Ömre bedel kitap kokusu – Elif Şahin Hamidi

Kitap kokusuna bayılırım. Onları öpüp koklar, sarıp sarmalarım. Bayramlık giysilerini koynuna alıp sarılarak uyuyan çocuğun mutluluğunu duyumsayarak, kitabımı yastığımın altına koyup uyurum. Öte yandan kitaplığıma uzanan ellerden ödüm patlar. Zaman içerisinde edindiğim acı tecrübelere dayanarak kitaplarımı kimseyle paylaşmam. Benim gibi kitaplarını asla ödünç vermeyenler var, biliyorum. Ama eline aldığı kitabı hemen burnuna götüren tek ben değilmişim. Deneyimli gazeteci Mustafa Kemal Erdemol da ömre bedel o kitap kokusuna tutkun olanlardanmış meğer. Sağlıklı bir burnun kitap kokusuna kayıtsız kalamayacağını düşünen, eline aldığı her kitabı derin derin soluyarak koklamaktan hiç vazgeçmeyen Erdemol, çok küçük yaşlarda başlayan bu tutkusunu “Kitap Kokusu” isimli kitapta dillendirmiş. danmış. Kitabın başında Vedat Türkali’nin “Senden başka kitap koklayan görmedim daha önce” dediğini söylüyor Erdemol. Ve şöyle devam ediyor: “Vedat Ağabey duymadığına, kitap kokladığımı gören arkadaşlarım da garip bulduklarına göre, çok az kimsede olan bir tutkum var demek ki. Oysa bana çok doğal gelen bir durum bu. Sağlıklı bir burnun kitap kokusuna kayıtsız kalabileceğini hiç düşünmemişimdir çünkü. Garip bulunsa da elime aldığım bir kitabı derin derin soluyarak koklamaktan hiç mi hiç vazgeçmedim bugüne kadar.”

 

Kâğıt-mürekkep karışımı kokuyla ilk buluşma

“Kitaplar hakkında yazılmış kitaplar” ufuk açıcı, yol gösterici, ilham vericidir. Alberto Manguel’in “Okumanın Tarihi” isimli kitabı da bunlardan biri. Erdemol, Manguel’in bu kitabından ilham alarak, iyi okur olma yolunda, okuma serüveninin başından beri biriktirdiklerini “Kitap Kokusu”nda bir araya getirmiş. Dolayısıyla otobiyografik özellikler taşıyan bir kitapla hemhal olduğumuzu söylemeliyim. Erdemol, çok küçük yaşlarda eline kitaptan önce gazete almış aslında. Yani yazılı kâğıtla ilk teması, kâğıt-mürekkep karışımı kokuyla ilk buluşması gazeteyle olmuş. Çünkü memur olan babası her akşam en az üç gazeteyle eve gelir, evin tek çocuğu olan Erdemol annesine gazete okurmuş. Burnuna dolan kokusu yüzünden gazeteyi elinden bırakmak istemezmiş. Ardından dergi ve kitap kokusuyla tanışmış. Erdemol, içindekilerin ne olduğu konusunda en ufak bir düşüncesi olmadan, sadece kokusu hoşuna gittiğinden kitabı, dergiyi sevmenin bir çocuk için şans olduğunu düşündüğünü belirtiyor ve şöyle diyor: “Çünkü o yaşlarda bir çocuğun dikkatini kitaptan çok daha fazla çekecek ilginç şeyler vardır. Kitap, dışarıya açık çocuk ruhunu kolay zapt edemez önceleri. Bu buluşma, kitabın içeriğindeki sürükleyicilikle birleşince çocuk kitap dünyasına kazandırılmıştır artık.” Erdemol’un kitapla buluşması içinse kimsenin özel bir çaba harcamasına gerek kalmamış, çünkü sadece kokusunu sevip eline aldığı kitaplarla bunu kendisi gerçekleştirmiş.

 

“Parasızlık yazarın başının belası”

Hem Doğu’dan hem Batı’dan hem de Türkiye’den örnekler sunulan bu kitapta, Erdemol’un üzerinde iz bırakan kitapların yanı sıra yazarken çokça zorlanan, eleştirilmekten ödü kopan, okumaktan hiç hazzetmeyen, yazmaya küsen, kitap tutkusu yüzünden kör olan ya da doğuştan kör olup okumaktan hiç vazgeçmeyen yazarlara/bilim insanlarına/filozoflara ve bunların tuhaf ritüellerine, takıntılarına, alışkanlıklarına, çocukluk yıllarına, mutlu/mutsuz evliliklerine, hatta işledikleri suçlara tanıklık ediyoruz. Öte yandan bazı kitapların doğum hikâyelerini merakla okuyor, yok olup giden kitaplar, kütüphaneler ve yazdıkları yüzünden katli vacip görülenler için derin bir üzüntü duyuyoruz. Kitapta adı geçen pek çok yazarın, bilim insanının ve filozofun ortak noktası ya da yazgısı diyebileceğim şey ise “parasızlık”. Erdemol, “Parasızlık yazarın başının belası olmuştur her zaman” diyor. Bu dertten mustarip birçok isim var: Balzac, Marx, Dostoyevski, Alexandre Dumas, Rainer Maria Rilke inanılmaz fakirlik çekenlerden birkaçı. Erdemol’un altını çizdiği üzere yazarın kütüphanesinden başka kaybedecek başka hazinesi yok. Yazar, borçlarla boğuştuğunda öncelikle el konulan şey de kütüphanesi oluyor ne yazık ki. Yani zor zamanlarda kitap, para yerine de kullanılıyormuş bir vakitler. Bir başka deyişle kitabın para ettiği de oluyormuş. Can Yayınları’nın “Kırkmerak” dizinden çıkan “Kitap Kokusu” edebiyat severleri şaşırtacak daha pek çok detayla dolu. Kütüphanenizde ona mutlaka yer açın.

Elif Şahin Hamidi (elif.sahin@gmail.com)

Kitap Kokusu
Mustafa Kemal Erdemol
Can Yayınları, 2019, 318 sayfa

 

NOT: Bu yazı, 4 Temmuz 2019 tarihli Cumhuriyet Kitap Eki’nde yayımlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here