?Suç ve Ceza? neredeyse insanlaşma tarihi ile yaşıt bir toplumsal olgudur; her çağda farklı içerik ve biçimlerde toplumlarla birlikte var olan ayrılmaz iki kavram; her ikisinin birden adaletin ölçüsü olması ise yüklenilen içeriklerinin toplumsal değer-yargıları ile ilişkilendiklerini gösterir. Kendi-kendine yapılan hesaplaşma/bir yönüyle kişisel vicdan ile toplumun/toplumların kendi iç hesaplaşmaları, kolektif düşüncenin irdelenmesi, sesli olarak dile gelmesi bir arayış olarak geleceği bu günden sorgulamak değilse, nedir? Bu belirlemede etiğin ?Suç-a ve Ceza-ya? nasıl/hangi yönden bakılması gerektiğine dair