
Sokrates, Batı felsefesinin en etkili isimlerinden biridir. Ancak onun düşüncesini anlamaya çalışırken önemli bir sorunla karşılaşırız: Sokrates hiç kitap yazmadı. Kendi elinden çıkmış herhangi bir felsefi eser günümüze ulaşmadı. Bu nedenle Sokrates’in düşüncelerine doğrudan kendi metinleri üzerinden ulaşamıyoruz. (Stanford Felsefe Ansiklopedisi)
Bunun yerine onu başka yazarların eserleri aracılığıyla tanıyoruz. Özellikle Platon, Ksenophon ve Aristophanes, Sokrates hakkında en önemli antik kaynakları oluşturur. Ancak bu yazarların Sokrates tasvirleri birbirinden önemli ölçüde farklıdır. Dolayısıyla tarihsel Sokrates’i edebî karakter Sokrates’ten ayırmak ciddi bir tarihsel ve felsefi problem yaratır. (Stanford Felsefe Ansiklopedisi)
Sokrates Neden Kitap Yazmadı?
Sokrates’in neden yazılı bir eser bırakmadığını kesin olarak bilmiyoruz. Bununla birlikte, felsefi etkinliğinin temelinde yüz yüze konuşma ve sorgulama bulunuyordu.
Sokrates, Atina’da insanlarla konuşuyor ve onların bilgi, ahlak, adalet ve erdem hakkındaki düşüncelerini sorguluyordu. Bu nedenle onun felsefesi, sistematik bir kitap yerine diyalog ve soru-cevap pratiği üzerinden gelişiyordu. (Felsefe Ansiklopedisi)
Üstelik Sokrates’in yazılı felsefeye ilişkin tutumu da önemlidir. Platon’un Phaedrus diyaloğunda yazının, canlı düşünsel diyalogla aynı işlevi görmediğine ilişkin tartışmalar yer alır. Böylece Sokrates’in yazmaması, yalnızca kişisel bir tercih değil, felsefenin nasıl yapılması gerektiği sorusuyla da bağlantılı hale gelir.
Sokrates’i Nereden Tanıyoruz?
Sokrates hakkında sahip olduğumuz bilgilerin tamamına yakını ikinci el kaynaklardan gelir. Stanford Encyclopedia of Philosophy, Sokrates’in hiçbir şey yazmadığını ve onun hakkındaki bilgilerin ikinci el kaynaklardan geldiğini özellikle vurgular. (Stanford Felsefe Ansiklopedisi)
Bu kaynakların başında üç isim gelir:
- Platon
- Ksenophon
- Aristophanes
Ayrıca Aristoteles’in Sokrates hakkındaki değerlendirmeleri de sonraki dönemler açısından önem taşır. Bununla birlikte Aristoteles, Sokrates’i doğrudan tanımadı; Sokrates’in ölümünden sonra doğdu. (Felsefe Ansiklopedisi)
Platon’un Sokrates’i
Platon, Sokrates’i eserlerinin çoğunda başlıca konuşmacılardan biri olarak kullanır. Sokrates’in Savunması, Kriton, Euthyphron, Menon ve Phaidon gibi diyaloglarda Sokrates felsefi tartışmanın merkezinde yer alır.
Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekir. Platon’un Sokrates’i ile tarihsel Sokrates’i tamamen aynı kişi kabul edemeyiz. Platon yalnızca öğretmeninin söylediklerini kaydeden bir stenograf değildi. Sokrates karakterini kendi felsefi amaçları doğrultusunda edebî ve düşünsel bir araç olarak da kullandı. (Stanford Felsefe Ansiklopedisi)
Dolayısıyla Platon’u okurken iki farklı soruyu birbirinden ayırmak gerekir:
Platon, Sokrates’in gerçekten söylediği şeyleri mi aktarıyor?
Yoksa:
Platon, kendi felsefi düşüncelerini Sokrates karakteri aracılığıyla mı ifade ediyor?
Bu soruların kesin bir cevabı yoktur.
Ksenophon’un Sokrates’i
Ksenophon da Sokrates’i eserlerinde önemli bir karakter olarak kullanır. Özellikle Memorabilia (Anılar), Sokrates hakkında önemli bilgiler içerir.
Ancak Ksenophon’un Sokrates’i, Platon’un Sokrates’inden farklı görünür. Ksenophon daha çok Sokrates’in ahlaki karakterini, pratik yaşam anlayışını, özdenetimini ve erdem düşüncesini öne çıkarır.
Bu nedenle araştırmacılar Ksenophon’u Platon’a alternatif bir kaynak olarak değerlendirir. Bununla birlikte Ksenophon’un anlatımını da kelimesi kelimesine tarihsel kayıt olarak kabul etmezler. Çünkü onun eserlerinde de edebî ve felsefi amaçlar bulunur. (Felsefe Ansiklopedisi)
Aristophanes’in Komik Sokrates’i
Sokrates’in en farklı portrelerinden birini Aristophanes sunar. MÖ 423’te sahnelenen Bulutlar (Clouds) adlı komedide Sokrates, gençleri etkileyen ve geleneksel düşünceleri sorgulayan bir entelektüel olarak karikatürize edilir. (Stanford Felsefe Ansiklopedisi)
Burada önemli bir ayrıntı vardır. Aristophanes, Sokrates’i Platon ve Ksenophon’dan çok daha erken bir dönemde eserine dahil etti. Dolayısıyla Bulutlar, Sokrates’in yaşadığı döneme ait en erken edebî kaynaklardan biridir. (Stanford Felsefe Ansiklopedisi)
Bununla birlikte Aristophanes bir tarih kitabı yazmıyordu. O bir komedi yazarıydı. Bu nedenle Sokrates’in Bulutlar‘daki görüntüsünü doğrudan tarihsel gerçeklik olarak kabul etmek doğru olmaz.
“Sokratik Problem” Nedir?
Sokrates’in kendi eserlerini bırakmamış olması, felsefe tarihinde “Sokratik problem” olarak adlandırılan önemli bir sorun yaratmıştır.
Temel soru şudur:
Tarihsel Sokrates gerçekte ne düşünüyordu?
Sorunun güçlüğü kaynakların birbirinden farklı olmasıdır. Platon başka bir Sokrates, Ksenophon başka bir Sokrates, Aristophanes ise tamamen farklı bir Sokrates ortaya koyar. (Stanford Felsefe Ansiklopedisi)
Üstelik bu kaynakların her biri farklı bir amaç taşıyordu. Platon felsefi diyaloglar yazdı. Ksenophon tarihsel ve ahlaki bir portre sundu. Aristophanes ise komedi yoluyla dönemin entelektüel dünyasını eleştirdi.
Bu nedenle araştırmacılar, Sokrates’in düşüncelerini tek bir kaynağa dayanarak yeniden kurmaya çalışmazlar. Bunun yerine farklı kaynakları karşılaştırırlar.
Platon Sokrates’in Ağzından Kendi Fikirlerini mi Söyledi?
Bu soru, Sokrates araştırmalarının en önemli meselelerinden biridir.
Platon’un özellikle erken dönem diyaloglarında Sokrates’in soru soran, karşısındaki kişinin iddialarını sınayan ve kesin cevaplara ulaşmakta zorlanan bir filozof olarak ortaya çıktığı görülür. (Felsefe Ansiklopedisi)
Bununla birlikte Platon’un sonraki eserlerinde Sokrates karakteri daha karmaşık felsefi görüşleri savunur. Ruhun ölümsüzlüğü, idealar ve bilgi gibi konular bu tartışmanın önemli parçalarıdır.
Dolayısıyla araştırmacılar, Platon’un hangi düşüncelerinin tarihsel Sokrates’e, hangilerinin Platon’un kendi felsefesine ait olduğunu tartışmaya devam eder. Bu ayrımı kesin biçimde çözmek mümkün değildir. (Stanford Felsefe Ansiklopedisi)
Sokrates’in Yazmaması Neden Önemli?
Sokrates’in kitap yazmamış olması yalnızca biyografik bir ayrıntı değildir. Aynı zamanda onun felsefesini nasıl anlayacağımızı belirleyen temel bir sorundur.
Bir filozofun kendi eserleri elimizde olduğunda düşüncelerini doğrudan metinlerinden inceleyebiliriz. Örneğin Platon veya Aristoteles söz konusu olduğunda böyle bir imkâna sahibiz. Sokrates’te ise durum tamamen farklıdır.
Dolayısıyla Sokrates’i incelerken kaynak eleştirisi yapmak zorundayız.
Bir başka ifadeyle, Sokrates’in düşüncesini araştırmak aynı zamanda onu anlatan kişilerin düşüncelerini araştırmak anlamına gelir.
Sokrates’in Felsefesi Neden Diyalogla Özdeşleşti?
Sokrates’in felsefi yöntemi çoğunlukla soru-cevap biçimiyle ilişkilendirilir. Bu yaklaşım daha sonra Sokratik yöntemveya elenchus adıyla tanındı. (Felsefe Ansiklopedisi)
Sokrates, karşısındaki kişinin belirli bir kavram hakkındaki görüşünü sorar. Ardından verilen cevabı başka sorularla sınar. Böylece başlangıçta kesin görünen bir düşüncenin kendi içinde çelişip çelişmediğini araştırır.
Bu yöntem, felsefeyi hazır cevapların aktarılmasından çok sorgulama süreci haline getirir.
Dolayısıyla Sokrates’in geride kitap bırakmamış olması, onun felsefi mirasının tamamen kaybolduğu anlamına gelmez. Aksine, onun düşüncesi sonraki filozofların ve yazarların metinlerinde yaşamaya devam etti.
Kaynakça
- Stanford Encyclopedia of Philosophy, “Socrates.”
Stanford Encyclopedia of Philosophy – Socrates - Stanford Encyclopedia of Philosophy, “Plato.”
Stanford Encyclopedia of Philosophy – Plato - Internet Encyclopedia of Philosophy, “Socrates.”
Internet Encyclopedia of Philosophy – Socrates - Internet Encyclopedia of Philosophy, “Ancient Greek Philosophy.”
Internet Encyclopedia of Philosophy – Ancient Greek Philosophy - Stanford Encyclopedia of Philosophy, “Socrates: The Socratic Problem.”
Socratic Problem – Stanford Encyclopedia of Philosophy