Nail Çakırhan’ın Hayatı

Can Yücel?in, ?yüksek mimardan geçilmeyen bu ülkede yüksek olmayan mimar bir tek Mimar Sinan var, diyordum. Bir ikincisi var yüksek olmayan bir mimar, Nail?? sözleriyle anlattığı şair, edebiyatçı ve mimar Nail Çakırhan, aslında mimar olmamasına rağmen 3 Eylül 1983?te, dünyanın en saygın mimarlık ödüllerinden Ağa Han Uluslararası Mimarlık Ödülü?ne layık görülen dünyada bu ödülü alan ilk kişidir.

1910 yılında Muğla?nın Ula ilçesinde doğan Çakırhan, Konya Lisesi?nde okumaya başladığı yıllarda şiirle tanıştı. Henüz öğrenciliği sırasında yazdığı bazı şiirler nedeniyle gözaltına alındı, hakkında davalar açıldı ancak hepsinden beraat etti. Konya Lisesi?nde yazdığı davalı bir şiiri, ?Resimli Ay? dergisinde çalışmakta olan Nazım Hikmet?in dikkatini çekti. Şiiri çok beğenen Nâzım, Hukuk Fakültesi öğrencilerinin çıkarmakta oldukları ?Hareket? dergisinde yayınlattı. Bu defa İstanbul?da aynı şiir nedeniyle dava açıldı. Altı ay ceza aldı. Ancak, temyiz bu kararı resen bozarak beraat kararı verdi. Nâzım Hikmet?le bu olay dolayısıyla tanıştılar.

1+1=Bir
Çakırhan bu yıllarda İstanbul?da hukuk ve tıp fakültelerinde kısa sürelerle okuduktan sonra ayrıldı ve Nâzım Hikmet?in önerisiyle basında çalışmaya başladı. Bir yandan Cumhuriyet gazetesinde düzeltmenlik yaparken, bir yandan da Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü?ne devam etti ve şiir yazmaya başladı. Şiirleri ?Resimli Ay?da yayınlandı.

1930?da Nâzım Hikmet?le ortak yapıtları ?1+1=Bir?i çıkardılar. Bir dönem Nâzım Hikmet?in babasının evinde birlikte kaldılar ve iki yıl sonra da ?komünist teşkilatı kurmaktan? gözaltına alındılar. Bu kez Bursa Cezaevi?nde Nâzım?la aynı koğuşu paylaştı. 1933?te, Cumhuriyet?in onuncu yılı nedeniyle çıkarılan genel aftan yararlanarak serbest bırakıldı. Cezaevi döneminden sonra, Yunus Nadi?yle görüşerek Cumhuriyet gazetesiyle birlikte Hayat Ansiklopedisi?nin düzeltmenliği görevlerini üstlendi.

Moskova yılları
Sosyalist birikimini geliştirmek için sosyalizmi yerinde görmek ve eğitim almak isteyen Çakırhan, 1934?te Moskova?ya gitti. Üç aylık Rusça eğitiminden sonra Moskova Doğu Halkları Üniversitesi’ne (KUTV) girdi. İki buçuk yıl sosyalizm ve ekonomi gördü. Stalin, Tito, Hoşimin, Kurşçev, Dimitrov gibi önemli bazı siyasetçilerle tanışma fırsatı buldu. Sosyalizm uygulamalarını yakından görmek istedi ve Moskova yakınlarında bir tekstil fabrikasında bir süre çalıştı. Orada evlendi. Ancak İkinci Dünya Savaşı?nın başlaması üzerine 1939 yılında Türkiye?ye döndü.

Tan Gazetesi, sosyalist siyaset ve yine cezaevi
Türkiye?ye döner dönmez ihbar üzerine tutuklanan Çakırhan?ın, pasaportsuz yurtdışına çıkmak dışında bir suçu bulunamadığından tecil edildi. 1938?de Tan gazetesinde çalışmaya başladı. 1945’te Sabiha ve Zekeriya Sertel?in çıkardıkları ?Görüşler? dergisi sekreteri oldu. O güne kadar görülmedik bir rekor kırarak ilk sayısı 55 bin satan dergi, 4 Aralık 1945?te Tan Matbaası yakılınca görkemli başladığı yayın hayatına veda etti.

1946?da kurucuları arasında yer aldığı Türkiye Sosyalist Emekçi Partisi’nin kapatılması üzerine tutuklanan Çakırhan, dört yıl yattıktan sonra 1950 affından yararlanarak serbest kaldı.

Mimaride Çakırhan imzası
Çakırhan bir süre yurtdışında kaldıktan sonra, Türkiye?ye dönerek, Adana Karatepe?de arkeolojik kazıda çıkan buluntuların restorasyonu, korunması ve sergilenmesi için geniş bir alanın saçaklıkla örtülmesi işini aldı. Projeyi, mimarı Turgut Cansever?le birlikte yürüten Nail Çakırhan, Türkiye?nin ilk açık hava müzesini ve ilk geniş saçaklı ?çıplak beton? uygulamasını gerçekleştirdi.

Kazı evi, karakol, orman bölge şefliği binaları, bölge yatılı okullarının inşaatını, 1963?te Ankara?da, projesi yine Turgut Cansever?e ait olan Türk Tarih Kurumu binasının inşaatı takip etmiştir. Alman Lisesi?nin inşaatından sonra sağlığında sorunlar başlayan Çakırhan, 1970?te, doktor tavsiyesine uyarak eşi Halet Çambel ile birlikte Akyaka?ya yerleşti. Buradaki evlerini inşa ettikten sonra çok beğenilince, Çakırhan için ödüllü mimari eserler dönemi de açılmış oldu.

3 Eylül 1983?te, dünyanın en saygın mimarlık ödüllerinden Ağa Han Uluslararası Mimarlık Ödülü?ne layık görülen Çakırhan, mimarlık eğitimi almamış olması, mimarlıkta alaylı-mektepli, geleneksel-çağdaş tartışmalarının çıkmasına neden oldu. Nail Çakırhan, aslında mimar olmamasına rağmen dünyada bu ödülü alan ilk kişi olmuş oldu. Çakırhan?ın çeşitli otel inşaatlarının yanı sıra Letonia, Montana gibi büyük tatil köyleri de eserleri arasında yer alıyor.
Geleneksel mimariyi günün koşullarıyla buluşturan Çakırhan, mimari terminolojiye ?Çakırhan Mimarisi? terimini sokmayı başardı.

11 Ekim 2008 yılında 98 yaşında Muğla’da  kanser tedavisi gördüğü hastanede yaşama gözlerini yumdu.

Akyaka?nın bugünkü mimarisinde önemli rol oynayan Çakırhan, mimar olmadığı halde 1980?li yılların başında yaptırdığı Uluslararası Ağa Han Mimarlık Ödülü aldığı Ula mimarisi tarzındaki evi.

Daha Çok Onlar Yaşamalıydı

Onları hep birer birer
Tanıyorum,
Onlarla yan yana,
Boyanamadığım diye kana
Kendi kendimden utanıyorum.

Daha çok onlar yaşamalıydı,
Daha çok onlar haketmişlerdi bunu.
Daha çok onlar bilirlerdi
Yaşamanın ne olduğunu.
Ben onlardan öğrendim
Sevmeyi sevilmeği,
Bana onlar öğrettiler
Dostu dost düşmanı düşman bilmeyi
Kafamı onlar yoğurdular.
Orada yepyeni
Taptaze
Gıcır gıcır bir alemi
İlk önce onlar kurdular.
O topraklarda ayrı gayrı bilinmez.
O topraklarda hep el ele tutulmuştur,
O topraklarda dert unutulmuştur;
Burcu burcu ekmek kokan baharda,
Ağız dolusu gülünür o topraklarda.

Daha çok onlar yaşamalıydı,
Daha çok onlar haketmişlerdi bunu;
Daha çok onlar bilirlerdi
Yaşamanın ne olduğunu.
Kavgam onların adıyla anılılır.
Onlar öyle aç,
Öyle çıplak
sanılır
Ama;
İlk önce onlar
altettiler yokluğu,
Onlar tattılar,
İlk önce asıl tokluğu.
Daha çok onlar yaşamalıydı.
Daha çok onlar haketmişlerdi bunu;
Daha çok onlar bilirlerdi
Yaşamanın ne olduğunu.
Nail V. Çakırhan

Kaynaklar:
http://haber.sol.org.tr/kultur_sanat_spor/4820.html
http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=38707
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=102294&cat=190&dt=2008/10/12
http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&hn=10228

Yorum yapın

Daha fazla Biyografiler
Mihail Mihayloviç Zoşçenko ‘nun Hayatı

29 Temmuz 1894 yılında St. Peterburg?da sanatçı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Mihail Mihailoviç Zoşçenko (?????? ?????????? ???????), XX.yüzyıl...

Kapat