Bir kayıp nesne olarak Ütopya’nın adı(1) – Mesut Lizor

Suruç’ta katledilen Genç Yoldaşların anısına,

Gerektiği gibi yazılmış metin örümcek ağına benzer: gergin, eşmerkezli, saydam, sıkı örgülü ve çapraşık. Uçuşan her şeyi kendine çeker. Arasından geçmeye çalışırken ağa yapışıp kalan metaforlar onu besleyen avlardır. Konu ve malzeme kendiliğinden ona doğru kanat çırpıyordur. Bir tasarımın gücü ve doğruluğu bir alıntının başka bir alıntıyı davet etmesini sağlayıp sağlamadığıyla ölçülür. Eğer düşünce tek bir gerçeklik hücresini bile açabilmişse, öznenin dıştan müdahalesine gerek kalmadan öbür hücrelere de nüfuz etmesi beklenir. Nesnesiyle gerçekten ilişki kurabilmiş olduğunun ilk kanıtı çok geçmeden çevresinde başka nesnelerin de billurlaşmasıdır. Kendi özgül konusuna yönelttiği ışık altında başka başka konular da parıldamaya başlar.
Theodor W. Adorno

Devamını oku

Dresden’in saatleri, Uwe Tellkamp’ın Kule’si üzerine – Fredric Jameson

Sosyalizme bağlı olan hiç kimse Doğu Almanya’nın kaderine ve tarihine kayıtsız kalamaz. Şimdiye kadar Doğu Almanya ekonomik ve politik olarak ondan olumsuz sonuçlar çıkarmak dışında resim ve sinemadaki yaratımları hakkında sınırlı bilgi sahibi olan radikal Batılı entelektüellerle liberallerin sistematik aşağılama nesnesi olmuştur. Totalitarizm (özellikle politik yargılar) ve Stalinizm adı altında soğuk savaştan beri gelen önyargıların hala günümüz solcuları tarafından içine gömüldükleri suskunlukla kabul edilmesi buna bir örnektir. Sovyetler Birliği elbette başka bir şeydir. Onun doğuşu ve çöküşü Roma İmparatorluğunun yaşaması ve ölmesi gibi tarihsel değeri olan bir konudur. Ama aynı zamanda onun “Uydularının” gelişiminin zorunlu olarak ikincil dereceden önem taşıdığı, herkesçe kabul gören bir sözleşmeye sahiptir.

Devamını oku

Brecht?i Benjamin ve Jameson Üzerinden Okumak – Onur Koçyiğit

Walter Benjamin, Nisan 1934?te Frankfurt Okulu?nda yaptığı, ?Üretici Olarak Yazar? başlıklı konuşmasını bitirirken, şöyle söylemişti:

?[?] devrimci mücadele, kapitalizmle akıl arasında değil, kapitalizmle ploretarya arasındadır.?

Bu cümleyi hatırlatmak istedim zira bahsi geçen konuşmanın büyük bir bölümü Berthold Brecht?e ve onun sanatının nasıl bir mücadeleden beslendiği hakkındaydı. Benjamin ile Brecht, Moskova?da tanıştıklarında

Devamını oku

?Ağaçlardan konuşmak, neredeyse suç? – Yücel Kayıran

Fredric Jameson, Brecht?e ilişkin yaygın okuma ve algıların, onu ya bir tiyatro adamı ya da bir şair veya ?kuramcı? olarak ele aldığına dikkat çekiyor.
Bertolt Brecht, teolojiden ve teoloji öncesi antik Çin metinlerinden ortaya çıktığı ileri sürülebilir mi? İncil ile Tao Te Ching?in, Brecht?in yapıtları üzerinde, belirleyici bir etkisi ve rolü söz konusu mudur? Brecht için böyle bir girizgâhın tuhaf görüneceğinin farkındayım. Düşünür ve tiyatro yazarlığından önce şairliği bakımından da kuşku içerir bu girizgâh:

Devamını oku

Brecht ve Yöntem – Fredric Jameson

Metin şöyle dedi: Yararlı olan, yalnızca Büyük Yöntem’e göre düşünmek değil, ama aynı zamanda Büyük Yöntem’e göre yaşamaktır. Kendi kendisiyle uyuma varamamak, bunalımları kucaklamak ve şiddetlendirmek, küçük değişiklikleri büyük değişikliklere dönüştürmek vb. bütün bunlar, izlemekle kalmayıp yapılabilecek, dışsallaştırılabilecek şeylerdir.

Devamını oku

Kapital’i Sahnelemek’e ilişkin – Kansu Yıldırım

Fredric Jameson?ın Kapital?i Sahnelemek kitabını, Kapital?i inceleyen, betimleyen, Kapital?e ilişkin birincil ve ikincil tartışmaları yürüten diğer kitaplardan ayıran en önemli iki özelliği şöyle izah edebiliriz: Birincisi, Jameson?ın ekonomik düzeye gömülü kalmadan, Marx?ın siyasal iktisada dair kavramsallaştırmalarını felsefi düzeyde ele alması; ikincisi, Jameson?ın nevi şahsına münhasır dili ve yorumları. İlaveten belirtmek gerekir ki, Jameson, Kapital?in ilk cildi üzerinden kavramları ve kategorileri haritalandırırken,

Devamını oku

Kapital’i Sahnelemek – Fredric Jameson

Her kriz, küresel kapitalizmin yapısının, ona yön verdiğini iddia edenlerin de kavrayışlarını aştığını gösterirken, Marx?ın Kapital?ini yeniden gündeme getiriyor. Kendi çelişkilerini ve krizlerini, ancak bunları genişletme yoluyla ?aşan? bu karmaşık varlığı resmetmeye girişen Marx, eserini inşa ederken incelediği yapıya ayak uydurur: Sermayenin her öğesinin kendi içinde bir problem olarak ele alındığı, ortaya çıkartılan her karakteristik özelliğin çözülmesi gereken başka bir bulmacaya dönüştürüldüğü,

Devamını oku

Siyasal Bilinçdışı – Fredric Jameson

Çağımızın en önemli ve etkileyici kültür ve edebiyat kuramcılarından biri olan Fredric Jameson’ın, yayımlandığı günden bu yana, birçok tartışmalara ve alanında yeni açılımlara neden olan Siyasal Bilinçdışı adlı çalışması, nihayet Türkçe’de.

Kültürün içerisinde edebiyatın yerine ve işlevine odaklandığı bu çalışmasında Jameson, Marksist ve psikanalitik kuramı ustalıkla bir araya getiriyor ve edebiyatın bilinçdışıyla, bilinçdışının siyasetle olan ilişkisini tartışıyor.

Siyasal Bilinçdışı’nda Jameson, kendi odasında, her şeyden yalıtılmış halde eserini veren yazarın,

Devamını oku

Modernizm İdeolojisi / Edebiyat Yazıları – Fredric Jameson

Türkiyeli okurun Postmodernizm, Marksizm ve Biçim, Dil Hapishanesi, Biricik Modernite ve Kültürel Dönemeç gibi kitaplarıyla tanıdığı Amerikalı marksist eleştirmen Fredric Jameson?ın (1934) dergilerde yayımlanmış edebiyat makalelerinin bir bölümü Modernizm İdeolojisi başlığı altında geçtiğimiz nisan ayında kitaplaştırıldı. Bilindiği gibi Jameson sadece yazın kuramı alanında eser veren bir düşünür değil. İlgileri Frankfurt Okulu kuramcılarından, Lukács, Weber, Simmel, Barthes, Greimas, Deleuze gibi düşünürlere; Çin’den Afrika’ya Üçüncü Dünya roman ve sinemasından, marksist iktisat metinlerine; detektiflik ve bilimkurgu

Devamını oku

Dil Hapishanesi – Fredric Jameson

Dil Hapishanesi, yeni başlayanlar kadar uzmanlar için de albenisi olan bir kitap. Uzman olmayan okurlar, Rus Biçimciliği ve Paris Yapısalcılığının karmaşık sırlarının akıcı bir şekilde değerlendirildiği bir giriş kitabı okuyacak; konunun uzmanları ise bu kitabı iki nedenden ötürü okumaya değer bulacak: birincisi, Jameson hem Biçimciliğin, hem de Yapısalcılığın hatalı altyapısını bir cerrah kararlılığıyla ortaya koyuyor, ama aynı zamanda, bu altyapının hakkını da veriyor; ikincisi, Jameson’ın ayrıntılı incelemesi, Yapısalcılıkla Marksizm arasındaki karşıtlıkları ve kesişme noktalarını açığa çıkarıyor. Fredric Jameson Dil Hapishanesi’nde Yapısalcılığa ve Rus Biçimciliğine genel bir bakışla yaklaşmakla kalmıyor, bu iki akımın

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme