“1980’li yıllarda Türk romanının geçirdiği radikal bir değişime tanık olduk; yalnız içerik bakımından değil, roman anlayışı bakımından da. Nedenlerini toplumsal ve yazınsal olmak üzere iki başlık altında toplayabiliriz sanırım.
Toplumsal deyince, tabii, her şeyden önce 12 Eylül darbesinin etkileri geliyor akla. Darbenin başta gelen hedefi , ülkede 1960’lardan beri ciddi bir tehlike olarak görülen soldu. Askeri cunta darbeye gerekçe olarak işlemeyen ve sorunların altından kalkamayan parlamentoyu gösteriyor, beliren iç savaş tehlikesini önlemek için iktidara el koymanın zorunlu hale geldiğini iddia ediyordu.