Siz hâlâ kedileri ciddiye almıyor musunuz? – N. Kübra Akalın

Kediseverlerin en büyük hüznüdür kedi barınağındaki kediler. Evde, bahçede ne kadar kediye bakarlarsa baksınlar kedi barınağının varlığı bile yüreğin sızlamasına yeter. Düşünsenize farklı cinslerde ve huylardaki kediler bir arada ve kim bilir ne zorluklarla oradalar.
Felsefeci Federica Sgarbi ?Kedilerin Felsefesi, Filozofların Kedileri? kitabında kedi barınağında başlayan bir macerayı anlatıyor. Kedi barınağını dolaşmaya çıkan bir felsefeci orada karşılaştığı 78 kimsesiz kediye ev bulma çabasına giriyor. Her birine huylarıyla özdeş isimler vererek başlıyor işe. Ardından her biri için özel ilanlar hazırlıyor ve macera başlıyor. Düşünsenize Sgarbi onca işini bir kenara bırakıp 78 kedi için ayrı ayrı uğraşmış, her birinin karakterine göre ilanlar hazırlamış ve onlara arkadaş olacak insanları bulmaya çalışmış. Bu da yetmemiş bu macerasını felsefe ile birleştirip kâğıda dökmüş. Ne büyük iş!
Sgarbi?nin bu macerasını okuyunca özellikle kedisi olmayanlar hemen kedi sahibi olmak isteyebilirler. Keza uzun zamandır bir kedi almayı düşünen ben bu duyguyu yaşadım. Bakabilir miyim korkusunu bir kenara bırakıp bir ev arkadaşı bulmaya giriştim.
?Kedilerin Felsefesi, Filozofların Kedileri? hemencecik biten, sade ve huzur veren bir kitap. Hem kedileri hem de felsefeyi sevenler için bir nefes olmuş, üstelik öyle felsefe deyince de gözünüz korkmasın. 78 kedi ve 78 ayrı hikâyenin anlatıldığı kitapta felsefecilerin de kediler üzerine düşündüklerine kısa kısa yer verilmiş. Çoğumuz bilir kedi edebiyatla pekişmiştir ama bu kitapla birlikte felsefe ile de pekişecek. Kitapta Barbara Holland?dan bir alıntı var. Yazı çizi işiyle haşır neşir olan herkesin altını çizeceği bir not: “Kedisi olmayan bir yazar neredeyse düşünülemez. Diğer yandan tuhaf bir zevktir bu. Zira bir boğa sürüsünün arasında yazı yazmaya çalışmak, odada bir kedi varken yazmaktan kolaydır. Kediler kâğıtların arasına tüner, kalemin arkasını kemirir ve daktilonun tuşlarında yürürler.?
Sözün kısası Sgarbi güzel bir işe imza atmış. Kitabın sonuna gelince yeniden başa dönmek isteyebilirsiniz. Kitap da üstelik yalnızca felsefeciler de yok. Edebiyatçıların kedilerle olan dostluğuna da kısaca değinmiş Sgarbi ve eklemiş: ?Edebiyat pek çok kediye ev sahipliği yapmıştır. Önceki bölüm başlıklarının altlarında bunlardan bazılarını okudunuz. İlerleyen sayfalarda da birkaç tanesini göreceksiniz. Bu eserlerin her biri, bir kediyle dostluk etmenin önemini tekrar tekrar vurgulamaktadır.?

Son dönemde her yazıda tekrarlar oldum ama gündemden kaçmak ve nefes almak için etkili ve keyifli bir kitap. Üstelik kapağındaki Foucault göndermesi ve bu sonsözü için bile okunabilir:
?Kitabımı okuduğunuz için hepinize teşekkür ederim. Benimle irtibat kurmak, düşünce ve görüşlerini paylaşmak ya da hayvanlar hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz aşağıdaki e-posta adresinden bana ulaşabilirsiniz. Size cevap vermekten mutluluk duyarım!?

(28 Mart 2014, http://www.posta.com.tr/)

Fedirica Spargi, Kedilerin Felsefesi, Filozofların Kedileri, Çev: Nur Taran, h2o kitap 2014

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler
Samim Kocagöz?ün Unutulmaz Öyküleri – Sadık Güvenç

?Öykü nedir?? ve ?öykü nasıl olmalıdır?? sorusuna bir sürü yanıt bulmak mümkün. Muvaffak Sami Onat, ?Hikaye Denen Şey? başlıklı yazısında...

Kapat