1915’te neler oldu?

Kévorkian; Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Harput, Sivas, Trabzon, Ankara, Kastamonu, Edirne, Bursa, Aydın, Konya, Adana Vilayetleri ile Maraş, Antep, Antakya, Urfa Mutasarrıflığı’ndaki tehcirler ile katliamları tek tek irdeleyip betimlemiş.

Devamını oku

Dünya 30 yıldır A. Kadir’siz…

16 Temmuz 1917 doğumlu olan A. Kadir, 1 Mart 1985 yılında, altmış sekiz yaşında ölmüştü.
“Bizim hiçbir hürriyetimiz yok,/ hiçbir hürriyetimiz,/ ne çalışmak, ne konuşmak, ne sevişmek./ Sen orda bağrına bas dur en büyük çileyi,/ ben burda en büyük çileyi doldurayım,/ ekmeğe muhtaç, hürriyete muhtaç, sana muhtaç./ Sen orda dalından koparılmış bir zerdali gibi dur,/ ben burda zerdalisiz bir dal gibi durayım.”

Devamını oku

“Mutluluk paylaşılabilir ama acı asla”

Şu fragmanlar, sanırım herkesin hak vereceği bir içeriği dile getirmektedir: “İnsan eylemde bulunurken öyle olmalıdır ki bireyselliğinin bütünü eyleminin her anında orada bulunsun.”

“Şimdi sonsuzluğun formudur; şu an olmakta olan durum üstüne verilen yargılar sonsuzluk üstüne verilen yargılarla aynı formu taşırlar.”

Devamını oku

Yolu ABD’ye “düşen” filozoflar – Yücel Kayıran

Offe?nin kitabı, Adorno dersleri bağlamında verilmiş konferans metinlerinden oluşmakta, dolayısıyla Tocqueville ile Weber sosyolojisinin, Adorno üzerindeki izlerini de takip etmekte.
Sonsuz Talep ve İmansızların İmanı kitaplarıyla tanıdığımız Simon Critchley, Kıta Felsefesi (çev. Hakan Gür) adlı kitabında, Kıta Avrupası ile İngilizce konuşulan dünya kavramları arasındaki farklılığa/karşıtlığa işaret ederken şöyle bir anekdotu dile getiriyor: ?5 Ekim 1999?da Avrupa Birliği?nin geleceğine ilişkin görüşlerini açıklaması ısrar edilen

Devamını oku

Hegel’in Türkiye’deki serüveni – Yücel Kayıran

Hegel?le ilgili temel klasik metinler, bu kitapla bir araya toplanmış oluyor. Ama burada asıl önemli olan, bu metinlerin Türkçeye çevrilmesi değil, bu çeviri metinler bağlamında, Hegel?in, Türkiye?deki felsefe kamuoyunda gündeme geliyor oluşudur.

?Ben Georg Wilhelm Hegel, 27 Ağustos 1770?te Stuttgart?ta doğdum. Anne ve babam, Georg Ludwig Hegel, gelir bağlama sevkıyat dairesi muşaviri ve Christine Louise,

Devamını oku

Lukács olmadan olmaz – Yücel Kayıran

Georg Lukács, Türkiye?de bir filozof ve bir sanat kuramcısı olarak değil, daha çok edebiyat eleştirisi ile toplumcu gerçekçiliğin romana bakışı bağlamında gündeme gelmiştir.
Son yıllarda Georg Lukács?ın beş kitabı birbiri ardına yayımlandı; Aklın Yıkımı ?iki cilt (Payel Yayınları), Tarihsel Roman (Epos Yayınları), Avrupa Edebiyatı ve Varoluşçuluk (Epos Yayınları), Goethe ve Çağı (Sel Yayıncılık) ve son olarak bugünlerde, üst başlığı Sosyal Varlık Varlıkbilimine Doğru I olan Hegel (Payel Yayınları). Ama bu kitaplar üzerinde pek durulmadı.

Devamını oku

?Ağaçlardan konuşmak, neredeyse suç? – Yücel Kayıran

Fredric Jameson, Brecht?e ilişkin yaygın okuma ve algıların, onu ya bir tiyatro adamı ya da bir şair veya ?kuramcı? olarak ele aldığına dikkat çekiyor.
Bertolt Brecht, teolojiden ve teoloji öncesi antik Çin metinlerinden ortaya çıktığı ileri sürülebilir mi? İncil ile Tao Te Ching?in, Brecht?in yapıtları üzerinde, belirleyici bir etkisi ve rolü söz konusu mudur? Brecht için böyle bir girizgâhın tuhaf görüneceğinin farkındayım. Düşünür ve tiyatro yazarlığından önce şairliği bakımından da kuşku içerir bu girizgâh:

Devamını oku

Alman İdeolojisi’nin tam metni bugün ne işe yarar? Yücel Kayıran

Marx ve Engels?in Alman İdeolojisi kitap olarak, onlar hayatta iken yayımlanamaz. Yapıtın tamamı, yazılışından seksen altı yıl sonra Sovyetler Birliği?nde basılır. Şimdiyse tam metin Türkçede.

Louis Althusser, Tek Materyalist Gelenek: 1. Spinoza?da (çev. Cemal Bâli Akal), Etika?nın birinci kitabının, ?Ek? bölümüne dikkat çekerek, Spinoza?nın, bu bölümde ?dinsel ideoloji eleştirisi? yaptığını söyler. Spinoza, ?insanların, doğadaki tüm şeylerin tıpkı kendileri gibi belli bir erek uğruna davrandığını sandığını? ve bu imgelemle hareket ettiğini, bu imgeleminse bir yanılsama olduğunu ileri sürmektedir.

Devamını oku

Marx’tan Spinoza’ya Spinoza’dan Marx’a : Güncel Müdahaleler

Bu derleme, iki temel gereksinimden yola çıkmaktadır.

Althusser’den Negri’ye uzanan bir düşünürler grubunun Hegelci Marksizm’e karşı ciddi bir alternatif olarak gördüğü Spinozacı Marksizm’den beslenmiş literatür zengin olsa da Spinoza ile Marx arasındaki bağlantılar üzerine soybilimsel incelemelere az rastlanır. Bu nedenle çalışmada önce, Marx’ın Spinoza’yla karşılaşmasına ışık tutan, Spinozacı perspektifin Marx’ın düşüncesindeki konumunu ele alan, Marksizm tarihinde boy gösteren türlü Spinozacılıkları

Devamını oku

Kapital?i okumak – Yücel Kayıran

Türkçede bir Kapital kitaplığından söz etmek artık mümkün. Bu kitapların hepsi, ?felsefi okuma?ya dayanmıyor; içlerinde ?politik? ve ?iktisadi? okuma örnekleri de var. İşte bu kitaplardan beşi…

?Kapital?i Okumak? ifadesi, artık sadece Louis Althusser?in Kapital?i Okumak kitabına işaret etmiyor, aynı zamanda, Kapital?in içeriğini ve yöntemini problem nesnesi edinen başka okuma pratiklerine de işaret eden

Devamını oku

Sansür ve yasaklama John Steinbeck, Yunus Emre ile sınırlı değil. Daha neler neler…

İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü?nce John Steinbeck?in ?Fareler ve İnsanlar? adlı yapıtının bazı bölümlerinin ?çıkarılması? fikri, Milli Eğitim Bakanlığı?nda ?sansürcü zihniyet? meselesini gündeme getirdi.

Bunun hemen öncesinde, Yunus Emre?nin bazı dizelerinin, alıntılanan şiirden çıkarıldığı haberi gündeme gelmişti. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, basına yansıyan demecinde, ?Yunus Emre?yi sansürlemek bizim haddimize mi?? diye belirterek,

Devamını oku

Şiir ve Tragedya Kuramı – Friedrich Hölderlin

Alman şiirinin en önemli isimlerinden Hölderlin, Şiir ve Tragedya Kuramı’nda karşımıza bir şiir kuramcısı ve filozof olarak çıkıyor. Büyük bir şairin şiirsel sezgi ve becerisinin ardındaki görkemli kuramsal yapıya bir giriş niteliğini taşıyor bu metinler. Son derece yoğun ve sıkı bir biçimde işlenmiş bu metinlerde, Hölderlin’in, yakın dostları Schelling ve Hegel’in düşüncelerine ve genel olarak Alman İdealizmi’ne olan etkisine de tanık oluyoruz. Bu açıdan Şiir ve Tragedya Kuramı’nın, yalnızca edebiyat ya da sanatla değil, felsefeyle ilgilenenlerin de ilgisini çekeceği muhakkak.

Devamını oku

Foucault ve İran Devrimi / Toplumsal Cinsiyet ve İslamcılığı Ayartmaları – Janet Afary, Kevin B. Anderson

“Mart 1979?da ilk eşcinsel idamlarından sonra 14 Nisan 1979?da, Foucault?nun, Mehdi Bezirgan?a yazdığı ?açık mektup?ta yer alan şu ifadeler, filozofun içine düştüğü durumu göstermesi bakımından oldukça dramatiktir. ?İnsan haklarını iddia ederken insanları ezen tüm rejimlerden bahsetmiştik. O zamanlar İranlıların geniş kesimlerin desteklediği İslamcı hükümet kurma arzusunun içindeki bir umudu ifade etmiştiniz. Bu haklar için gerçek bir teminat bulunabilir diyordunuz. ?göstermiştiniz. ?söylemiştiniz. ?Mollalar hükümeti? tarafından yönetilme arzusu değildi bu.”

Devamını oku

Viktoryen Kültürüne Başkaldırı – Yücel Kayıran

Can Yücel 12. ölüm yıldönümünde ‘mezarı’yla gündemdeydi… Hem Türk şiiri içinde, hem de toplum nezdinde, Can Yücel’in şiiri, genel ahlaka aykırı olmaya devam ediyor hâlâ. Bunun eleştirel kavgası verilmiş değil henüz.
Can Yücel?in şiirini açıklamaya yönelik ileri sürülen yaygın argümanların paradoksal bir pozisyonu olagelmiştir. Bu argüman, hiçbir zaman onun yüz yüze kaldığı ret ve itiraz durumunu açıklamakta yetenekli olamamıştır. İki bakımdan; gerek onun şiirini, gerekse onun şair olarak duruşunu açıklamak bakımından. İlkin, bu argümanlar, bu şiirin, bir yandan ironik, dolayısıyla ahlaki (ironi, gerçek bir sanatçı için fazla ahlakidir çünkü) olduğunu dile getirirken,

Devamını oku

Grup Yorum (25 Yıl Hiç Durmadan) – Orhan Kahyaoğlu

Çeyrek asır, başeğmeden ve direnerek
Grup Yorum… bir zaman ve müzik devrimi…

1985 yılında, postalların tozuna tepki amacıyla kurulan grubun 25. yıla yayılan emeğinin, direnişinin ve müziğinin tarihini sayfalara dökelim istedik. Yalnız değiller, yalnız olmayacaklar, bunu bilsinler istedik. Grup Yorum, Cemo’yu duyup da ağlayanların, omuzlarına her daim bir el uzattıklarını bilsin istedik. Nâzım Hikmet de duysun, Pir Sultan da duysun ve bizler, devrimci bir tarihe mürekkeple yayılacak hoş bir ses bırakalım istedik. Haklıydık, kazanacaktık; müzik dizimiz de böyle başlasın dedik. Sözü uçurmadan yazıyı kirletmeden…

Orhan Kâhyaoğlu, 2003 yılında çıkan kitabını bilinen titizliğiyle baştan sona

Devamını oku

Dede Korkut’un Poetik Modernizasyonu – Yücel Kayıran

Enver Gökçe, 40 Kuşağı?nın kuyuya atılmış Yusuf?udur. Türk şiiri ortamında, Enver Gökçe?den bahsedilirken, sanki eğitimsiz bir köylüden bahseder gibi bahseden bir söylem yaygındır. Oysa 1940 Kuşağı?nın üniversite mezunu olan iki şairinden biridir Enver Gökçe. DTCF?nin Türkoloji bölümünü 1948?de bitirir. Bitirme tezi, kırk yıl sonra da değerini yitirmemiştir ve Eğin Türküleri adıyla, ölümünden sonra yayımlanır.
Enver Gökçe, 1940 Kuşağı içinde, Türkiye?nin gerek doğusu ile batısını, gerekse köy ile şehri, poetik bir yarılmaya düşmeden aynı tinsel evren içinde gösteren tek şairiydi. Daha ilk şiirlerinde, şehre ve batıya ilişkin olan Görüş Günü, Fakültenin Önü, Turan Emeksiz adlı şiirleriyle doğuya ve köye ilişkin olan Gök Mustafa, Gelmeyen Bahar, Köylülerime adlı şiirleri aynı poetikanın oluşturduğu tinsel evreni dile getirirler. Oysa 40 Kuşağı?nın

Devamını oku

Şiirin U Dönüşü – Muzaffer İlhan Erdost

(*) Muzaffer İlhan Erdost?un şiir eleştirisiyle ilgili iki kitabı vardı. Birincisi, Üç Şair (1994); ikincisi, İkinci Yeni Yazıları (1997). Şimdi buna üçüncü bir kitabını eklendi: Şairin U Dönüşü. Ama bu üç kitaptaki yazıları iki grupta toplamak mümkün. Birinci grupta; İkinci Yeni?yle ilgili yazılar ve söyleşiler yer almakta, ikinci grupta ise, şairlerle ilgili yazılar yer almaktadır. Birinci gruptaki yazılar da, kendi içinde, İkinci Yeni şiirinin ortaya çıkışı sırasında yazılan yazılar ile daha sonra bu yazıları ?korumaya? yönelik yazı ve söyleşiler olmak üzere iki öbeğe ayrılmaktadır. İkinci gruptaki yazıları da iki gruba ayırmak mümkün. Dört şairle (Nazım Hikmet, Cemal Süreya, Ahmed Arif ve Cahit Külebi) ilgili dört ayrı ana yazı ve diğer kimi şairlerle ilgili olarak yazılmış ?küçük? yazılar. Burada yeni kitap nedeniyle, daha çok ilk grupta yer alan yazılar üzerinde duracağım; yani Şiirin U Dönüşü üzerinde; bu vesileyle de İkinci Yeni Yazıları üzerinde.

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme