Puşkin’in ilham perisi Natalya Gonçarova

Natalya Gonçarova, Aleksandr Puşkin’in ihlam perisi mi yoksa kaderindeki femme fatal mı? Edebiyatçılar ile tarihçiler günümüzde bile bu sorunu tartışmaya devam ediyor.

Bu birlik, birçoğunu rahat bırakmıyordu. Utangaç ve melankolik ifadeli yüzü olan uzun boylu ve zarif güzel kız soylu bir ailenin üyesiydi. Ve sevgilisinden 9 santim daha kısa boylu heyecan dolu şair. Ölümünden birkaç yıl önce Puşkin arkadaşına şu satırları yazmıştı: “Eşim bir melektir. Bu tatlı, saf ve iyi kalpli yaratığa olan aşkım günden gün artıyor. Ben Allah’ın huzurunda bunu hak etmedim”.

Puşkin ve Gonçarova ilk kez Moskova’daki balolardan birinde karşılaştılar. 16 yaşındaki güzel kız, 29 yaşındaki şairin kalp ve hayal gücünü hemen vurmuştu. Zeki, tahsilli, sanatta tecrübeli. Puşkin, hem bir şair hem de tecrübeli bir erkek olarak bu kadar güzel bir yaratığı görmezlikten yapamazdı. İlk karşılaşmadan çok geçmeden O, kıza evlenme teklifi yaptı. Şairin sayısız aşk ilişkileri hakkında haberleri olan annebaba, kızlarının genç olduğunu bahane ederek evlenme teklifini reddetti. Yalnız iki yıl sonra Puşkin, buzları eritebildi ve gelinin akrabalarının şüphelerini dağıtabildi. En nihayet evlenme teklifi kabul edildi.

©Photo: RIA Novosti

Şubat 1831 Moskova’da Aleksandr Puşkin ve Natalya Gonçarova evlendiler. Rivayete göre, evlenme töreni sırasında yüzük değiştokuşu yapılırken yüzüklerden biri yere düştü. Şairin yüzü soldu, elindeki mum beklenmeden sönüverdi. Kiliseden çıkarken Puşkin, bunların kötü alametler olduğuna işaret etti. Altı yıl süren evli hayatında Natalya Gonçarova şaire 4 çocuk doğurdu. Natalya, Puşkin’in eşi ve ilham perisi, yaratıcı yardımcısı ve arkadaşıydu. Aynı zamanda genç kadın Peterburg’da düzenlenen balolarda güzelliğiyle parlamaya da yetişiyordu. İddia ediliyor ki, yüksek sosyete ve İmparator I.Nikola bile onun güzelliğine hayrandılar. Puşkin’in eşini kıskanıp kıskanmaması, bunun için bir bahanenin olup olmadığını kimse bilmiyor. Fakat dedikodu ve entrikaların kara bulutları evleri üzerinde her geçen yıl daha da koyulaşıyordu. Şairin hürriyetsever ruhu birçok bakımdan buna yardım ediyordu. Puşkin yaratıcılığında çarlık iktidarının mutlakiyetini kesin şekilde açığa vuruyordu. Bu yüzden eşinin Fransız kornet Dantes ile aşk ilişkisine ilişkin şaire yollanan anonim mektupların ortaya çıkması rastgele değildi.
Aile ve eşinin haysiyetine hakaret eden Dantes’i Puşkin’in çağırdığı düello faciayla sonuçlandı. Ölümcül olarak mideden yaralanan şair iki gün ıstırap çektikten sonra öldü. Genç dul eşi kollarında 4 çocuk ile kaldı. Natalya ruhunda suçluluk ve boşluk gibi karışık duygular hissediyordu.

Puşkin’in ölümünden 26 yıl sonra 26 kasım 1863 ölüm döşeğinde yatan Natalya Gonçarova: “Puşkin, sen yaşıyacaksın!” sözlerini fısıldıyordu. Kadın çok haklıydı. Dahiane eserleri sayesinde Aleksandr Puşkin, dönemleri aşarak Rusya ve Rus kültüründe yaşamaya devam ediyor.
(http://tr.sputniknews.com/turkish.ruvr.ru/2014_11_28/Pushkinin-ilham-perisii/)

Yorum yapın

Daha fazla Edebiyat Haberleri
Anadilin ‘sesini’ duymak…

Görme engelli yurttaşların yaşama dahil olmaları amacıyla oluşturulan “Sesli Okuma Kütüphanesi”, Amed’de açıldı. Kürtçe’nin Kurmanci, Kurmanckî ve Sorani lehçeleri ile...

Kapat