Babamın Daktilosu* – Adil Okay

(20 Eylül 1999’da kaybettiğimiz babam şair Süleyman Okay’a sevgiyle özlemle)

“Ya sınırların çocuğu Adiloş / nerede şimdi / karanlık gecelere /ansızın kayıp giden / yıldızlar üretiyor mu hâlâ / çarmıhta mı sakıncalı Nurettin / kolları uzadı mı bir mavzer kadar / hele bir bakın Sülo döndü mü / yoksa sorguda mı / bir demet moral mı getirmişti / yiğit Ayşe / kırmızı karanfil miydi o / yoksa nergiz mi / peki sevda nerede kaldı / nerede nerede / ıssız bir yerde yalnızdır belki / sevda tutuklanamaz çünkü…” Süleyman Okay

Devamını oku

Adil Okay’ın “Eylül Kokusu” adlı kitabı hakkında – Erdal Süsem

Ütopya yayıncılıktan yayınlanan Eylül Kokusu, Adil Okay?ın eski ve yeni şiirlerinden derleme. Kendisi de ağır işkencelerden, hapishanenin tedrisatından geçen sevgili Adil Okay, mahpusların dostu olduğundan her dem sıcak bir gülümsemedir.
Bugüne kadar şiir, deneme, öykü ve tiyatro oyunu dallarında birçok eser veren yazar/şair Adil Okay?ın 14. Kitabıdır Eylül Kokusu. Adil Okay bu eserini, ?özgürlük ve eşitlik şiarıyla zulme karşı mücadele ederken katledilen, kaybedilen güzel insanlara ve Cumartesi Annelerine ithaf? etmiş.

Devamını oku

“Eylül Kokusu” ve Adil Okay – Temel Demirer

?Kaç Kişi Kaldık?? sorusu ile post- modernizmden malûl ?yenik ruh hâline?, ?Hayır? diyen Adil Okay, yaşadığı tarihin umutlarını bizimle paylaşırken, Can Babanın yolunda, İbni Haldun?un uyarısını unutmamacasına ilerliyor… Okay?ın ?uzun yürüyüşu?nde ?düş kırıklıkları?, ?yenilgi?, ?aşk?, ?sürgün? ve ?yitirilenler?; ya da başkaldıran insana ait her şey var! Ama yılgınlık, vazgeçiş, tövbe yok… Insan(lık)tan umudunu kesememiş Okay; bunun için de heybesinde dizeleri ile hâlâ yollarda…
Evet, belki ?bir başına?dır: Ancak yaşamın engebeli sarp,

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme