Kategori: Walter Benjamin

İklim Krizi Sonrası Geleceğin Çizgileri

Zamanın Kırılganlığı ve Benjamin’in Meleği Walter Benjamin’in “tarih meleği,” Paul Klee’nin Angelus Novus tablosundan ilhamla, geçmişin yıkıntılarına bakarken fırtınayla geleceğe savrulan bir figürdür. İklim krizi sonrası dünyada bu melek, insanlığın biriken hatalarının ağırlığını taşır. Yanan ormanlar, yükselen denizler ve kaybolan türler, meleğin gördüğü enkaz yığınıdır. Ancak bu enkaz, sadece felaketi değil, yeniden inşa potansiyelini de

okumak için tıklayınız

Dorian Gray’in Portresi ve Walter Benjamin’in Aura Kavramı: Sanatın Ölümsüzlüğü ve Yitirilişi

Oscar Wilde’ın Dorian Gray’in Portresi, yalnızca bireysel ahlakın ve estetiğin değil, aynı zamanda sanatın özü ve modern dünyada bu özün dönüşümü üzerine derin bir sorgulama sunar. Walter Benjamin’in “aura” kavramı, sanat eserinin biricikliğini, tarihsel bağlamını ve otantik varlığını ifade ederken, Dorian Gray’in Portresi bu kavramın hem yüceltilmesini hem de yitirilişini metaforik bir anlatıyla işler. Roman,

okumak için tıklayınız

Kaderin Dokusu ve Tarihin Nefesi: Moirai ile Benjamin’in Meleği Arasında Bir Düşünce Yolculuğu

Moirai’nin iplikle dokuduğu insan kaderi, Walter Benjamin’in “tarihin meleği” kavramıyla kesişirken, insan varoluşunun determinizm ve özgürlük arasındaki gerilimini derinlemesine sorgular. Bu metin, Moirai’nin mitolojik dokumasını ve Benjamin’in tarih felsefesini bir araya getirerek, insan iradesinin sınırlarını, sanatın bu sınırları nasıl temsil ettiğini ve varoluşsal çelişkilerin felsefi yankılarını inceliyor. Kaderin sanatsal temsili, insanın hem zincirlenmiş hem de

okumak için tıklayınız

Walter Benjamin – Yanlış Yerde – Hans Heinz Holz

Adorno ve eşinin övgüye değer bir katkısı, Walter Benjamin’i Alman faşistlerinin onu gömdüğü unutulmuşluktan 1955’te iki ciltlik seçmelerden oluşan bir baskıyla kurtarmaları oldu[216]. Almanca konuşulan [diğer] ülkelerden farklı olarak Benjamin’in hassas, kendini sımsıkı kapatan edebi tarzı zaten henüz okuyucu bulamamıştı.

okumak için tıklayınız

Walter Benjamin: “Bir camekânda yaşamak kusursuz bir devrimci erdemdir.”

Walter Benjamin bir yazısında, Moskova’da kaldığı bir otelden söz eder. Otelin hemen bütün odalarının kapısının sürekli aralık oluşu dikkatini çekmiştir. îlk başta bunun rastlantı olduğunu sansa da, bu durumdan giderek tedirgin olur. Nihayet bu odalarda, hayatları boyunca kapalı bir mekânda kalmamaya yemin etmiş Tibetli rahiplerin kaldığını öğrenir. Bu “ahlaki teşhircilik” etkilemiştir Benjamin’i. Şu sonuca varır:

okumak için tıklayınız

Walter Benjamin’in okuma listesi

Okuyacak bir şey bulamıyor musunuz? Walter Benjamin size yardımcı olabilir. Alman filozof ve kültür eleştirmeni Walter Benjamin öğrencilik yıllarından beri okuduğu her kitabı günlüğüne kaydetti. Benjamin 22 yaşında olduğu 1917 yılından Nazilerin işgal ettiği Paris’ten kaçtığı 1939’a kadar küçük kara bir deftere okuduğu tüm kitapları numaralandırdı. Bugüne ulaşan notlarında numaralandırma 462 ile başlıyor (önceki kayıtlar

okumak için tıklayınız

“Sanat Eserinin Teknik Olanaklarla Yeniden Üretilmesi (Çoğaltılması)” Bağlamından Walter Benjamin’in Sanat Teorisi – Yusuf Önal

GİRİŞ Marx, Adam Smith, Ricardo gibi isimlerin eserlerini eleştirel olarak incelemeye başlamış ve o döneme kadar kapitalizmi çok geniş bir perspektiften çözümlemeye çalışmıştır. Geleceği ön görmeye yönelik bir çalışmaya girişen Marx, komünizme geçişin evrelerini sıralamış ve ilerlemeci bir anlayışla bunu bir zorunluluğa bağlamıştır. Özellikle 1.Dünya Savaşı’ndan sonra bu ilerlemeci anlayışın tersine Avrupa’da ortaya çıkan faşizmle

okumak için tıklayınız

Satürn yıldızının altında bir düşünür: Walter Benjamin – Emek Erez

Alman edebiyat eleştirmeni, düşünür, kültür tarihçisi, eleştirmen ve estetik kuramcısı Walter Benjamin. Bu kısa tanım onunla ilgili her yerde geçiyor ama her bakımdan da eksik kalıyor. Başucu kitabı olarak değerlendirdiğim YKY tarafından basılan “Tek Yön”, 1928 yılında ilk kez yayımlanmış. Kitabın türü ile ilgili olarak deneme ya da aforizma olduğuna yönelik değerlendirmeler olsa da Adorno

okumak için tıklayınız

Yazarlık tekniği üzerine on üç tez: Walter Benjamin?den değişmeyen öğütler

Öyle görünüyor ki yazma zanaati ile ilgili her usta yazarın kendine özgü bir sırrı var, ama bunların içinde belki de en kalıcıları Alman edebiyat eleştirmeni, filozof, deneme yazarı Walter Benjamin?inkiler. İşte, Benjamin?in yazarlık tekniğine ilişkin olarak sunduğu on üç temel ilke: 1 . Büyük bir iş için kolları sıvayan kişi kendine karşı merhametli olmalı, ancak

okumak için tıklayınız

Walter Benjamin?in Tarih Tezlerinden – A.Kadir Şahin

“Sonsuz umut vardır. Ancak bizim için değil.” Kafka Kafka?nın Dava romanında, K. Ölüme götürülürken taş ocağı yakınlarındaki binalardan birinin en üst katında parlayan bir ışık görür.?Bir perdenin kepenkleri bir ışığın çakması gibi açılıverdi, uzaklarda ve yüksekte zayıf ve ince gözüken bir insan, bir çırpıda iyice öne doğru eğildi ve kollarını daha da uzattı. Kimdi bu? Bir

okumak için tıklayınız

Brecht?i Benjamin ve Jameson Üzerinden Okumak – Onur Koçyiğit

Walter Benjamin, Nisan 1934?te Frankfurt Okulu?nda yaptığı, ?Üretici Olarak Yazar? başlıklı konuşmasını bitirirken, şöyle söylemişti: ?[?] devrimci mücadele, kapitalizmle akıl arasında değil, kapitalizmle ploretarya arasındadır.? Bu cümleyi hatırlatmak istedim zira bahsi geçen konuşmanın büyük bir bölümü Berthold Brecht?e ve onun sanatının nasıl bir mücadeleden beslendiği hakkındaydı. Benjamin ile Brecht, Moskova?da tanıştıklarında

okumak için tıklayınız

Frankfurt Okulu’nda Aydınlanmanın Diyalektiği – Mert Sarı

20. yüzyılın ilk yansında Almanya’nın Frankfurt kentinde, özerk bir kurum olan Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü bünyesinde gelişen eleştirel sosyal felsefe üzerinde temelleri atılan Frankfurt Okulu düşünü, 20. yüzyılın ve günümüzün temel düşünce akımlarından biridir. Modernitenin olumsuzlanmasından doğan postmodern düşüncenin pek çok temsilcisi, kendisini Frankfurt okulu eleştirisinin sürdürücüsü saymaktadır. Örneğin Michel Foucault, Jacques Derrida gibi adlar, sık

okumak için tıklayınız

Tamamlanmamış Bir Proje Olarak Paris – Bora Erdağı

Postmodernite tartışmalarının ?şafağı attığında?, Jurgen Habermas?ın da şafağı atmıştı. ?Modernite versus Postmodernite? başlıklı o meşhur makalesinde moderniteyi tamamlanmamış bir proje olarak tanımlamış ve postmoderniteyi enine boyuna eleştirmişti. Bu makale 1980 yılında Theodor W. Adorno ödülü kazanan Habermas?ın, ödül töreninde yaptığı konuşmasıdır. Habermas modernitenin kültürel ve tarihsel boyutlarını, estetik niteliklerini, Aydınlanma çerçevesini ortaya koyduktan sonra,

okumak için tıklayınız

Beş Paralık Roman – Bertolt Brecht

Tiyatronun en büyük ustalarından Brecht’in, klasikleşen metni Üç Kuruşluk Opera’nın ardından yazdığı Beş Paralık Roman, para uğruna dilencilik dernekleri kuran, cinayetler işleyen, yalancı şahitlik yapan, milli felaketlere yol açan ve hatta “âşık” olan, kısacası insani olanın her zaman temiz olmadığını gösteren insanların dünyasını “satirik” bir dille anlatıyor.Brecht’in farklı bir üslupla yazdığı bu romanda sıra dışı

okumak için tıklayınız

William Indick ‘in “Senaryo Yazarları İçin Psikoloji” Kitabına Dair – Okan Özkartal

Sinema senaryoları ilginç bir şekilde sinema yayınları içerisinde ciddi bir yer kaplıyor, hem sinema tarihinin önemli filmlerinin hem de son dönem yeni Türk sineması filmlerinin senaryoları ?bazı örneklerde reji notlarıyla birlikte- basılıyor. Bununla birlikte senaryo yazma teknikleri adı altında onlarca pespaye yayın raflarda geziniyor, kendi filmlerinin senaryolarını oluşturmak isteyen sanatçı adayları, öğrenciler, senaryo yazarlığına adım

okumak için tıklayınız

Son Bakışta Aşk, Walter Benjamin

“Walter Benjamin, geçmişi sonraki kuşaklara aktarılacak bir hazine olarak değil, bir enkaz olarak görüyordu. Kültürün sürekliliğini oluşturan değerleri değil; tüketilmiş, bir kenara atılmış nesneleri, kültürel artıkları toplamayı, “tarihin imgesini, tarihin en silik nesnelerinde bulmayı” amaçlıyordu. Maddi temelini yitirmelerine rağmen ?tam da bu yüzden? çevrelerine son kez ışık saçan, bu ışığın aydınlığında bütün imkânlarıyla son bir

okumak için tıklayınız

Fotoğrafın Kısa Tarihçesi – Walter Benjamin

Fotoğraf makinesi, izleyicinin anlamlandırma mekanizmasını durduracak denli etkileyici gizli ve geçici resimleri giderek daha iyi yakalayabilmek üzere, küçülüyor da küçülüyor. Burada, yaşamsal ilişkilerin birebir karşılanmasını sağlayan ve onsuz fotoğrafik kurulmanın yalnızca yaklaşık bir yerlere saplanıp kalacağı bir gerekçe gündeme gelmelidir… Ama, kentimizde her köşe bir suç mekanı değil midir? Yoldan geçen herkes mücrim birer oyuncu

okumak için tıklayınız

Brecht’i Anlamak, Walter Benjamin

Brecht’i Anlamak adlı kitabın önemi, yirminci yüzyılın en çok tartışılan sanat ve estetik kuramcılarından Benjamin ile bir tiyatro kuramcısı ve uygulamacısı olarak son derece etkili olan Brecht’i, aynı zamanda dost olmuş, tartışmış ve birbirini etkilemiş bu iki özel şahsiyeti bir araya getirmesi… Brecht’in sanatını Benjamin anlatıyor: “Brecht için neyin belirleyici olduğunu bir çırpıda söylemek isteyen

okumak için tıklayınız