Sayın Aziz Nesin, yazarların çağımızdaki işlevleri nedir, ne olmalıdır, sizi etkilemiş yazarlar kimlerdir?

Bana göre paradoks, orijinal (özgün) görünmek için orijinal olmaya özenmektir. Oysa özgünlüğün amacı özgün görünmek değil, önceden bilinen herhangi bişeyin bilinmeyen bir başka yüzünü bulup onu yeni bir biçimde göstermektir. Özgün olayım derken paradoksa düşen yazarlar çoktur. Ben hep yalından ve çok bilinenden yanayım. Örneğin benim için dünyanın hiç modası geçmeyen en güzel dizesi, şimdiye dek ençok söylenmiş ve en yalın söz olan ?Seni seviyorum? sözüdür. ?İki kere iki dört eder? sözü de çok yalın ve çok söylenmiş olduğundan benim için şiirdir. Binlerce yıllardan beri söylenmiş bu yalın sözlerin şiir olmaları, o sözlerin söylendiği durumdan ileri geliyor. Örneğin iki sözcüklü o çok yalın ?Seni seviyorum? sözü öyle yer, öyle zaman ve öyle koşulda söylenir ki, o söz birden şiirleşiverir.

Herkesin yıllardan beri kullandığı, yine de hiç eskimeyen, modası hiç geçmeyen o yalın olan sözleri yeğlediğim için, çağımızda yazarların işlevinin ne olduğu ve ne olması gerektiği sorusuna yıllardan beri verilmiş olan yanıta katılıyorum. Bu konuda hiç de özgün olmak istemiyorum.
Yazarların işlevi, çağının tanığı olmakla kalmayıp tanığı olduğu çağını yorumlaması ve yorumlamakla da kalmayıp yapıtlarıyla, önce kendinden başlayıp, çevresine, ortamına, halkına, giderek bütün dünya insanlarına tarihsel gelişim doğrultusunda ve estetik ölçü, biçim ve biçemlerle, değişme ve değiştirme özlem ve istemini vermektir. Yazar, başta kendi olmak üzere okurlarını kendilerini ve koşullarını değiştirmeye özendirmelidir yapıtlarıyla. Çünkü her yaşanan zaman, uzun vadede yaşanılacak zamandan kötüdür. Yazarlar, o iyi ve güzel geleceği ivmeleştirmeye çalışanlardır. Buyüzden zamanı durdurmaya, olan durumu olduğu gibi korumaya çalışan iktidarlarla sürekli çatışma içindedirler.

Bir okur, iyi bir kitabı okuduktan sonra o kitabı okumadan önceki durumuna göre kendinde bir artım duyumsamalı, kendini ve ortamını, giderek toplumsal yapıyı değiştirme istemi duymalıdır. Bence yazarın işlevi budur ve olmalıdır. Beni çağımın sorumunu duymam bakımından etkilemiş olan yazarlar, başta Nâzım Hikmet olmak üzere, Tevfîk Fikret, olumsuz yanlarını da bilerek Abdullah Cevdet?tir. Etkilerinin bilincinde olamadığım daha başka yazarlar da olabilir. Üzerimdeki olumlu etkisi yüzünden kendimi Nâzım Hikmet’e hep borçlu duyumsamışımdır. Nâzım5ın üzerimdeki etkisi daha çok düşünsel yönden olmuştur.

Bana çağımın sorumunu duymam gerektiğini anlatan, öğreten dünya yazarları pekçok. Örneğin Zola, Victor Hugo, Tolstoy, Saltikov Sçedrin, vb… Ustam olarak benimsediğim favori yazarım Çehov?dur.

Söyleşiyi yapan: İlhan Alkan, Nesin Vakfı,30 Eylül 1987
Bilim ve Sanat Dergisi, Kasım 1987
Kaynak Kitap: İnsanlar Konuşa Konuşa / Söyleşiler, Aziz Nesin, Nesin Yayınevi, Eylül 2012, sayfa 16-17

Yorum yapın

Daha fazla Söyleşi
Cemal Süreya, Tomris Uyar, Edip Cansever ve Turgut Uyar ile bir açıkoturum

Tomris Uyar: Konuya şöyle girelim isterseniz. Bir süre önce üçünüz de geniş yankılar uyandıran şiir yazıları yazıyordunuz. Aklıma ilk gelenler,...

Kapat