21. Yüzyılda Karl Polanyi’yi Okumak / Bir Siyasi Proje Olarak Piyasa Ekonomisi – Kaan Ağartan (Derleyen), Ayşe Buğra (Derleyen)

Polanyi’nin ilkel ve antik ekonomiler üzerine yapılmış antropolojik araştırmaların bulgularından yararlanarak 19. yüzyıl piyasa ekonomisini karşılaştırmalı tarihsel bir perspektifle ele aldığı çalışmalarında merkezî sorun bellidir: Toplumun, piyasa mantığına siyasi iradeyi baltalayacak şekilde boyun eğmesi. Ancak Polanyi sadece bir akademik figürden ibaret değildir; siyasi gündemi olan bir araştırmacı, karmaşık bir toplumda bireysel özgürlüğün temeli ile derinden … Devamını oku

Bir Temel Hak Olarak / Vatandaşlık Gelirine Doğru – Ayşe Buğra (Derleyen), Çağlar Keyder (Derleyen)

“Çalışmayana ekmek yok”… sorgusuz sualsiz kabul edilecek bir gündelik hikmet gibi geliyor kulağa. Kapitalist sistemin zihinlerde “doğallaştırdığı” bir kabul… Oysa biliyoruz ki, çalışacak iş bulabilmek, tercihe bağlı değil; dolayısıyla çalışmamanın “tembellik” ya da “asalaklıkla” hiç ilgisi olmayan nedenleri var. Ayrıca, çalışamayacak durumda olanların da var olduğu malûm. Bunları hatırlayınca, asıl hikmet şu soruyu sormakta: “Çalışmayan, … Devamını oku

Devlet ve İşadamları – Ayşe Buğra

Cumhuriyet’in ilk yıllarından 90’lara, Türkiye’nin “girişimcilik” tarihi ve devletle işadamlarının bir türlü gevşemeyen ilişkileri… Holdingleşme eğiliminin köklerinden liberalizmin tanımına ve Türkiye’deki algılanış biçimine, girişimci derneklerinin işlevinden Türkiye’nin iktisat politikalarındaki dönüm noktalarına… Yetmiş küsur yıllık bir süreç üzerine derinlikli tezler… KÜNYE Devlet ve İşadamları Ayşe Buğra İletişim Yayınları 11. baskı – Ağustos 2018 384 sayfa Ayşe … Devamını oku

İktisatçılar ve İnsanlar – Ayşe Buğra

İktisat kuramlarıyla gerçek hayat arasındaki kopukluk, gerçek hayatın bireylerini, “insanlar”ı nasıl etkiliyor? İktisatta yöntem ya da yöntemler ne olmalı ki, iktisat krizleriyle insanî krizlerin paralel seyri engellenebilsin? Ekonomik aklın çok şeye egemen olduğu, hayatın merkezine yerleştiği bir dönemde, iktisattaki yöntem tartışmalarına “insan”ı unutmadan gerçekleştirilen bir katılım, çok yönlü bir araştırma. – “Bana öyle geliyor ki … Devamını oku

Akdeniz’de Kadın İstihdamının Seyri – Derleyen : Ayşe Buğra, Yalçın Özkan

Son otuz yılda yaşanan çarpıcı küresel dönüşüm, geleneksel cinsiyet rollerini de sorgulanır kıldı. Kadınların işgücüne katılım oranı dünya çapında artarken, kadın istihdamının farklı toplumlardaki durumu yeniden incelenmeye başlandı. Elinizdeki çalışma, beş Akdeniz ülkesindeki kadın istihdamının genel seyrini gözden geçirerek bu alana ilişkin önemli soruları yanıtlıyor. İtalya, İspanya, Yunanistan, Türkiye ve Mısır’ın ekonomik ve sosyal farklılıklarıyla … Devamını oku

Devlet-Piyasa Karşıtlığının Ötesinde / İhtiyaçlar ve Tüketim Üzerine Yazılar – Ayşe Buğra

Ayşe Buğra bu yeni çalışmasında, insanın en temel davranış biçimlerinden biri olan tüketimi, iktisadî, siyasî, sosyal ve kültürel dinamiklerin kesiştiği bir noktada inceliyor. İlk bakışta salt bireysel bir özellikmiş gibi görülen tüketim ilişkileri, ahlâkî ve siyasî boyutlarından soyutlanarak ele alınabilir mi? Buğra, bu soruya açık ve inandırıcı biçimde olumsuz yanıt verirken, iktisat bilimindeki tüketim kavramının … Devamını oku

Sosyal Politika Yazıları – Derleyenler: Ayşe Buğra / Çağlar Keyder

Küreselleşme, özellikle zengin ülke devletlerinin yerleşmiş sosyal güvenlik programlarını sürdürebilme kapasitesini tehdit ediyor. 1945 sonrası dönemde fabrikalar işlerken ve insanlar hayat boyu sürdürecekleri işlerde çalışırken, gerek patronlar gerekse refah devletleri cömert bir sosyal güvenlik platformunun oluşmasını kabullenmişlerdi. Eğitim bedavaydı, sağlık harcamalarının çoğunu devlet karşılıyordu, emekli maaşları güvenliydi, işsizlik sigortası da iyi işliyordu. Oysa son yirmi … Devamını oku

Sınıftan Sınıfa / Fabrika Dışında Çalışma Manzaraları – Derleyen: Ayşe Buğra

İşçi/emekçi kavramı, hâlâ öncelikle fabrikayı, atölyeyi, kısacası modern endüstriye özgü üretim ve çalışma ilişkilerini çağrıştırıyor. Büyük sanayi üretiminin yerini yeni teknolojilere bırakıyor olmasının, işçi sınıfını önemsizleştirdiği hatta sona erdirdiği yanılsaması, biraz da bu çağrışımdan destek alıyor. Oysa, tek varlığı emek gücü olanların sayısı artmakta. Kapitalizmin esnek üretim örgütlenmesinin emek “piyasasında” yol açtığı büyük ayrışma, parçalanma … Devamını oku

Büyük Dönüşüm / Çağımızın Siyasal ve Ekonomik Kökenleri – Karl Polanyi

İlk kez 1944`te `vahşi kapitalizm`in kalesi Amerika`da yayımlanan Büyük Dönüşüm şu cümleyle başlar: `Ondokuzuncu yüzyıl uygarlığı çöktü.` Karl Polanyi`nin çöktüğünü ilan ettiği ondokuzuncu yüzyıl uygarlığının can damarı ve temel biçimlendiricisi, kendi kurallarına göre işleyen piyasaydı; emek, toprak ve parayı metalar haline getiren ve insan toplumlarını uluslararası düzeyde eşi görülmemiş bir kurumsal tekdüzeleşme içinde kendine kayıtsız … Devamını oku

Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye’de Sosyal Politika – Ayşe Buğra

“Prof. Dr. Ayşe Buğra’nın Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye’de Sosyal Politika kitabı, yoksulluk sorununun evrensel ve yerel görünümlerini bünyesinde barındıran bir çalışma. Kitapta, yoksulluk konusu kapitalizmin gelişim sürecinde ortaya çıkan yaklaşımlardan hareketle değerlendiriliyor ve ülkemizde yoksullukla mücadele, Cumhuriyet döneminde uygulanan sosyal politikalar analiz edilerek ele alınıyor. İlk bölümden başlayarak kitabın arka planında, kapitalizmle birlikte var olan … Devamını oku

“Sermaye gerçekten el değiştirseydi bu gerilim olmazdı”

Türkiye’de Yeni Kapitalizm kitabında Osman Savaşkan ile birlikte AKP dönemini inceleyen Prof. Dr. Ayşe Buğra: “Türkiye’de farklı kapitalist toplum projeleri aynı anda yer alıyor. Ekonomik model anlayışları, iktidarla olan ilişkilerine göre değişiyor.”

Devamını oku

İstanbul Rumları / Bugün ve Yarın – Hazırlayan: Foti Benlisoy, Anna Maria Aslanoğlu, Haris Rigas

“Yaklaşık bir asırlık dönemde Anadolu ?nun ve İstanbul ?un insan yapısında inanılmaz bir değişim yaşandı. Geç gelen ?ulus-devlet? bilincinin savaşlarla harmanlanması, cumhuriyet Türkiye ?sinin kuruluşuna trajik ?yok oluşlar?ın eşlik etmesini de beraberinde getirdi. Anadolu ?nun ulusal zenginliği ortadan kalktı, İstanbul ise tek kelimeyle ?çoraklaştı?.
1920?de bile, yani 1915 ?büyük Ermeni tehciri ?nden yıllar sonra bile, Diyarbakır ?da Müslümanların toplam nüfusun yüzde 40?ını oluşturduğunu, bunların yarı yarıya kendilerini Türk ve Kürt diye tanımladığını, kent nüfusunun Katolik ve Ortodoks Rumlar, Ermeniler, Süryaniler, Yezidiler, Keldaniler ve diğerlerini barındırdığını biliyor muydunuz? Bir imparatorluk başkenti olarak İstanbul ?un zenginliğini varın siz değerlendirin…”

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme