurmaya yönelik bu eğilimin yeni olmadığını söyleyebiliriz. Vittorio Morfino?nun, Spinoza ile Engels?i her iki düşünürü birbirine yakın ana kavramları bakımından irdelediği ?Causa Sui ya da Wechselwirkung: Spinoza ile Hegel Arasında Engels? başlıklı yazısı da bu bakımdan önemli. Marx?ı Hegel?den hareketle düşündüğümüzde, Engels düşünsel konum bakımdan geri plana düşerken, Marx, Spinoza?dan hareketle okunduğunda ise, Engels, ön plana çıkmaktadır. Burada, Canaslan?ın, ?giriş? yazısında özellikle belirttiği gibi, kitabı oluşturan metinlerin, sadece Spinoza?nın Marx üzerindeki etkileri göstermeye yönelik metinler olmadığını belirtelim. Önce gelen filozofun sonra gelen üzerindeki etkisinden söz etmek, yaygın felsefe tarihçiliğinin pedagojik eğilimini oluşturur. Kitabı oluşturan metinler bunun çok ötesinde; Marx?ı Spinoza?yla, Spinoza?yı Marx?la anlamaya çalışmakta ve her iki filozofu meşgul eden sorunların yakınlığı ile bu yakınlığın bize sağladığı düşünsel geleceğin ne olduğunu soruşturmaktadır. Bu ayrım, bu derlemenin ana amaçlarından birini oluşturmaktadır. Dolayısıyla bu kitapta yer alan metinler, her iki filozofun yan yana getirilmesinin olanak ve koşullarını irdeleyen metinlerden oluşmaktadır.

Spinozacı Marksizm ifadesinin düşünsel temellerini ve tahayyülünü, Althusser?in, derlemede yer alan ve düşünsel-otobiyografik bir biçemle yazılmış ?Tek Materyalist Gelenek: 1. Spinoza? başlıklı metninde aramak gerekir. Althusser, burada, Spinoza?nın Etika?sının birinci kitabının, ?dinsel ideoloji eleştirisi? dediği ?Ek? bölümüne dikkat çeker. Spinoza?nın ?insanların, doğadaki tüm şeylerin tıpkı kendileri gibi belli bir erek uğruna davrandığını sandığı? yanılsamasını eleştirdiği bölümdür bu. Yani insanın tüm imgelemi ideoloji içermektedir.

Marx?tan Spinoza?ya, Spinoza?dan Marx?a Güncel Müdahaleler, her bölümün açılış ve kapanışında, Spinoza üzerine yazılmış şiirlerin de olduğu bir kitap. Örneğin Nikolay Buharin ile Louis Zukofsky?nin şiirleri ile Ulus Baker üzerine yazılan şiir gibi. Yazıyı, Nâzım Hikmet?in, kitaptaki şiirlerin ilkini oluşturan ?Kablettarih? adlı şiirinden bir bölümle bitiriyorum: ?ve ancak/ bizim kartal burunlarımızda buluyor/ lâyık olduğu yeri/ materyalist camcı ispinozanın/ gözlükleri??

Kitabın Künyesi
Marx’tan Spinoza’ya Spinoza’dan Marx’a : Güncel Müdahaleler
Yazar: Kolektif
Çevirmen: Reyda Ergün
Yayınevi: Dost Kitabevi
Mart 2013
366 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Felsefe, Politika
Kanlı Pazar (1960’lar Türkiyesi’nde Milliyetçiler, İslamcılar ve Sol) – Mustafa Eren

27 Mayıs 1960 darbesi sonrasında politik ortam, ordu ve siyasi partiler Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (Milliyetçi Hareket Partisi) ve kontrgerillanın...

Kapat