Sıra psikolojisi

sıraSıra beklemek kimsenin hoşuna gitmez; ama araştırmalar sıraya yaklaşımın sıranın görünümü, amacı ve bizim nereli olduğumuzla ilgili olduğunu gösteriyor.
İngilizler düzenli bir şekilde ve sabırla sırada beklemeleriyle tanınır.
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) profesörü ve sıra uzmanı Richard Larson buna ilginç bir örnek veriyor. 2011’deki Londra olaylarında yağmalama girişiminde bulunan bazı insanlar bile sıranın kendilerine gelmesini bekliyordu. “Yağmacıların bile medeni bir şekilde sıraya girdiği Londra’dan başka bir yer düşünemiyorum” diyor Larson.

Dünyanın en iyi sırada bekleyen toplumunun İngilizler olduğunu düşünen tek kişi Larson değil. Yazar George Mikes da “bir İngiliz tek başına bile olsa bir kişilik sıra oluşturur” diyor. İngiliz Halkı adlı denemesinde George Orwell İngilizlerden oluşan kalabalıkların “sıraya girme isteğinden” söz eder. Başka yazarlar da İngilizlerin sıraya girmelerinde temel özelliklerinden biri olan hakkaniyet duygusunun etkili olduğunu ifade ediyor.

Sıra şekli
İngiltere’de ortalama bir insan bir yıl iki hafta ve bir gününü sıra bekleyerek, bir yıl üç ayını ise trafikte geçiriyor.
Peki, bir insanın sıra olma biçimine bakarak nereli olduğunu tahmin etmek mümkün mü? Bazen sonu gelmez gibi görünen sıralar, aynı bekleme süresine rağmen bazen neden çabuk geçer?

Larson ve birçok sosyal bilimci, bir insanın sıraya girme şeklinin nereli olduğuna dair ipuçları içerdiğine inanıyor. Larson ABD’de buna bakarak kişinin hangi şehirden geldiğinin bile tahmin edilebileceğini söylüyor.
“İnsanların sıradaki davranışlarına bakarak kişi hakkında çok şey söylenebilir. Washington’da insanlar kenarda rastgele bir noktada sıraya girer. Bunlar örneğin 4:05’te otobüs geleceğini bilen ve önce gelen önce binsin diye sıraya giren memurlardır. Böyle bir davranışı Boston ya da New York’ta göremezsiniz.”

Sıranın kökeni karne
Liverpool’daki John Moores Üniversitesi’nde sosyal bilimler profesörü ve İngiltere’de sıraya girme kültürü hakkında kitap yazan Joe Moran İngilizlerin bu konuda ünlenmesini 1940’larda savaş nedeniyle karne uygulanan döneme dayandırıyor.

Sıraya girenler bu konuda ne kadar ‘iyi’ olursa olsun sıranın işlevini yerine getirmesi için hakkaniyetli olması gerekir. Böylece sıra kavgaları önlenmiş olur.
Şeritler ve bariyerler kullanarak sonradan gelenlerin öne geçmesini engelleyen sıra düzenleme sistemlerinin amacı da budur.

Sıra psikolojisi
Sıra psikolojisini araştıran bilim insanları, sırada bekleyenlerin moralini bozan üç temel unsura dikkat etmek gerektiğini söylüyor: Beklerken sıkılmak, tahmin edilenden fazla beklemek ve başkasının öne geçmesi.

Sıkılmayı önlemek için oldukça basit yöntemler kullanılabilir. Örneğin 1950’lerde New York’taki gökdelenlerde asansör beklemek şikayet konusu olunca bu alanlara ayna yerleştirilmişti. Bir meşguliyet olunca bekleme süresi fazla göze batmıyordu.

Sıranın son anları da önemlidir. Uzmanlar, bekleme iyi bir şekilde sonuçlanmışsa, örneğin sona doğru akış hızlanmışsa, o ana kadar sıkıntılı geçse de bekleme süresini daha olumlu algıladığımıza inanıyor.
Uzun kuyrukların oluşmasına neden olan şey ise Poisson süreci denen istatistik olgusu. Larson bunu şu şekilde açıklıyor:

“Doktora gittiğinizde bazı hastaların çabucak girip çıktığını, karmaşık vakaların ise daha fazla zaman aldığını görürsünüz. Yani örneğin 15 dakikalık bir muayene süresi bir saate çıkabilir. Sırada birikmeye yol açan şey beklenmedik katılımlar ve hizmet süresinin belirsizliğidir.”

Uzun kuyruğun cazibesi
Eylül sonlarında iPhone 6S ilk piyasaya çıkacağı zaman Londra’da bir Apple mağazası önünde uzun bir kuyruk oluşmuştu. Bu tam bir İngiliz sırası değildi; çünkü farklı milletlerden insanlar sıraya girmişti. Ama insanlar uzun bekleme süresine rağmen mutlu görünüyordu. Çünkü bu zorunlu bir sıra değildi.
“Rutin sıralar sıkar insanı; ama ünlü kişiler ya da şeyler için girilen sıralar öyle değildir. Apple mağazası önünde ya da bir konser için sıraya girmek övünülecek bir şey olarak görülür. Bunlar negatif sıralar değildir” diye açıklıyor bu durumu Larson.

Sıra psikolojisinin bir başka yanı da uzun kuyrukların caydırıcı, kısaların teşvik edici oluşudur.
Fakat bazı durumlarda da sıranın uzunluğu yeni katılımcıları çekebilir. Yunanistan’daki nakit krizi sırasında bankaların önünde oluşan kuyrukları örnek veriyor Larson.

Moran ise kuyrukları başkalarının değer verdiği bir şeyin fiziksel ifadesi ve bir kaynağı bölüşme yolu olarak görüyor.

“Yakıt ve gıda için sıraya girilen 2. Dünya Savaşı’nda insanlar ne için olduğunu bilmeden sıraya giriyordu. Ortada bir sıra varsa ucunda değerli bir şeyin olduğu düşünülüyordu. Bu grup psikolojisinin fiziksel bir ifadesiydi.
“Ortada bir sürü psikolojisi var ve siz sıraya girmediğinizde o fırsatı kaçırıyorsunuz diye düşünüyorsunuz.”

Brendan Cole
“İngilizler neden sıraya girmeleriyle ünlü?” adlı yazı

BBC Future

Yorum yapın

Daha fazla farkettiren yazılar
Konya’da atılan tekbirlerin adresi kim? Mehveş Evin

İzlanda maçı öncesinde Ankara katliamında hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşunda atılan tekbir ve çekilen ‘yuh‘lar, Erdoğan Türkiye’sinin kahredici...

Kapat