Sanık – Yılmaz Güney

Sanık (1975), Yılmaz Güney’in “Selimiye Üçlüsü”nü oluşturan kitaplarından biri. 12 Mart döneminde opera binası ve tersane yangını olayları nedeniyle “sabotaj davası” sanığı olarak tutuklanan Yaşar Yılmaz’ın öyküsü. Bireyin yaşadığı durumlardan yola çıkarak yansıtmaya çalışıyor… Sanık, insanın dayanma, direnme gücünü, değişebilme gücünü, değişebilme durumunu, ayrıca yazarın bilinçlenme sürecini yansıtması açısından, Yılmaz Güney’in en başarılı romanlarından biridir.

( * ) ‘Toplumsal değişimler insanı eğitir, etkiler, bilincini değiştirirdi. Oysa ben kitle mücadelelerinden ne kadar uzaktım. Gerek işçi-köylü hareketleri, gerekse öğrenci hareketleriyle organik bağım yoktu. Bir bakıma hayattan kopuk, giderek burjuva dünyasının pislikleri içinde, subjektivizmin batağında eriyen bir insandım. İmdadıma 12 Mart yetişti. (…) Safım açık ve bellidir. Emekçi yoksul halkımım safında, bilimsel sosyalizme inanan, sosyalizm acemisi bir sanatçıyım. Bütün olanaklarımla kurtuluş mücadelesinin içinde olmaya çalışacağım… Bu yüzden başıma gelecek belaları göğüslemeye şimdiden hazırım. (…) Göğsümü gere gere ?ben sosyalistim? diyemiyorum. Küçük ve acemi bir çırağım şimdilik. O yüce sorumluluğu tam anlamıyla, bütün ilişkiler sürecinde taşıyacak güçte, fedakârlık ve yiğitlikte değilim henüz. Fakat şunu belirtmeliyim ki, sağlıklı bir sosyalist olmak en büyük ve tek amacımdır.”
Yılmaz Güney?in işte bu duygu ve düşüncelerle kalema aldığı ”Selimiye Üçlüsü”nde, 1971-1973 tarihleri arasında yazılıp 1975?te art arda yayımlanan ”Salpa”, ”Sanık” ve ”Hücrem”de, hem bir özeleştirisinin öğeleri hem de mücedelenin eşiğindeki bir militan için kendi deneyiminden çıkardığı notlar yer alır: ”Salpa”nın kahramanı Mehmet Salpa, hayatın daraldığını hissedip taşradan İstanbul?a kaçan, umduğunu bulamayan, yoksulluğunu anlamlandıramayan ama arayışını inatla sürdüren bir delikanlı. ”Sanık”taki Yaşar Yılmaz da köyünden kalkıp gelmiş, ama üniversiteye kaydolmuş, mühendis çıkmanın eşiğine gelmiş, geleceğe umutla bakan bir genç. Sola sempati duyan, öğrenci gençliğin eylemlerine katılan ancak darbeden sonra gündelik hayatın rutinine gömülüp devrimcilerle ilişkileri kopan Yaşar Yılmaz, tarihimize ”Sabotajlar Davası” olarak geçen hukuksal komedi nedeniyle tutklanıp işkenceye götürüldüğünde başlayacaktır iç hesaplaşmasına. Hesaplaşma sırası ”Hücre”de Yılmaz Güney?e gelecektir…
( * ) Alıntı: A. Ömer Türkeş, 05 Nisan 2005 tarihli Milliyet Kitap

Kitabın Künyesi
Sanık
Yazar: Yılmaz Güney
Yayınevi: Güney Yayınları
Sayfa Sayısı: 125

Yorum yapın

Daha fazla Romanlar
Boynu Bükük Öldüler ? Yılmaz Güney

1971?de yayımlanıp 1972 yılı Orhan Kemal Roman Armağanı?nı kazanan ?Boynu Bükük Öldüler?, Yılmaz Güney romanları arasında kuşkusuz en başarılısıdır. Toplumsal...

Kapat