Etiket: Doğuş Sarpkaya

Katalanlar – Avrupa’da Ayrılıkçılık – Kıvanç ulusoy

Modern İspanya siyasi tarihinde Katalan bölgesel talepleri hep kritik önemde oldu. Katalan bölgeciliği 1930’ların sonundan 1970’lerin ortasına kadar İspanya’da siyasi rejimin en önemli hedeflerinden, yani Komünistler, Masonlar gibi en önemli düşmanlarından biri olarak kabul edildi. Franco rejimi İspanya’yı bölünmeden kurtarmak için bölgesel kimlikleri ve siyasi talepleri bastırmakta tereddüt etmedi. Milli devlet içinde merkezileşmeye karşı mücadele

okumak için tıklayınız

Diktatörlüğe Karşı Gökkuşağı – Doğuş Sarpkaya

Roland Barthes, faşizm için “konuşma yasağı değil, söyleme mecburiyetidir” der. Faşist diktatörlükte insanın ne düşündüğünün yanında ne düşünmediğini de belirtmesi gerekmektedir. Dahası, egemen olan baskıcı yapı insanların konuşup konuşmamasından çok, iktidarın “övgü dolu monoloğuna” katılıp katılmadığı ile ilgilenmektedir. Bu ilgi ister istemez, iktidarın kendini temize çekmesini amaçlamakta. Halk yeterince bastırılıp, sindirildikten, ardından da istikrar yalanına

okumak için tıklayınız

Zombi Emek – Vampir Sermaye

David McNailly özellikle 2008 ekonomik krizinin ardından zombi ve vampir hikâyelerindeki artışı gözlemleyerek girişmiş çalışmasına. Yazara göre ekonomik kriz sonrası yapılan betimlemelere de korku figürleri damgasını vurmuştu: Analistler zombi kapitalizminden, zombi iktidarından bahsetmeye başlamış, büyük yatırım bankaları “kokusu paraya benzeyen her şeye o kanlı ağzını doymak bilmemecesine dayayan koca bir vampir” olarak tanımlanmaya başlamıştı. Böyle

okumak için tıklayınız

Burjuvanın Edebi Yolculuğu

Roman sanatının edebiyatta hegemonyasını sağlamasıyla kapitalizm gelişimi arasındaki bağ sürekli vurgulana gelmiştir. Lukacs, Roman Kuramı’nda epiğin yerine romanın geçişini ünlü “roman Tanrı’nın terk ettiği bir dünyanın epiğidir” cümlesiyle gözler önüne sermişti. Bakhtin, şiirde “sözcüğün doğal diyalojikleşmesi sanatsal kullanıma koyulmaz” diyerek şiirin toplumsal gerçekliği yansıtmada yetersiz kaldığını belirterek, romanın egemenliğinin tarihsel gelişimin doğal sonucu olduğunu savunuyordu.

okumak için tıklayınız

Öğretmenliğin Dönüşümü (İdealist Öğretmenden Sınava Hazırlayıcı Teknisyene) Hazırlayan: Ahmet Yıldız

Ekonomik aklın her şeyi esir aldığı günümüz piyasa diktatörlüğü koşullarında, öğretmenlik mesleği de bu iklimden payını almıştır. Aslında yalnızca öğretmenliği değil, tüm eğitim sistemini dönüştüren mekanizma ekonomi merkezliliktir. Ekonomi merkezli yaklaşım eğitim alanında özellikle merkezi standart sınavlarla kendini göstermektedir. Bu anlamda merkezi standart sınavlar geç kapitalizmin pedagojik mantığı olarak görülebilir. Artık öğretmenden istenen, bu mantığa

okumak için tıklayınız

Filmlerin Politik Okuması

Türkiye’de pek çok konuda olduğu gibi sinema kuramı konusunda da yayınların yeterli olmadığını söyleyebiliriz. Hala çevrilmemiş bir sürü temel eserin varlığı hepimizin malumu. Yine de özellikle 1990’lı yılların sonu, 2000’li yılların başında bu konuda önemli bir atılım gerçekleşti. Bugün pek çok yayınevi önemli sinema kuramı kitabını dilimize kazandırıyor. Bu atılımın ilk işaret fişeği sayılabilecek kitaplardan

okumak için tıklayınız

Güzelliğin Tuhaflığı – Doğuş Sarpkaya

Büyük anlatıların dönemi bitti söyleminin yarattığı yanılsamalardan biri büyük edebi eserlerin yazılamayacağı fikridir. Çağın ruhuna nüfuz etmek, toplumsal gerçekliği yansıtmak ve bunu estetik kaygıları göz ardı etmeden gerçekleştirmek olanaksızmış gibi bir hava yaratılıyor. Hızın ve değişimin egemen olduğu bir dönemde kalıcı edebi eserlerin verilebileceğine inanmak ise düpedüz safdillik olarak kodlanıyor. Oysa çağdaşımız pek çok yazar,

okumak için tıklayınız

Karnaval ve Direniş – Burak Özçetin, Doğuş Sarpkaya

Gezi direnişi boyunca sürekli olarak gündeme gelen konulardan biri ?isyancıların? ve ?direnişçilerin? ortaya koyduğu mizahi performans oldu. Afişlerle, duvar yazılarıyla, şarkılarla, sloganlarla, Twitter temaşasıyla, sosyal medya paylaşımları, web siteleri ile direnişin mizahi yönü öne çıktı. Direnişçiler İstanbul sokaklarını, Gezi Parkı?nı ve Türkiye?yi bir eylem ve karnaval mekânına çevirdiler. Gelişmeler, toplumsal hareketlerin mizahi ve ayrıksı yönleri

okumak için tıklayınız

Yetişkinlerin Ulaşamayacağı Yerde Saklayınız – Doğuş Sarpkaya

Edebiyatta çocuk karakterler deyince aklımıza hemen çocuk kitapları ve onların efsane isimleri gelir: Alice, Küçük Prens, Küçük Kara Balık, Fedor Amca? Sıradan hayatı parçalamayı göze alan bu çocukların hepsi varolan dünyanın dışına taştıkları için çocukluk kahramanlarımız olmuşlardır. Büyüdüğümüzde ise yavaş yavaş uzaklaşırız onlardan. Okul, iş, kredi kartı borcu, buzdolabı taksiti derken kendi çocukluğumuzla savaştığımızı anlamayız

okumak için tıklayınız

Direnişi Selamlayan Kitaplar – Doğuş Sarpkaya

Gezi Parkı eylemleriyle birlikte birçok şeyi yeniden düşünme olanağı yakaladık. Bunlardan biri kurumsallaşmış vahşiliğin örnekleriyle yüz yüzeyken, insan yaratıcılığının inanılmaz yoğunlaşabileceğiydi. Polis saldırılarının en acımasız olduğu zamanda bile insanlar orantısız mizah, zekâ ve yaratıcılıkla, oldukça sıkı bir direniş söylemi yaratmayı başardı. Bu sürecin diğer kazanımı da başka bir dünyanın mümkün olduğuna insanların ikna olmasıydı. Polis

okumak için tıklayınız

Felaketler Yüzyılının Romanı – Doğuş Sarpkaya

Bütün bir sınıflı toplum tarihi iktidarların örgütlü felaketler tarihidir. Yirminci yüzyıl ise bu felaketlerin daha bilimsel ve programlı bir şekilde gerçekleştirildiği bir dönem olarak anılabilir. Bosnalı yazar Aleksandar Hemon?un, Lazarus Projesi kitabı, yirminci yüzyılın başı ve sonundaki iki felaketi ve bunların yarattığı toplumsal travmaları ele alarak, insan kötülüğünün sınırlarına doğru bir yolculuğa çıkarıyor okuyucuyu. Roman

okumak için tıklayınız

2000’li Yıllar Öykücülüğü Dosyası: Sait Faik Anısına – Doğuş Sarpkaya

Türkiye yayıncılık sektörü özellikle 2000?li yıllarda ciddi bir atılım gerçekleştirdi. Edebiyat eserlerinin basımında ? özellikle romanda- sürekli bir artış söz konusu. Son on üç yılda basılan yeni roman sayısı, Cumhuriyetin ilanından 2000?li yıllara kadar basılan yeni roman sayısını geçmiş durumda. 2012 ise bu açıdan düşünüldüğünde yeni rekorların kırıldığı bir yıl oldu: Yaklaşık sekiz yüz yeni

okumak için tıklayınız