Etiket: Gerçek

Lacan’ın Sinthome Kavramı ve Joyce’un Edebi Yaratıcılığı

Sinthome Kavramının Kökleri ve Gelişimi Sinthome, Lacan’ın 1970’lerdeki seminerlerinde, özellikle Seminer XXIII: Le Sinthome’ta geliştirdiği bir kavramdır. Geleneksel psikanalitik semptom kavramından farklı olarak, sinthome, bireyin bilinçdışındaki çatışmaları çözmekle kalmaz, aynı zamanda öznel yapıyı stabilize eden bir işlev görür. Lacan, bu kavramı geliştirirken, semptomun patolojik bir bozukluktan ziyade, bireyin varoluşsal bütünlüğünü koruyan bir mekanizma olabileceğini öne

okumak için tıklayınız

Lacanian Psikanaliz ve Post-Yapısalcı Kimlik Teorilerine Katkılar

Öznellik Kavramının Yeniden Tanımlanması Lacanian psikanaliz, öznellik kavramını yeniden çerçeveleyerek post-yapısalcı kimlik teorilerine temel bir katkı sunar. Öznelliğin sabit veya özerk bir yapı olmadığını savunan bu yaklaşım, bireyin kimliğini dil, bilinçdışı süreçler ve toplumsal yapılar aracılığıyla inşa ettiğini öne sürer. Özne, dilin içine doğar ve bu dil, bireyin kendini anlamasını ve ifade etmesini şekillendirir. Lacan’ın

okumak için tıklayınız

Lacan’ın Gerçek Kavramı ve Jung’un Kolektif Bilinçdışı

Gerçek Kavramının Psikanalitik Süreçteki Yeri Lacan’ın “Gerçek” (le Réel) kavramı, psikanalitik teoride simgesel ve imgesel düzenlerin ötesinde yer alan, yapılandırılmamış ve kavranması zor bir alana işaret eder. Gerçek, dilin ve anlamın sınırlarının ötesinde, insan bilincinin tam olarak işleyemediği bir boyuttur. Psikanalitik süreçte bu kavram, hem bir engel hem de bir olanak olarak işlev görür. Engel

okumak için tıklayınız

Matrix ve Lacancı Gerçeklik: Simgesel, İmgesel ve Gerçek Üzerine Çok Katmanlı Bir İnceleme

Lacancı Çerçevenin Temelleri Jacques Lacan’ın psikoanalitik kuramı, insan bilincini ve toplumsal yapıyı anlamak için üç temel düzene dayanır: Simgesel, İmgesel ve Gerçek. Simgesel, dil, toplumsal normlar ve kültürel kodlar aracılığıyla bireyin kimliğini şekillendiren yapıdır. Bu düzen, bireyin kendisini bir özne olarak konumlandırdığı semboller ve anlamlar ağını ifade eder. İmgesel, bireyin kendi benlik algısını ve ötekiyle

okumak için tıklayınız

Žižek’in Lacancı Gerçek Kavramı: Metafizik Gerçeklik Anlayışını Sarsan Bir Sorgulama

Gerçek Kavramının Lacancı Kökenleri Lacan’ın psikanalizinde “Gerçek”, sembolik düzenin (dil, toplumsal normlar ve yasalar) ve hayali düzenin (imajlar, algılar ve özdeşleşmeler) ötesinde yer alan, tanımlanması imkânsız bir alandır. Žižek, bu kavramı benimseyerek, Gerçek’in ne bir nesnel gerçeklik ne de bireysel bir algı olduğunu vurgular. Gerçek, sembolik düzenin çatlaklarında beliren, düzenin kendi tutarlılığını bozan bir boşluktur.

okumak için tıklayınız

Gerçekliğin Katmanları: Synecdoche, New York ve The Saragossa Manuscript Üzerine Bir İnceleme

Anlatının İç İçe Geçmiş Yapısı “Synecdoche, New York” ve “The Saragossa Manuscript” filmleri, anlatı yapılarının karmaşıklığıyla dikkat çeker. Her iki eser, gerçeklik katmanlarını iç içe geçirerek izleyiciyi anlam arayışına sürükler. Kaufman’ın filminde, Caden Cotard’ın tiyatro projesi, kendi yaşamını ve çevresindekilerin yaşamlarını kapsayan devasa bir simülasyona dönüşür. Bu, Lacan’ın “Gerçek” kavramına, yani dil ve sembolik düzenle

okumak için tıklayınız

Yanılgı ve Gerçek – Suat Kamil Aksoy

Herhalde insanın yanılabilirliğini kabul etmeyecek kimse yoktur. İnsan sistematik bir mantık yürütme işinde bile kolaylıkla hata yapabilir. Zaten böyle bir gerçekliğimiz olmasaydı yazılmış bilgisayar programları kusursuz çalışabilirlerdi. Halbuki bu yazılımlar bile nice denemelerin ardından fark edilememiş kusurlarıyla birlikte kullanıma sunulurlar. Bu yazılımların kullanılabilir hale getirilmeleri bile insanın zihin gücü sayesinde değildir. Bir işlemci onun kusurlu

okumak için tıklayınız

Naturalist, Gerçekçi ve Romantik – A. Ömer Türkeş

Zola romanları, yaşadığı çağın egemen ideolojisine, toplumsal hayatına karşı radikal bir saldırıdır; ne ordunun şerefi ne ruhban sınıfın dindarlığı ne ailenin kutsallığı ne köylülerin çalışkanlığı ne de imparatorluğun haşmeti vardır. Yayın dünyasının can simididir ?klasikler?. Yayıncı, eleştirmen, okuyucu ayrımı yapmıyorum; ?kitaba sıkışan? her kim olursa olsun, ihtiyacını karşılamak için bakacağı yer klasiklerin dizildiği raflar ya

okumak için tıklayınız

Gerçek – Emile Zola

7 Ağustos 1902-15 Şubat 1903 arasında Paris’te Aurore’da tefrika edilen Gerçek, Zola’nın Quatre Evangiles (Dört İncil) dizisinin üçüncü kitabı olan yapıt, doğrudan doğruya Dreyfus olayına bağlıdır; Simon-Dreyfus kahramanlarından Gorgias-Esterhazy kahramanlarına kadar bu olayın serbest uyarlamasıdır. Yapıttaki temel karşıtlık hiç kuşkusuz geleceğin güçleriyle karanlıkçılığın çatışmasıdır. Sürekli mücadeleye mahkûm cesur eğitimciler ya da kurbanlar, aynı zamanda kurnaz,

okumak için tıklayınız