Muhteşem Beyin ve Hakimiyet Alanı
Gözlerimizi hayata ilk açtığımız andan itibaren merak ve bilme arzumuz oluşmaya başlar, üç yaş itibariyle bu merak zirveye ulaşır. Dokunuruz, bakarız, koklarız, duyarız, tadarız ve nihayet sorarız. Doğru cevapları bilen kişilerden veya kendimiz deneyimleyerek öğrenmeye çalışırız.
Bilim dediğimiz şey aslında içimizdeki üç yaş çocuğu sayesinde vardır. Çünkü bilim insanları, içindeki meraklı çocuğu öldürmeyen ve sürekli soru soran büyük çocuklardır. Bitkiler, hayvanlar, insanlar, mikroorganizmalar, dağlar, denizler, volkanlar, uzay, evren… Hayat dediğimiz zaman diliminde bilmek istediğimiz o kadar çok şey var ki, tek bir insanın ömrü hepsini yüzeysel olarak dahi bilebilmeye asla yetmez. Sadece insan beyni bile kendi içinde o kadar karmaşık bir dünya barındırıyor ki, son dört yüz yılda yapılan çalışmalar sonucunda bile anlaşılamayan noktalar hala mevcut.