Nikâh dairesine gidişimizi anımsıyorum. Taksiye binmiştik. Yanımızda dostumuz Tosya vardı. Nikâh dairesine vardığımızda Tosya ile ben binaya doğru ilerlerken sen taksinin parasını ödemek için kalmıştın. Arkamızdan yetiştiğinde kahkahalarla gülüyordun.
Vera Tulyakova
Nazım Hikmet: “Stalin’e saygım tam, ama insan kendi düşünmeli! Artık biz kendimiz düşüneceğiz!”
Manevi kızı, Nâzım Hikmet’i anlattı: “Her somut ânı, sonuna kadar yaşardı”
65 yıl önce şair Nâzım Hikmet Türkiye’den kaçtı, Sovyetler Birliği ise onun ikinci vatanı oldu. “Türklerin Puşkin’i” olarak isimlendirilen bu romantik insanın gelişmiş sosyalizmin ülkesinde nasıl yaşadığını, Moskova Tiyatro Sanatı Enstitüsü’nden, şairin manevi kızı Prof. Anna Stepanova anlattı.
Vera, cenaze törenime gelme. Ürkersin, kötü olursun. Ne diye ölülerin yüzünü açık bırakıyorlar ki sizde? – Nazım Hikmet
Nazım Hikmet: “Moskova’da yazarların cenaze törenleri nerede yapılıyor?”
Vera Tulyakova: “Veda merasimi mi? Edebiyatçılar Evi’nde.”
Nazım Hikmet: “Beni de oraya götürecekler desene. Sen gelme Verusya. Beni görmeni istemiyorum. Ne diye ölülerin yüzünü açık bırakıyorlar ki sizde? Vahşilik! Sen ürkersin, kötü olursun. Âdet diye bakıp acı çekersin. Sonra o ölü surat peşini bırakmaz senin, aramıza girer…
Vera Tulyakova neden Nazım Hikmet’in mirasından vazgeçti?
Dünyaca ünlü Türk şairi Nazım Hikmet’in eşinin Vera Tulyakova’nın Nazım’ın mirasından neden vazgeçtiği ortaya çıktı. Vera’nın ilk eşinden olan kızı Anna Stepanova internette sosyal ağ sayfasında Nazım’ın ölümünden sonra miras konusuyla ilgili önemli hatıralarını paylaştı.
Anna dul kalan annesinin kimseyle konuşmak istemediğini ifade etti. Çok güzel olduğu için erkeklerin Vera’nın peşini bırakmadığını anlatan Anna, “Annem ise onun (Nazım) adımlarını odada duyduğunu söylüyordu. O her zaman onunla birlikte idi.” dedi.
Nâzım Hikmet?in senaryosunu yazdığı 2 çizgi film gün ışığına çıktı.
SSCB çizgi film stüdyosu Soyuzmultfilm?de redaktör olarak çalışan Vera Tulyakova?nın başka bir çizgi film hakkında danışmanlık almak için ziyaret ettiği Nâzım Hikmet ?Neden benden de bir senaryo istemiyorsunuz?? diye sorar ve ertesi gün akşama doğru elinde ?Sevdalı Bulut? çizgi filminin senaryosuyla stüdyoya gelir. Vera ile Nâzım?ın büyük aşkı da işte böyle başlar. Yapı Kredi Yayınları?ndan çıkan M. Melih Güneş?in Rusya?daki bazı arşivleri inceleyerek hazırladığı Hanene Huzur Dolsun Sevdalı Bulut kitabı ve bu kitapla birlikte Türkiye?de ilk kez yayımlanacak olan Hanene Huzur Dolsun ve Sevdalı Bulut çizgi filmleriyle Nâzım Hikmet külliyatındaki belki de en önemli eksiklerden biri giderilmiş oluyor.
Vera Tulyakova Nazım Hikmet’i anlatıyor.
Nâzım son eşi Vera Tulyakova Nazım’ı anlatıyor
Nâzım’ın bir özdileği vardı. İnsanlar nasıl iyi şeylere çabuk alışıyorsa kötü şeylere daha çabuk alışıyorlar diyordu. Kuyruklara alışıyorlar, eksiklere alışıyorlar. Bürokratlar siyah arabalarla dolaşırken halktan insanlar saatlerce otobüs bekleyip soğuk kış günlerinde üşüyor.
İşte Nâzım bunlara hiç alışamıyordu. Bütün bunları sanki ilk kez görmüş gibi oluyordu her gün. Ben, sistemin bir ürünüydüm Bense o sistemin bir ürünüydüm. Bazan kızsam da her şey normal geliyordu bana. Ayrıca, böyle yaşamaya alışmıştım.
Bu Şehir Güzelse Senin Yüzünden (Nazım Hikmet’ten Vera Tulyakova’ya Kartpostallar) – Nazım Hikmet Ran
Nâzım Hikmet’in Vera’ya yolladığı kartpostallar ve yayınlanmamış bir şiiri Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.
Nâzım Hikmet ve Vera Tulyakova 1955?te tanışmalarının ardından Ocak 1960?ta birlikte yaşamaya başlarlar. Bu süreç içinde Nâzım Hikmet, Vera Tulyakova?ya seyahat ettiği şehirlerden telgraflar ve posta kartları da gönderir. Vera Tulyakova Hikmet?in arşivinde ilk çalışmaları başlatan, Nâzım Hikmet?in edebî asistanı ve nikâhlarının tanığı Antonina Sverçevskaya?nın (Tosya olarak bilinir) dikkatini çeken ve ?Rusça yazım hataları nedeniyle daha da sevimlileştiğini? belirttiği kartpostallar