Nazım Hikmet: “Stalin’e saygım tam, ama insan kendi düşünmeli! Artık biz kendimiz düşüneceğiz!”

nazim1953 yılının Mart ayında, kalp krizinin ardından “Barviha” sanatoryumunda yattığını anlatmıştın bana. Stalin’in hastalanmasını ve ardından ölümünü, itinayla saklamışlar senden. Kötü haberin sağlığını olumsuz yönde etkileyeceğinden endişelenmişler.

Günler geçmiş, doktorlar kontrolleri dışında haberi alabileceğin endişesiyle, tıbbi müdahalede bulunabilecekleri bir ortamda sana bunu söylemeye karar vermişler. Görevin sorumlusu Simonov’muş.

İlk tepkin korkunç olmuş, donup kalmışsın. Birkaç dakika konuşamamışsın. Gözlerinde yaşlar belirmiş. Perişan bir halde sormuş Simonov:

“Nasıl yaşayacağız bundan sonra? O, bizim yerimize de düşünüyordu.”

“Ne?!,” diye tekrarlamasını istemişsin sen.

“Bizim için düşünüyordu!”

Ve sen birden gülmeye başlamışsın… Önce yavaş, sonra şiddeti artan kahkahalarla…

Simonov sinir krizi geçirdiğini düşünerek çok korkmuş. Kapıyı açıp ellerinde şırıngalarla bekleyen doktor ve hemşireleri içeri çağırmış hemen. Hepsi birden etrafını sardığında, bir şeyin olmadığını açıklamaya çalışmışsın onlara.

“Artık biz kendimiz düşüneceğiz! Kendimiz! Kendi kendimizi! Stalin’e saygım tam, ama insan kendi düşünmeli!” diye bağırıp sana uzanan şırıngalardan kurtulmaya çalışmışsın.

Komünistlerin çoğu gibi sen de inanmıştın Stalin’e. Tahtan inişini üzüntüyle izlemiştin. Ancak sonunda Kasım 1962’de şu dizeleri yazdın:

taştandı tunçtandı alçıdandı kâattandı iki santimden yedi metreye kadar

taştan tunçtan alçıdan ve kâattan çizmeleri dibindeydik şehrin bütün meydanlarında

parklarda ağaçlarımızın üstündeydi taştan tunçtan alçıdan ve kâattan gölgesi

taştan tunçtan alçıdan ve kâattan bıyıkları lokantalarda içindeydi çorbamızın

odalarımızda taştan tunçtan alçıdan ve kâattan gözleri önündeydik

yok oldu bir sabah

yok oldu çizmesi meydanlardan

gölgesi ağaçlarımızın üstünden

çorbamızdan bıyığı

odalarımızdan gözleri

ve kalktı göğsümüzden baskısı binlerce ton taşın tuncun alçının ve kâadın.

VERA TULYAKOVA HİKMET
Bahtiyar Ol Nâzım
DERLEYEN: ANNA STEPANOVA
RUSÇA’DAN ÇEVİREN: HÜLYA ARSLAN
ANI
YAPI KREDİ YAYINLARI

sayfa 300-301

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here