Oscar Wilde: “Gerçek çözüm, yoksulluğu ortadan kaldıracak bir toplum düzeni kurmak, buna çalışmaktır.”

Sosyalizmin tesisinden elde edilecek belli başlı kazanç, hiç şüphesiz, bunun bizleri o pek sıkıcı şeyden, başkaları için yaşamak zorunluluğundan kurtarması olacaktır ki, halihazırdaki gidişatta, bu hemen hemen herkesin üzerine bir heyula gibi çöküyor. Hatta, hiç kimse için bundan kurtuluş yok gibi bir şey.

Ara sıra, yüzyıl içinde, Darwin gibi büyük bir bili-madamı, Keats gibi büyük bir şair, Mösyö Renan gibi seçkin bir eleştirel zihin, Flaubert gibi üstün bir sanatçı, kendini yalıtmayı, başkalarının gürültücü taleplerinin erişemeyeceği bir yerde tutmayı, Platon’un dediği gibi “duvarın sağladığı korunmaya” sığınıp içindeki cevheri kusursuzluğa eriştirmeyi başarmış, bu ona benzersiz bir kazanım sağladığı gibi, tüm dünya-ya da emsalsiz ve sürekli kazanım sağlamıştır.

Ne var ki, bunlar birer kuraldışıdır. İnsanların bü-yük bölümü sağlıksız ve abartılı bir altrüizm yolunda hayatlarını ziyan etmekteler —hatta ziyan etmeye zorlanmaktalar. Bunlar çevrelerinin çirkin bir yoksulluk-la, çirkin bir çirkinlikle, çirkin bir açlıkla kuşatıldığını görüyorlar. Bütün bunlardan kuvvetle duygulanmaları kaçınılmazdır. İnsanoğlunun duyguları düşüncesinden daha çabuk uyarılır; ve bundan bir süre önce eleştirinin işlevi üzerine yazdığım denemede işaret ettiğim gibi, çekilen acılara sempati duymak, düşüncelere sempati duymaktan çok daha kolaydır.

Bu yüzden, bu insanlar hayranlık verici, fakat yanlış yönlendirilmiş niyetlerle, büyük bir ciddiyet ve büyük bir duygusallıkla, kendilerini, çevrelerinde gördükleri kötülüklere ilaç olma işine vermekteler. Ama onların ilaçları hastalığı iyileştirmiyor: Yalnızca uzatıyor. Hatta, ilaçları hastalığın bir parçası.

Mesela, yoksulluk sorununu, yoksulların hayatta kalmalarını sağlayarak çözmeye çalışıyorlar; ya da çok daha ileri bir ekolün yaptığı gibi, yoksulları oyalayarak. Ama bu bir çözüm değildir; güçlüğün daha da tırmandırılmasıdır. Gerçek çözüm, yoksulluğu ortadan kaldıracak bir toplum düzeni kurmak, buna çalışmaktır. Ve altrüizmin erdemleri, gerçekte bu hedefin yerine getirilmesini engellemiştir.

Tıpkı en kötü köle sahiplerinin kölelerine iyi davrananlar olması ve bunların, kölecilik yüzünden acı çekenlerin köleciliğin korkunç iç yüzünü görmelerini ve köleciliğin düşünenler tarafından anlaşılmasını engellemeleri gibi, halihazırda ingiltere’deki gidişat içinde, en büyük zararı verenler de en çok iyilik yapmaya çabalayanlardır.

Sonunda konuyu gerçekten incelemiş ve o hayatı bilen kimselerin —East End’de yaşayan okumuş kişilerin- söz alıp toplumu hayırseverlik, yücegönüllülük ve benzeri altrüist güdülerine gem vurmaya çağırdığına tanık olduk. Onlar bunu hayırseverliğin insanı alçalttığı ve ahlâksızlaştırdığı gerekçesini öne sürerek yapıyorlar. Son derece haklılar. Hayırseverlik, çok sayıda günahın anasıdır.

Oscar Wilde
Sosyalizm ve İnsan Ruhu
Metis Yayınları
sayfa 21-25

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here