Mehmet Ercan: “Benim şiirim acı çekmişlerin şiiridir.”

Değerli konuklar, sevgili şiir severler;

Kemal Özer adına düzenlenen şiir yarışmasında, “ SEVDAM SIĞMADI DÜŞLERİME ” isimli kitabımın ödüllendirilmesinin derin mutluluğunu yaşıyorum. Bu anlamda Değerlendirme Kuruluna teşekkür ediyorum.

Kemal Özer sevdiğim, saygı duyduğum bir kuşağın şairidir. Kuşaktaşlarıyla birlikte, bende her zaman saygı uyandırmıştır. “ Acılı Kuşağın ” içinde yer alan; emeğin, işçilerin şairidir. Kendisi ve şiiri, her zaman edebiyat dünyasında saygı ile anılacaktır.

Şu dünyada geçiciyiz; bizden sonraki kuşaklara sanatsal üretimimiz olan eserler kalacak. Bizleri, bu yaratımlarımız yaşatacak. Kuşkusuz Kemal Özer de şiiriyle yarına kalacak olan şairlerdendir.

Bu konuda kendisinden beklenen görevini, fazlasıyla yerine getirmiştir.

Hem kendisinin, hep kuşaktaşlarının anıları önünde saygı ile eğiliyorum.

Onlar, ışıklar içinde uyusunlar.

Şiirin değerli yoldaşları,

Şair doğulmaz, şair olunur. Şiirsel yaratıcılık, yetenekten çok, emekle, çabayla, özveriyle gerçekleştirilir. Yeteneğin varlığını elbet de inkâr etmiyorum; ancak bunun oranı azdır. Benim şiirimde bunun böyle olduğunu söyleyebilirim.

Başkasının şiirinde farklıklar göstermesi mümkündür. Çünkü yaratım ve üretim aşamaları, kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir. Buna da saygı duyulmalıdır. Sonuçta şairler fabrika değil, bireydir. Otomasyon üretim yapmazlar.

Değerli dostlar, kardeşlerim;

Ne ki her şair kendi şiirinin fabrikasıdır. Şiirin biçimine, estetiğine, içeriğine, duygu yoğunluğuna, mecaza, müzikaliteye o karar verir.

Bu yüzden şair, kendi şiirinin tanrısıdır. İstediği özü ve biçimi vermekte özgürdür. Bunu yaparken tek malzemesi dildir. Dilde de tek silahı sözcüklerdir.

Arı, nasıl balını çiçek zerrelerinden toplayıp özü ile yoğurduktan sonra bal olarak bizlere sunuyorsa, şair de sözcükleri yüreğinde yoğurarak şiir olarak okura sunar.

Bu üretim sonunda şiirin beğenilip beğenilmemesi, okura kalmış bir olgudur. Ona okur karar verir. Nasıl ki arı, kendi balının beğenilmesinde karar sahibi değilse; şair de yazdığı şiirden dolayı okur adına karar veremez. Şair şiirini üretmiştir. Beğeneni Halep’ten gelir mi, gelmez mi bu tercih şiir okuruna kalmıştır. Bundan dolayıdır ki suyun, toprağın, ateşin şairi olarak şiirimin harcı, emekçi Anadolu insanın alın teri, göz nuru ve umuduyla yoğrulmuştur. İmgelerimde Anadolu’nun tuzu, tozu kokar. Onun umudunu, onun sevdasını şiirime katık yaparım. Bu yüzden şiirim sevdalıdır. Onun bir yanı Karacaoğlan’la, bir yanı Pir Sultan’la buluşur. Bir yanı Nâzım ile özgürlük saflarında dövüşürken, diğer yanı Yunus’la yolcu, Mecnun’la Leyla’ya âşık olmuştur. Mele Ciziri’ den helallik alıp Ciğerhun gibi Zerdüşt ateşinde yanmıştır. Bunun için acı çekmiş, kahır görmüş, hapis yatmıştır. Bu yüzden şiirimde küçük burjuva şairlerinin güllü, bülbüllü betimlemelerini bulamazsınız.

Benim şiirim acı çekmişlerin şiiridir.

Acı dediysem, arabeskin acısından söz etmiyorum. Nâzım’ın, Yunus’un, Pir Sultan’ın, Ahmade Xani’nin, Mele Cizire’nin, Fakiye Teyra’nın acısından söz ediyorum. Anadolu’nun, Mezopotamya’nın kanla sulanmış topraklarında yeşeren özgürlük tohumunun acısından söz ediyorum. Ağıtları şimşekten, gözyaşları sağanaklardan oluşandan söz ediyorum.

Değerli konuklar, barışın kardeşleri;

Bizzat bu şair, toprakla, hayvancılıkla uğraşan biri olması dışında, şiirsel yaratıcılığına paralel olarak köysel üretime de katkı sunmaktadır. Yaratıcılığın gücünü bundan almaktadır.

Sevgili yoldaşlar, değerli hewallar;

Bilmenizi isterim ki bu kitapta yer alan şiirler, bir dağın tepesinde oturup olayları ve olguları kuşbakışı seyrederken yazılmadı. Yüreği kanayan halklarımızın acı imbiğinden geçerek yazıldılar.

Bu emeğinin karşılığı olarak takdire şayan iki ödül verilmesi, bu kardeşinizin çektiği acıları bir nebze olsa da hafifletmiştir. Bunun için her iki ödülün Seçici Kurulunu selamlıyor, saygılarımı sunuyorum.

Değerli canlar;

Sadece Anadolu insanına sevdalı değildir bu şair. Dünyanın neresinde olursa olsun acı, baskı, zulüm görenlerin savunucusudur. Bu yüzden şiiri kavgacıdır. Budan dolayıdır ki Filistinlilerle İsrail’e, Suriye’de ABD ve Rus sömürgeciliğine, Aborjinlerin yanında Kanada’ya, Mezopotamya coğrafyasının dört parçasındaki Kürtlerin safında, zalimlerin zulmüne karşı savaşır. Bu yüzden düşmanı çok, dostu azdır. Onun için kan revan içindedir. Fakat hiçbir zaman umutsuz olmamıştır. Çünkü şair, en umutsuz anda dahi umut aşılayandır.

Yaşasın BARIŞ, yaşasın Kardeşlik diyorum!

Savaşsız, sömürüsüz bir dünya özlemiyle, hepinizi şiirimin sıcak kollarıyla sarıyor, saygıyla selamlıyorum.

Mehmet Ercan
(Kemal Özer şiir ödülü konuşma metnidir)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here