Nişantaşı Teneke Mahallesi (Teneke Mahalle Yoksulluğundan Orta Sınıf Yerleşimine) – Egemen Yılgür

Yanı başında yükselen Nişantaşı’nın konak ve apartmanları nasıl görkemli bir zenginliği yansıttıysa, Teneke Mahallesi’nin kulübeleri de aynı ölçüde görkemli bir yoksulluğa ev sahipliği yapmıştır. 19. yüzyılın sonunda kurulan ve 1980’lerin ortalarında yaşanan büyük dönüşüm sonucu ortadan kalkan bu mahalle, en temel ihtiyaçlarını dahi güçlükle karşılayabilen yoksul hanelerin yaşam alanı olmuştur.

Egemen Yılgür, etnik ve sosyal yapısını 1950’lere kadar muhafaza eden mahalle sakinleriyle yaptığı görüşmeleri temel alarak, mahallenin farklı etnik gruplarına dönük önyargılara, 1950 sonrasındaki göçle karmaşıklaşan nüfus yapısına, yoksulluğun etnik ayrımları ortadan kaldıran birleştirici etkisine dair çarpıcı bir tablo sunuyor. Yılgür’ün yaptığı araştırma mandıracılık, bostancılık, arabacılık, hurdacılık, leblebicilik, düğün müzisyenliği, sepetçilik, kalaycılık, kürdancılık, ölü yıkayıcılık, şerbetçilik, karaborsa bilet satışı, yanmış kömür toplama, yoğurtçuluk, iple diş çekme, seyyar berberlik, kurşunculuk, halk hekimliği gibi enformel sektörden işler ya da fabrika işçiliği yapan mahalle sakinlerinin kendine özgü yoksulluk biçimini, yani “teneke mahalle yoksulluğu”nu farklı yönleriyle ele alıyor.

“Nişantaşılılaşma” sürecinde en alt gelir grubunda yer alan mahalle sakinlerinin mahalleden ayrılmak zorunda kalmasıyla gelen çözülmeyi ve yabancılaşmayı da inceleyen bu çalışma, idari mekanizmaların devreye girmediği bir kentsel dönüşüm sürecinin bile ne denli “yıkıcı” olabileceğini gösteriyor. (Tanıtım Bülteninden)

Bilmediğimiz Nişantaşı – Dilek Kösedağı
(12.11.2012, Radikal Kitap Eki)
Nişantaşı?nın kıyısındaki Teneke Mahallesi, rahibelerinin korumasında farklı etnik gruplardan oluşmuş bir mahalleydi. 1980?lerin ortalarında yaşanan büyük dönüşüm sonucu ortadan kalkana dek…
Nişantaşı?nın bilmediğimiz bir yönünü anlatan Egemen Yılgür, Nişantaşı Teneke Mahallesi: Marjinal Yoksulluktan Orta Sınıf Yerleşimine başlıklı tezini kitap haline getirdi. Yılgür, kitabında, Teneke Mahallesi?ni sosyolojik bir yaklaşımla anlatıyor. Etnik ve sosyal yapısını 1950?lere kadar muhafaza eden mahallenin tarihini sakinleriyle görüşerek iyi bir sözlü tarih araştırılmasıyla yeniden sunan Yılgür, görüştüğü kişilerden ve farklı kaynaklardan temin ettiği fotoğraflarla mahalleyi ve mahallelinin yoksulluğunu gözler önüne seriyor. Şimdiki ?soylu? ve ?zengin? imajını, her evin önündeki benzer araçlarla bağdaştıran yazar, değişmeyen dönemin ve şimdinin ?kent yoksulluğu?nun iyi bir analizini sunuyor. Genel yaşam biçimi, mahalle sakinlerinin faaliyette bulundukları işkolları, genel etnik yapı, sosyal hayat ve iş hayatı ve yaşam koşulları üzerinden anlatıyor.

Adını mahalledeki evlerin inşasında kullanılan tenekeden alan Teneke Mahallesi, 20?nci yüzyılın ikinci yarısında, özellikle büyük şehirlerde başlayan apartmanlaşma furyasının öznesi oldu. 1980?lerin ortalarında yaşanan büyük dönüşüm sonucu ortadan kalkan bu mahalle, en temel ihtiyaçlarını dahi güçlükle karşılayabilen yoksul hanelerin yaşam alanı olmuş. Araştırma, nüfus yoğunluğunun etnik yapısına da bağlı olarak ortaya çıkan kısıtlı çalışma alanları, çok da alışık olunmayan meslek grupları ve konut biçimlerinin ortaya çıktığını da gösteriyor. Kent araştırmacılarına göre hemen her ilde olan Teneke Mahallelerinin etnik yapısını çingeneler oluşturuyor.

Teneke Mahallesi, teneke kulübeler, yaşanan açlık ve ?marjinalleşen? işkolları nedeniyle yazarın deyişiyle ?görkemli bir yoksulluğa? ev sahipliği yapıyordu. Yazar, fotoğraflarla desteklediği araştırmasında, mahalledeki yoksulluğu gazoz şişelerini keserek bardak yerine kullandıkları, toplanan yanmış kömürleri mangalda yeniden yakarak ısındıklarıyla da somutlaştırıyor. Birçok yoksul mahallenin ortak özelliği olan bakkaldan, kasaptan yapılan gramlık alışverişle gündelik hayatlarını devam ettirenlerin mahallesiydi aynı zamanda Teneke Mahallesi. ?Tenekeliler? ölü yıkayıcılığı, arabacılık, iple diş dikme, sepetçilik, mandıracılık, hurdacılık, leblebicilik, kürdancılık, kurşunculuk, yorgancılık, düğün müzisyenliği, seyyar berberlik gibi kayıt dışı işlerde çalıştı. Biraz daha şanslı olanlar civardaki hastane ve okulların temizliğine baktı. Mahallenin kadınları Nişantaşı?ndaki konaklara ve apartmanlara ev işlerine gitti.

İlk sürgün değildi son da olmadı
Aynı zamanda İstanbul?da bir mahallenin yakın tarihteki değişimini anlatan araştırma, 6-7 Eylül olaylarının Nişantaşı civarındaki yansımalarına değiniyor ve 1935?de Suat Derviş?in Cumhuriyet gazetesinde çıkan ilk yazılı kaynaklarından birini oluşturuyor. Son yıllarda Sulukule?de yaşanan sürgünle dikkat çeken çingene mahallelerinin tasviyesi formel adıyla ?kentsel dönüşüm? Teneke Mahallesi örneğinde görüldüğü gibi çingenelerin ilk sürgünü olmadığı gibi son sürgünü de olmadı. Enformel sektörlerde nitelikli işler bulamayan kentin zengin bölgelerinin hemen yanı başında yer alan mahallelerin paydası marjinalleşen (ölü yıkayıcılık, seyyar berberlik) işkollarına kaymaları ve yoksulluk konusunda birleşiyordu. Teneke Mahallesi?nde yaşanan yoksulluğun en büyük göstergesi ise; mahalleye ismini veren konutların inşasındaki tenekelerdi. Gaz tenekelerinin parçaları ve tahta parçalarının birbirine çakılarak inşa edilen bu evler, yoksulluğun en somut göstergesiydi.

Kitabın Künyesi
Nişantaşı Teneke Mahallesi
(Teneke Mahalle Yoksulluğundan Orta Sınıf Yerleşimine)
Egemen Yılgür
İletişim Yayınevi / Araştırma-İnceleme Dizisi
Ekim 2012
216 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme, Politika, Sosyoloji
Kapitalizmin Ekolojik Sorunları – Temel Demirer

"Kapitalizmin suçları; işkenceden, sömürüden, insanların işsiz ve umutsuz bir yaşama mahkûm edilmesinden, aşağılanmasından, ulusların baskı altında tutulmasından ve hatta soykırımdan...

Kapat