Propaganda Çağı – Anthony Pratakins, Elliot Aronson

“Propaganda Çağı’nın Anthony Pratakins ve Elliot Aronson adlı yazarlarının şu ilginç gözlemi modern toplumu anlamamızı kolaylaştırır: Amerikalılar dünya nüfusunun yüzde 6’sını oluşturuyor ve bu nüfus uyanıkken zamanın yarısını kitle iletişim araçlarına angaje geçiriyor.
Çağımıza ve kültürüne mahkûmuz. Çağımızın reklam ve propaganda çağı olduğu apaçık; modern ve kapitalist kültürü propaganda ve reklamsız düşünmek imkânsız. Ve elbette insanın çağını anlaması kendisini anlaması, kendisinin bilincine varması demektir. Bu yüzden, Propaganda Çağı’nın temel ve ihmal edilemez bir ihtiyacımıza tekabül ettiği ortadadır. Malzemesi olmak istemiyorsak, propagandayı anlamalıyız. Propaganda Çağı bir modern kültür eleştirisi. Yazarların şu ilginç gözlemi modern toplumun ve kültürün bu özelliğini anlamamızı kolaylaştırır: Amerikalılar dünya nüfusunun yüzde 6?sını oluşturuyor ve bu nüfus uyanıkken zamanın yarısını kitle iletişim araçlarına angaje geçiriyor ve dünya reklâmcılığının yüzde 57?sini tüketiyor. Giderek başka toplumların ve bizim toplumumuzun da kitle iletişim araçlarına takıntılı bir hayata maruz kalacağı açık. Modernleşmek, modern kültürü benimsemek neredeyse propagandanın malzemesine dönüşmekle eşdeğerde. O halde propaganda kültürünü anlamak ve bir ?özgürlük illüzyonundan? kurtulmak için ?propaganda çağımızın? bilincine varmalıyız. Artık özgür olmak propaganda ve reklamdan özgür olmak demek.

Bilinci öldüren şey
Burada okurların kitabı rahat anlamalarını sağlamak amacıyla yazarların yöntemi konusunda bazı önemli ipuçları verilebilir. Yazarlar ikna (retorik) ile propaganda arasında yaptıkları temel bir ayırımdan yola çıkıyorlar. Onlara göre ikna bir şey, propaganda ise başka bir şey. İkna demokratiktir, çünkü demokratik sürecin bir parçasıdır. Oysa ?propaganda? bu özellikten yoksundur; eğer ikna demokratikse, bu durumda propaganda antidemokratiktir. İkna, ikna edenin iknaya muhatap olana düşünme, kritik etme ve tavır alma hakkı tanıdığı bir süreçtir. Oysa propaganda eleştiri yetisini, dolayısıyla bilinci ve düşünme yetisini öldürerek işgörür. Başarılı olabilmesi için bu şarttır. İkna ikna eder, propaganda kandırır, aldatır ve kabul ettirir. İkna açık, propaganda sinsidir. Propaganda ve reklam dünyasında bir türlü kendiniz olamazsınız; pazar mekanizmasının bir parçası olduğunuz sürece önemlisinizdir; Pazar mekanizmasının parçası olmak, propaganda faaliyetinin nesnesi olmaktır. Modern çağ propagandayı sevmiştir çünkü propaganda iktidarlara ve kapitalizmin randıman ilkesine hizmet eder. Kitabı okurken, satır aralarından yükselen şu ses hep kuaklarınızda yankılanır: İkna?ya evet, propagandaya hayır.

Reklam ve propaganda
Propaganda Çağı, propaganda tarihinin yanı sıra, sosyal psikolojideki çağdaş araştırmaları da kullanarak, politik kampanyaların, satış acentelerinin, reklâmcıların en derin insani özelliklerimizi oluşturan korkularımızı, hayallerimizi, duygularımızı ve amaçlarımızı, sevgi ve nefretlerimizi nasıl kulandıklarını gözler önüne serer. Kitap her fikri, her hipotezi, özelikle çağdaş Amerikan toplumundan derlenmiş çok sayıda örnekle sunuyor. Modern hayat içinde yaşayan herkesin, bu kitapta kendisinden parçalar bulacağı gün kadar aşikâr. Reklam ve propaganda bombardımanı altında nasıl kendimiz olmaktan çıkıyoruz? Bir reklam ve propaganda sağanağı altında hayatın kontrolünü nasıl elimizden kaçırıyoruz? Ve elbette bir reklam ve propaganda dünyasında nasıl bir illüzyonlar ve yanılsamalar denizine sürükleniyoruz?
Propaganda Çağı hayatımızın kendi kontrolümüzde geçtiğini varsayarken, aslında bilinçaltımızın nasıl kontrol edildiğini ve nasıl bir yanılsamanın içinde olduğumuzu anlamamızı sağlıyor. Bunların yanı sıra iyi niyetli ve etkili iletişim kurmanın önemine ve yollarına da değiniyor. Bütün buların dışında insan ve toplum psikolojisine ilgi duyanların Propaganda Çağı?nda çok şey bulacakları açık. Kitap bir anlamda bir sosyal psikoloji yolculuğu.
İlknur Ateş, 7.11.2008 tarihli Radikal Gazetesi

Arka Kapak Yazısı
“Propaganda çağında yaşıyoruz; modern uygarlık propaganda uygarlığı. Modern toplum aşırı dozda iletişime ve propagandaya maruz kalmış toplumdur. Propaganda yegane kültürel form; verimli, baştan çıkarıcı; propaganda insanları, grupları ve toplumları ikna yolunda atılmış çok etkili ve önemli bir adım. Çağdaş hayat propagandasız düşünülemez; propagandasız gündelik hayat uzun süredir imkansız. Bu yüzden modern kültürümüzün vazgeçilemezlerinden biri olan propagandayı anlamak durumundayız. Elinizdeki kitabın cevap aradığı temel sorulardan biri şu: Propagandayı retorikten (ikna sanatından) nasıl ayırt edebiliriz? İkna demokratik, propaganda despotiktir. Propaganda ikna etmedeki eleştirel tutumu nasıl rafa kaldırmakta ve düşünceyi nasıl hadım etmektedir? İnsanlar gündelik hayatları içinde nasıl manipüle edilmektedir? Propagandistler gündelik hayatımızda bizi nasıl tuzağa düşürüyorlar? Korkularımız, umutlarımız, sevgi ve nefret duygularımız nasıl propagandanın nesnesi haline geliyor. Propaganda aslında modern toplumun en büyük problemlerinden biridir. Elinizdeki metni bu büyük problemin parçası olmamak için okuyun. Propaganda Çağı sizi modern toplumda bir “sosyal psikoloji” yolculuğuna çıkarıyor.”

Kitabın Künyesi
Propaganda Çağı / İknanın Gündelik Kullanımı ve Suistimali
Anthony Pratkanis
Elliot Aronson
Çevirmen : Nagihan Haliloğlu
Yayınevi: Paradigma
Yayın Tarihi: Ekim 2008
430 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme, Politika
Yeni Şafak: İdamdan önce Seyit Rıza ve Atatürk arasında geçen konuşma

Yeni Şafak, Atatürk'le Seyit Rıza arasında geçtiği iddia edilen bir belge yayımladı.

Kapat