Örgütlü Edebiyat: Okur Grupları – Elif Şahin Hamidi

kütüphaneOkumak da yazmak gibi daha ziyade bireysel bir eylem. Ancak son zamanlarda giderek sayıları artan okur grupları/okuma grupları ya da kitap kulüpleri toplu halde de okuma yapılabileceğini, edebiyatla hemhal olunabileceğini gösteriyor. Belki çoğu birbirini hiç tanımayan birtakım insanlar bir araya geliyor, aynı anda kitaplar okuyor, şehir şehir örgütleniyor… Üstelik yazarları imzalara-söyleşilere çağırıyorlar ve o söyleşilere, davet edilen yazarın kitaplarını mutlaka okuyarak gidiyorlar. Sözün özü, edebiyatla örgütleniyor insanlar; edebiyat insanları birleştiriyor. Batı’da yaygın bir oluşum olan okur grupları/okuma grupları Türkiye’de yeni yeni filizlense de giderek çoğalıyor. Peki ama neyin nesidir bu gruplar? Herhangi bir güncel/siyasi mesele olmadan kimi insanları bir araya getiren nedir; neden böylesine adanmış durumdalar bu işlere? Acaba bu işin yakın gelecekte daha da büyüyüp gelişmesi olası mıdır? Bu sorulara cevap bulmak adına birkaç okur grubuyla görüştük ve bu grupları daha yakından tanımaya çalıştık…

“YAYINEVLERİ KAYITSIZ KALDI”

“Okurlar bir yandan öteki okurların bakış açılarını dinlemiş oluyor, bir yandan da yazar ya da çevirmenin verdiği bilgilerle zenginleşiyor. Yazara ya da çevirmene gelince, onlar da kitabın okurlar tarafından algılanış şeklini görüyor.”

AYDIN ERGİL

Ekin Yazın Dostları’nın kurucularından

2006’da yakın çevremizde kitap okuduğunu bildiğimiz dostlarımızla birlikte bir okur grubu kurduk. Oluşuma tüm ekin alanlarını da ekleyebilmek için adını Eki (Kültür) Yazın (Edebiyat) Dostları koyduk. Ekin Yazın Dostları’nın bugün itibarıyla İstanbul’da beş, Ankara’da iki, İzmir’de iki, Karadeniz Ereğli, Antalya ve Marmaris’te birer okur grubu var. Bir grupta en az on kişi, en çok otuz kişi olabiliyor; sayı yükselirse yeni grup açılıyor.

Gruplarda roman, öykü ya da anı türünden kitaplar okunuyor. Her kitap tartışma grubu, ayda bir kez bir araya geliyor. Kitabın yazarı ya da çevirmeni de toplantıya çağırılıyor. Grubun her üyesi, toplantıda kitapla ilgili izlenim ve yorumlarını dile getiriyor, yazar ya da çevirmen de okurların sorularını yanıtlamaya çalışıyor.

İstanbul gruplarımız üç yurtdışı, bir de yurtiçi gezisi düzenleyerek kitap toplantılarını daha da zevkli hale getirdi. İlk düzenlenen gezi, 2013’te, Pascal Mercier’nin “Lizbon’a Gece Treni” kitabının Paris-Lizbon treninde tartışıldığı Paris ve Lizbon gezisi oldu. Grup, Paris’te önemli müze ve mekânları gezdi, tren ile Lizbon’a gitti. Orada José Saramago Vakfı’nda yazarın “Körlük” ve “Görmek” adlı kitaplarını Portekizli okurlarla tartıştı; Portekiz’in ilginç yerleşim merkezlerini gezdi.

Grubun ikinci yurtdışı gezisi, 2014’te, James Joyce’un “Ulysses” romanının anıldığı “Bloomsday” gününe katılım için Dublin’e oldu.

Romandaki olayların tümü 16 Haziran 1904’te geçer. Grup Belfast’a ve birçok İrlanda kentine giderek İrlanda’nın coğrafi ve toplumsal yapısı konularında da geniş bilgi sahibi oldu. Grup aynı yıl, Alper Akçam’ın “Masalsı” romanının geçtiği yerleri gezmek, romanda anılan kişilerle tanışmak için Kars’a ve Ardahan’a gitti, çevredeki önemli tarihi yerleri gezdi. Bu gezilere katılanların izlenim ve anılarından oluşan metin ve fotoğraflar üç ayrı kitapta yayımlandı. 2015’te de Stendhal’in “Parma Manastırı” romanında anılan mekânlar gezilecek; Kuzey İtalya ve Güney İsviçre turları gerçekleştirilecek.

Ekin Yazın Dostları’nın bir başka etkinlik alanı da tiyatro. Tiyatro tartışma platformu 2008’den bu yana önceden belirlenen oyunları izliyor, düzenlenen toplantılarda onları tartışıyor. 2013’ten bu yana da tiyatro ödülleri veriyor.

Bir başka etkinlik alanımız da felsefe. Grup, önceden belirlenen kitap ve metinleri okuyarak iki ayda bir farklı bir felsefe konusunu tartışıyor.

Ekin Yazın Dostları 2008’den bu yana Tüyap İstanbul Kitap Fuarları’nda, 2014’den bu yana da Tüyap İzmir Kitap Fuarları’nda stand kuruyor, fuarlarda imza günleri, söyleşi ve paneller düzenliyor. Grubun kitap okurlarının ve tiyatro platformunun etkinliklerini duyuran iki de internet sitesi var. Ekin Yazın Dostları’na katılmak için tek koşul var; o da her ay belirlenen kitabı okuyarak toplantıya katılmak. Gruplara üyelik ücretsiz ve herkese açık. Kitap okurları, grubu internet üzerinde ve kitap fuarlarında bularak katılabiliyor.

Yayınevlerinin yöneticileri bugüne değin okur gruplarına kayıtsız kaldılar. Oysa okur gruplarının görüşleri onlar ve yazarlar için büyük yararlar sağlayabilir. Kitapların izinde geziler konusunda yayınevleriyle ortak projeler üretilebilir. Gazetelerin kitap ekleri de sayfalarında okur gruplarına, bu gruplarda okunmakta olan kitaplara hiç yer vermediler. Oysa okur gruplarıyla ilgili haberler, okurları bir gruba katılmaları yönünde heveslendirebilir. Okur gruplarının gelişimi yalnızca okuma düzeyini yükseltmekle kalmaz kitapların daha fazla okurla buluşması işlevini de görür.

Ekin Yazın Dostları’nın internet siteleri:

Kitap: http://ekinyazin.wordpress.com/ ya da http://ekinyazindostlari.com/

Tiyatro: http://ekinyazint.wordpress.com/

KİTAPA HAK ETTİĞİ ZAMANI VERMEK İSTEDİK.

“Kitap kulüpleri Batı’da oturmuş.

Çoğu kitap, tartışma sorularıyla birlikte yayınlanmaya başladı. Türkiye’de de bu tip gelişmeler olacaktır diye düşünüyoruz. Kitapçıların, bizleri ağırlayabilecekleri ortamlar sunmalarını umuyoruz. Bir hayal kurmak gerekirse; mahalle kütüphanelerinin hayalini kurabiliriz.”

ZEYNEP BAŞARAN

Kitap Bahane Kulübü üyesi

Hepimiz okumaya meraklı, daha dikkatli okumalarla bir kitaptan alınabilecek tadın artacağını düşünen, beğendiği bir kitap hakkında birileriyle tartışma ihtiyacı hisseden kişileriz. Gündelik hayhuy içinde, kitaba hak ettiği zamanı, daha özenli verebileceğimiz bir alan açmak istedik hayatımızda. Başta birkaç kişiydik. Sonra herkes kendi çevresinden, kitap okumayı seven arkadaşlarını ekledi. Herkes her buluşmaya gelemese de, çoğumuz buluşmaları kaçırmamaya çalışıyoruz. Genellikle sakin lokanta veya kafelerde, akşamları buluşuyoruz.

Buluşmalara herkes, kitabı okurken kafasına takılan, açığa kavuşturmak istediği noktaları düşünerek geliyor. En etkilendiğimiz bölümlerin de üzerinden geçebiliyoruz. Her birimiz gruba sorulacak en az bir soru düşünüyoruz. Ayrıca herkes buluşmaya bir sonraki tur için birkaç kitap önerisiyle geliyor. Seçilmiş kitabın değerlendirilmesi kadar, bir sonraki kitabın seçimine de epey zaman ayırıyoruz. Hepimizin zevkleri de farklı. Dolayısıyla normalde okumayacağımız kitapları okumak ve farklı görüşleri duymak doyurucu oluyor. Hele başkası tarafından önerilen bir kitap, tüm beklentilerini aşan, çok beğendiğin bir kitaba dönüşürse, bu durumun keyfi daha da başka!

İnsan beğendiği bir kitabı, başkalarıyla tartıştığında, kitap daha derin bir iz bırakıyor. Önümüzdeki sonbahardan itibaren, kimi kitaplar üzerine konuşurken edebiyat hocalarıyla bir araya gelmeyi hedefliyoruz.

GRUPLAR ETKİN BİR OKUMA SAĞLIYOR

“Amacımız daha fazla, daha nitelikli ve daha çeşitli okuma yapmak. Sadece polisiye ya da bestseller okuyan biri olmaktansa, şiiri, yeraltı edebiyatını, klasikleri okuma serüvenimize eklemek. Başlangıçta hiç yerli yazarlarımızdan okumamış olanlarımız bile vardı aramızda. Ama artık Türk yazar okumadım diyenimiz yok.”

PEYMAN ÜNALSIN

Ayşe’nin Kitap Kulübü üyesi

Günlük hayat meşgaleleri insanlara zamanın gerisinde kaldıklarını hissettiriyor. Pek çoğumuz çalınmış zamanlarda kitap okuyoruz. Bizler gibi bir kulüp çatısı altında ya da bir örgüt çerçevesinde gerçekleştirilen toplu okumalar, olayı zenginleştirdiği gibi daha zevkli, daha etkin, daha yapıcı kılıyor.

Gruptan geri kalmamak için daha sistematik ve daha fazla okuyorsun. Öğrenirken eğleniyorsun.

“Ayşe’nin Kitap Kulübü” üyeleri olarak, grubumuzun kuruluşundan bu yana, her ay bir kitap sunucusu olsun diye karar aldık. O kitap sunucusunun seçeceği bir kitap tüm üyeler tarafından okunuyor, kitapla ve tabii yazarıyla ilgili araştırmalar yapılıyor. Çalışan insanlar olduğumuz için akşam iş çıkış saatinden sonra toplanıyoruz. Sunucu, gecenin tüm organizasyonunu üstleniyor; sunumun yapılacağı mekân, yemek organizasyonu, sunum için gerekli olan materyaller, bazen hayal dünyamızı geliştirecek kitapla ilintili çeşitli aktiviteler ve geceyi hatırlatacak minik hediyeler. Toplantı akşamı da önce yemeğimizi yiyoruz, genel sohbetlerimizi yapıp, ardından kitabımızı konuşmaya başlıyoruz. Bazen kitapla ilgili konuklarımız da toplantılarımıza ayrı bir renk ve tat katıyor.

Bazı gruplar, sadece okumakla ve kendi aralarında tartışmakla, yazarı, kitabı daha iyi anlamakla kalmayıp, bunları grup dışındaki diğer okurlara da aktarmak isteyebilirler. Kurdukları bloglarla da kendi okuma tecrübelerini paylaşırlar. Böylelikle diğer okurlara da yeni ufuklar açılmış olur.

Bu işler daha da büyür mü? Neden olmasın? En azından yerli yazarlarımızın yeni çıkan kitaplarının tanıtımlarında yayınevleri veya yazarın kendi iletişim sorumlusu kitap gruplarından destek alabilirler. Ferit Edgü-Tezer Özlü mektuplaşmalarında, her iki yazarın da ortak düşüncesi, kitapları hakkında en iyi yorumları, dikkatli okurlarının yaptığı yönünde değil midir?

Blog adresi:
http://ayseninkitapkulubu.blogspot.com.tr

Facebook sayfası:
https://www.facebook.com/pages/Aysenin-Kitap-Kulubu/10150090393245632

Mail adresi:
ayseninkitapkulubu@gmail.com

OKURLARIN STK’SI OKUMA GRUPLARI

“İnsanlar bir arada olmayı seviyor. Araç kitap olunca çok güzel bağlar da yakalanabiliyor. İnsanların umuda, sözcüklere ve yine insanlara ihtiyacı var. Adanmış durumdalar; çünkü bir çıkarları yok, gönüllülük esasıyla ilerleyen, büyüyen oluşumlar bunlar. Sosyal paylaşım siteleri üzerinden örgütleniliyor.”

KADİR AYDEMİR

Yitik Ülke Kitap Okuma Grubu Kurucusu

Kitap okuma grupları, sosyal paylaşım siteleri üzerinde bir araya gelen insanların STK’sı gibi bir şey.

Oldukça renkli ve nitelikli gruplar da var, popüler kültür dışında okuma yapmayan gruplar da. Aslına bakarsanız bu grupların temeli bir arkadaşlık bağı; birbirini hiç görmemiş ya da düzenli olarak gören insanların oluşumu. Yeni zamanların sosyalleşme araçlarından da biri. Yitik Ülke Yayınları’nın da bir kitap okuma grubu var. Çok nadir bir araya geliyoruz fakat bizim durum biraz farklı; herkes aynı anda alternatif bir kitabı okuyor, genç bir yazar ya da ilk eserlere öncelik verip onları destekliyoruz. Adı bilinen, çok satan, popüler yazarları zaten herkes biliyor.

Instagram, Twitter ve Facebook sitelerinde bir araya geliniyor ve belirlenen bir hashtag kullanılıyor. Bizim, Yitik Ülke Kitap Okuma Grubumuz #YitikÜlkeKitapOkumaGrubu etiketini kullanıyor. Bir Facebook sayfamız var, orada bir araya gelip yazışıyor; buluşma yer/zamanını hep beraber ayarlıyoruz. Bir araya gelip hem merhaba diyoruz hem de hep beraber yeni kitaplar seçiyoruz. Oldukça neşeli bir gün oluyor. Kitap okuyan insanın özlemi daha güzel, daha yeşil, daha çağdaş ve yaşanası bir dünyadır. Kitap okuma gruplarına katılanların eğitim düzeyi oldukça yüksek, adeta birer kitap kurdu hepsi. Ve bu insanların kitap okumak ve paylaşmak dışında bir amaçları olduğunu sanıyorum.

Sosyal medya artık önemli bir güç. Hayatı değiştirebilen dinamik bir yapıya, oldukça yüksek bir yayılma gücüne, hıza sahip. Kitap okuma grupları aynı zamanda yeni okurlar da yetiştiriyor. İnsanlara düzenli kitap okuma disiplini kazandırıyor. Bu gruplar daha da büyüyebilir, yayılabilir, iyi de olur. Sektörün önemli bir parçası olacaklarını sanmam, fakat kitap dünyasına katkıları var elbette ve bu önemli. Özellikle yeni yazarlar için can suyu veriyor okuma grupları. Bir anda 30-40 kitabın okunması moral verici bir şey. Okunan kitaplar sosyal medya üzerinde fotoğraflanıp paylaşılıyor ve zincirleme bir reaksiyon meydana geliyor. Kitaba, okumaya dair her şey kitap okuma kültürünü geliştirir. Umarım daha nitelikli işler de yapılır.

SEKİZ KİŞİYDİK ON BİN OLDUK

“Türkiye’nin yazarlarının, yayınevlerinin bir birliği, derneği olduğu halde okurların bir birlik ya da derneği yok. Kitap Ağacı uzun vadede bir okur birliği olmak yolunda ilerliyor. Talebimiz bu yönde. Okur haklarının yayınevleri tarafından benimseneceği, yayınevlerinin okurların görüş ve önerilerini alabileceği, aktif bir grup-birlik…”

FATMA AKTAŞ YAYMAN

Kitap Ağacı Okur Grubu

Kitap Ağacı 18 Eylül 2013 yılında okumak ve okuduğunu paylaşmak amacıyla sekiz kişinin bir araya gelmesiyle kuruldu.

Sekiz kişi çıktığımız yolda 300 kişilik bir sayıyla ilk kitabımız olan George Orwell’in “1984” adlı kitabını okuduk. Bu duygu inanılmazdı ve biz bu büyüyü her ay aynı şekilde devam etme kararıyla bir ritüele dönüştürdük.

Şu an 10.000 kişiyiz. 29 farklı ilde 163 yakın buluşma organize edildi. Buluşmalarda Türk edebiyatının güzide yazarlarını ağırlamak da işin içine farklı bir cazibe kattı. Sadece fuar günlerinde, uzun imza kuyruklarında bir araya gelebildiğimiz yazarlara sorular sormak, uzun sohbetler yapmak üyelerimizin Kitap Ağacına artık farklı bir inançla bağlanmasını sağladı.

Kitap Ağacı ailesi ilk başta okuyanın yalnız olduğu düşüncesini ortadan kaldırarak kolektif bir bilince sahip olmasına vesile oldu. Kitap okuyan insan kendini yalnız ve dışlanmış hisseder. Biz bu ağacın gölgesinde bu yalnızlığımızı giderdik.

Kitap Ağacı artık birinci amacı olan okumak ve okuduğunu paylaşmaktan öteye geçti. Örneğin bir yeni projemiz kütüphane kurmak. Okumak yetmez deyip okutmak da gerekir düşüncesiyle çıktık yola. Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bir kütüphane kurduk. İkinci olarak devam eden Sivas’ın Akıncılar ilçesinde bir okula kütüphane kurma çalışmalarımız da önümüzdeki aylarda son bulacak ve biz ihtiyacı olan yerler için kütüphane kurma çalışmalarına devam edeceğiz. Bu zamana kadar hiçbir yayınevi, kurum, kuruluş desteği olmadan buralara kendi emeğimizle gelmek ve şu anda bu tabloyu görmek gerçekten çok gurur verici.

Bir türlü çözülemeyen kültür ürünlerindeki KDV meselesi, kitap dağıtım ağlarının sağlıksızlığı dikkat çekmek istediğimiz konular. Biz istiyoruz ki yayınevleri de bu okuyan, okuduğunu bağımsızlığından ötürü dobra dobra yorumlayan okur kitlemizden faydalansın. Yayın planlarında bizden yararlanabilirler, bu işin ticaretinde ‘alan taraf, talep yaratan’ olan okurun görüşünü, tam bir karmaşa içinde yaşanan fuar zamanlarında değil, her an bizimle iletişim halinde olarak alsınlar.

Elif Şahin Hamidi
elif.sahin@gmail.com

(Kaynak: http://www.remzi.com.tr/kitapGazetesi.asp?id=3&ay=7&yil=2015&bolum=2)

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Yazarlarımızın son çalışmaları
Okul kaçkını, yazı düşkünü – Elif Şahin Hamidi

Yazar olmanın okulu yok. Ne ille üniversite bitirmiş olmak gerekiyor, ne de kesin kurallara, kaidelere uymak. Öyle olmasa, bugün Yaşar...

Kapat