Estetik 1 – Georg Lukacs

Georg Lukâcs, “yaşamımın yapıtı” diye nitelendirdiği “Estetik” üzerinde yarım yüzyıldan fazla çalıştı. Bu çalışmayla gerçekleştirmek istediği temel amaç, toplumcu düşünce alanında ileri sürülmüş ve estetiğe ilişkin tüm görüşleri tek bir toplumcu estetik kuramının çatısı altında toplayabilmekti. Lukacs, bu dev yapıtını, “Estetiğin Özyapısı”, “Sanat Yapıtı ve Estetik Davranış” ve “Toplumsal-Tarihsel Bir Olgu Olarak Sanat” başlıklarını taşıyacak … Devamını oku

Georg Lukacs ‘ın Goethe’nin Genç Werther’in Acıları’na dair değerlendirmesi

Genç Werther’in Acıları
Werther’m yayınlandığı yıl olan 1774 yalnızca Alman edebiyatı açısından değil, dünya edebiyatı açısından da önemli bir tarihtir. Fransa’yı felsefe ve edebiyat alanındaki ideolojik önderliğinden geçici süreliğine mahrum bırakan Almanya’nın bu iki alandaki kısa süreli ama fevkalade önemli hegemonyası ilk kez werther’m dünya çapında elde ettiği başarıyla açıkça görünür hale gelmişti. Kuşkusuz Alman edebiyatı Werther’den önce de dünya edebiyatı için önemli eserler üretmişti. Bu noktada yalnızca Winckelmann’dan, Lessing’den ve Goethe’nin Götz von Berlichingen’inden bahsetmek yeterlidir. Ama Werther’m dünya üzerindeki olağanüstü yaygın ve derin etkisi Alman Aydınlanması’nın öncü rolünü açıkça gözler önüne sermişti.

Devamını oku

Lukács olmadan olmaz – Yücel Kayıran

Georg Lukács, Türkiye?de bir filozof ve bir sanat kuramcısı olarak değil, daha çok edebiyat eleştirisi ile toplumcu gerçekçiliğin romana bakışı bağlamında gündeme gelmiştir.
Son yıllarda Georg Lukács?ın beş kitabı birbiri ardına yayımlandı; Aklın Yıkımı ?iki cilt (Payel Yayınları), Tarihsel Roman (Epos Yayınları), Avrupa Edebiyatı ve Varoluşçuluk (Epos Yayınları), Goethe ve Çağı (Sel Yayıncılık) ve son olarak bugünlerde, üst başlığı Sosyal Varlık Varlıkbilimine Doğru I olan Hegel (Payel Yayınları). Ama bu kitaplar üzerinde pek durulmadı.

Devamını oku

Roman Kuramı – Georg Lukacs

“Roman Kuramı bir edebi tür olarak roman üzerine yapılmış ilk büyük sistematik çalışmadır. Lukács burada biçimsel ve estetik kategorilerin tarihsel-mantıksal zorunluluğunu, imkânlarını, iç çelişkilerini ve sınırlarını ortaya koyar. Lukács’ın bu gençlik yapıtı, Walter Benjamin’den Adorno’ya, Paul de Man’dan Edward Said’e kadar birçok eleştirmen ve edebiyat kuramcısı için de her zaman ana kaynaklardan biri olmuştur. Roman Kuramı, Kant ve Hegel’in felsefeleri ve Schlegel gibi Romantik yazarların düşünceleriyle modern edebiyat kuramları arasındaki en önemli bağlantı halkalarından biridir.

Devamını oku

Şiir Geleceğe Bir Gülümsemedir – Mustafa Özmen

??bir sanat eserinin meziyetini nihai ve kesin olarak belirleyen şey, onun içeriğinin değeridir.? (1)

İnsanın yazılı tarihi insanın son beş bin yılını kapsıyor. Oysa yazılı olmayan tarih milyonlarca yıl önce başlıyor. İnsanın öbür türlere göre daha gelişkin olmasını Gordon Childe şöyle açıklıyor? ??eller ve beyin. Bedenlerimizi taşımak yükünden kurtulduktan sonra ön ayaklarımız, şaşılacak kadar çeşitli incelikte ve kesin hareketleri yapabilecek zarif araçlar olma yönünde geliştiler.

Devamını oku

Belleğini Yitirmeyen Şair? Kemal Özer – Mustafa Özmen

?Dostluklar kurulsun insanlar gülsün / Son bulsun savaşlar kimse ölmesin? Nesimi Çimen

2 Temmuz sönmeyen yangın
Sivas? 2 Temmuz 1993? Madımak Oteli? 33 aydın, yobazlarca katledilir. Hem de güpe gündüz… bir şehrin orta yerinde? devletin valisinin, polisinin, askerinin gözleri önünde. Onlar yalnızca 33 insan değil 33 ayrı yaşamdı. Kiminin kitaplarını üst üste koyduğunda boyunu aşardı.

Devamını oku

Aklın Yıkımı – Georg Lukacs

Georg Lukacs, Aklın Yıkımı’nın (Die Zerstörung der Vernunft) tartışmalı bir kitap olduğunu söylemekten çekinmez. Horkheimer’ın Akıl Tutulması’ndan yedi yıl sonra, 1952’de tamamlanan yapıt Alman usdışıcılığının tarihçesini tarihsel materyalizmin inceleme araçlarıyla yeniden değerlendirir. Lukacs ender rastlanan bir bilgi ve farkındalık sergileyerek faşizmin canavarlıklarının yaşlı Schelling, Schopenhauer ve Nietzsche’ye kadar geri uzanan bir dönemde atılan tohumlarını araştırır. Alman olmamasına karşın Kierkegaard da yirminci yüzyıl düşüncesi üzerinde olağanüstü etkisi açısından uzun uzadıya tartışılır. Lukacs I. Dünya Savaşı öncesinin felsefe ve toplumbilimi

Devamını oku

Goethe ve Çağı – Georg Lukacs

Goethe modern yaşamın İlyada’sı Faust’da bir adamın kaderini anlatır, ama şiirin gerçek içeriği tüm insanlığın kaderidir. Günümüze uzanan büyük bir geçiş çağının en önemli felsefi sorunları, modern insanın ve hayatın en temel çelişkileri önümüze serilir. Estetik ve eleştirinin ustalarından Georg Lukacs, çağını ve sonrasını entelektüel alanda oldukça etkilemiş olan Alman Aydınlanması’nı incelerken bu kazıyı derinleştiriyor. Başta Goethe olmak üzere, Schiller, Hölderlin, Schelling ve Lessing’nin yazdığı eserler, kitaplar, oyunlar ve yarattıkları karakterler dönemin toplumsal devinimi içerisinde hem üst hem de alt metinleriyle birlikte incelenirken, sebepleri ve sonuçları bakımından bir “çağ” okurun önüne seriliyor.

Devamını oku

Lukacs?ın Gerçekçiliği ? Cem Taylan

Lukacs’ın eserlerindeki kuramsal ilkelerin tartışılmasına, onun «yansıma» (reflection) kategorisine verdiği önemin değerlendirilmesiyle başlanmalıdır. Lukacs’ın kuramsal girişiminde «yansıma»ya bu denli önemli bir yer vermesini doğal karşılamak gerekir; çünkü Lukacs, «yansıma» da gerçekliğin bilinç aracılığıyla kuramsal ve pratik düzlemlerde kavranış biçimlerine ortak bir temel sağladığına inanmıştır.

Lukacs’a göre Yansıma kuramının, idealist ya da mekanik maddeci varyantların çıkmazlarını doğurmadığı için diyalektik bir kuram saymak gerekir. Gerçekliğin bir yansıması olarak edebiyat, yansılamacıdır (mimetic), bununla birlikte kopyası yapılanın kopyadan farklı olmasından dolayı yapıntısallık (fictionality) kaçınılmazdır: «Yansılama, kopya ile gerçeklik arasına bir uzaklık koyar, bu büyü törenlerinde görülmeyen

Devamını oku

Marksist İmgelem – Georg Lukacs

Marksist edebiyat kuramı deyince kuşkusuz Lukacs akla gelen ilk isimlerden. “Soylu” bir Macar ailesinin çocuğu olarak 1885’te dünyaya gelen Lukacs öncelikle estetik kuramıyla ilgilenir. 20. yy.’ın başından 1914’e kadar Bükreş, Berlin, Floransa ve Heidelberg’deki öğrenim yılları süresince estetik kuramı üzerine çalışmalar yapar. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Lukacs yoğun şekilde Marx ve Hegel incelemesine başlar, bunun sonucunda 1918’de Macaristan Komünist Partisi’ne üye olup önemli mevkilerde görevlendirilir. 1923’te “Tarih ve Sınıf Bilinci” kitabı yayınlanır; bu kitap uzun süre “Eleştirel Kuram”ı (Kritische Theorie), öğrenci hareketini ve dönemin aydınlarını meşgul eder. Lukacs, dünya çapında Marksistleri etkileyen ve bütünlüğü merkeze koyan bir kuramcı ve düşünürdür. Bu derlemede bir araya getirilen

Devamını oku

Lenin’in Düşüncesi / Devrimin Güncelliği – Georg Lukacs

Leninizm, şematik ve mekanik olmayan, salt pratiğe yönelen somut düşüncenin daha önce erişilmemiş bir evresi anlamına gelmektedir. Leninistlerin görevi bunu sürdürmektir. Ama tarihsel süreç içinde, yalnızca canlı olarak gelişen şey sürdürülebilir. Ve Leninist geleneğin bu şekilde korunması bugün, proletaryanın sınıf mücadelesinde bir silah olarak diyalektik yönteme cidden inanan herkesin en soylu

Devamını oku

Tarihsel Roman – Georg Lukács

( * ) Marksist estetik kuramcısı Georg Lukács?ın en önemli eserlerinden Tarihsel Roman, yazılmasının üzerinden yetmiş yılı aşkın bir süre geçtikten sonra nihayet Türkçeleştirildi. Lucas?ın 1936-1937 yıllarında kaleme aldığı bu kapsamlı incelemesi -kendi ifadesiyle denemesi- ilk yayımlanma tarihine bakıldığında, günümüz edebiyat anlayışının çok gerisinde kaldığı düşünülebilir. Aradan geçen yıllarda kuşkusuz hem çok farklı tarihsel romanlar yazılmış hem de gerek roman gerek tarih alanında yeni kuramlar ortaya çıkmıştır. Eğer Lukács?ın meselesi sadece edebiyat tarihiyle ilişkili olsaydı, eğer kitabın konusu ve

Devamını oku

Estetik 3 – Georg Lukacs

Lukas’ın “Estetik” adlı yapıtının üçüncü cildi, genel anlamda estetiğin genel bir kategorisi olarak katharsis’e ayrılmıştır. Burada önce, kendi için varlık niteliğiyle sanat yapıtı (sanat yapıtının biriciklik niteliği, öyle-oluş konumu vb) irdelendikten sonra, estetik mimesis’in uç sorunları ele alınmaktadır. Bu sorunlar müzik ve hoşa giden’in sorunlar çevresi olmak üzere iki bölümde incelenmektedir. Müzik, tarihsel gelişme süreci içersinde yansıtılırken, bu sanat dalında gerçekçilik

Devamını oku

Estetik 2 – Georg Lukacs

Georg Lukacs, “Estetik” adlı dört ciltlik büyük yapıtının bu ikinci cildinde, mimesis’in çeşitli sorunlarını irdelemeyi sürdürmekte, sanat yapıtı ve sanatçı kavramlarına değişik açılardan somut biçimde yaklaşmaktadır. Günlük yaşamdan alanın kesitlerin nasıl sanatsal düzeyde işlendiği, bu işlemden sonra yine günlük yaşam akaşına bırakılan yapıtın yaşamı neden ve nasıl zenginleştiridği ve değiştirdiği, günlük insan’ın nesnelleşmeye yönelik inan’a dönüşme süresi içersinde sanatçının oluşumu, sanat yapıtlarının kendilerine özgü dünyaları ve bu dünyanın alımlayıcıyı nasıl etkilediği, bu cildin ağırlık noktasını

Devamını oku

Avrupa Gerçekçiliği (Balzac – Stendhal – Zola – Tolstoy – Gorki ve diğerleri) – Georg Lukács

Çağımızın büyük düşünürlerinden biri olan Georg Lukacs, ilk kez 1948 yılında yayımlanan bu kitabında, Balzac, Stendhal, Zola gibi yalnız Avrupa yazınını değil, dünya yazınını da etkileyen büyük yazarlarla, Tolstoy ve Maksim Gorki gibi yazın dünyasında birer ekol oluşturan devleri ve yapıtlarını çözümlerken bu yazarlarla yapıtlarının doğmasını gerekli kılan toplumsal ortamların tarihsel ve toplumbilimsel tablolarını da çizmekte, gerçekçi yazının öznellik tanımayan ince bir sanat olduğunu gözler önüne sermektedir. Lukacs’ın savaş sonrası yıllarında kaleme aldığı ve adı geçen yazarların aşılmadığını gösteren saptamaların geçerliliklerini bugün de korudukları bir gerçektir. Onun eleştirileri,

Devamını oku

Çağdaş Gerçekçiliğin Anlamı – Georg Lukács

Macaristan’lı filozof ve yazar György Lukacs, Marksis estetik ve eleştirinin en önemli temsilcisidir. Çağdaş Gerçekliğin Anlamı (The Meaning of Contemporary Realism) adlı bu incelemesinde Lukacs, önce yenilikçi edebiyatın Kafka, Joyce ve Musil’den, Beckette ve Faulkner’a uzanan temsilcilerini ele almakta ve bu akımı Balzac, Tolstoy ve Thomas Mann gibi yazarların temsil ettiği eleştirel gerçeklik geleneğiyle karşılaştırmaktadır. Son bölümde ise toplumcu gerçeklik akımının olumlu ve olumsuz yanlarını açıklayan yazar, bu anlayışın eleştirel gerçekçilikten alacağı derslere dikkati çekmektedir.
İlkin 1957’de Budapeşte’de Macarca yayımlanmış olan

Devamını oku

Modernizmin İdeolojisi – Georg Lukacs

Herhangi bir sanat yapıtının biçemini belirleyen nedir? Niyet biçimi nasıl belirler? (Burada değindiğimiz, kuşkusuz, yapıtta gerçekleştirilmiş olan niyettir; dolayısıyla, yazarın bilinçli niyetiyle örtüşmeyebilir). Bizi ilgilendiren farklılıklar, biçemsel ?teknikler? arasında olan farklılıklar değildir. Önemli olan dünya görüşü, yazarın yapıtında vurgulanan ideoloji ya da Weltanschaung-dır. Ve yazarın çabası ya da girişimi onun ?niyetini? oluşturan ve herhangi bir yazının biçemini belirleyen biçimlendirici ilke olan bu dünya görüşünü yaşama geçirmektir. Bu açıdan bakılınca, biçemin biçimciliğinin artık sürmediği görülür. İçerikle bütünleşmiş, özel bir içeriğin özel bir biçimi olmuştur o.
Biçimi belirleyen içeriktir, fakat

Devamını oku