“Yaklaşık bir asırlık dönemde Anadolu ?nun ve İstanbul ?un insan yapısında inanılmaz bir değişim yaşandı. Geç gelen ?ulus-devlet? bilincinin savaşlarla harmanlanması, cumhuriyet Türkiye ?sinin kuruluşuna trajik ?yok oluşlar?ın eşlik etmesini de beraberinde getirdi. Anadolu ?nun ulusal zenginliği ortadan kalktı, İstanbul ise tek kelimeyle ?çoraklaştı?.
1920?de bile, yani 1915 ?büyük Ermeni tehciri ?nden yıllar sonra bile, Diyarbakır ?da Müslümanların toplam nüfusun yüzde 40?ını oluşturduğunu, bunların yarı yarıya kendilerini Türk ve Kürt diye tanımladığını, kent nüfusunun Katolik ve Ortodoks Rumlar, Ermeniler, Süryaniler, Yezidiler, Keldaniler ve diğerlerini barındırdığını biliyor muydunuz? Bir imparatorluk başkenti olarak İstanbul ?un zenginliğini varın siz değerlendirin…”