Etiket: Ozan Yayıncılık

‘Kırmızı Fare’de Pazarcık – Mehmet Söğüt

Francis Bacon, ”İntikam vahşi bir adalettir?? der. Aslında Bacon, adaletin olmadığı yerde müdahaleci olmamız gerektiğini söyler. Nitekim olan da budur. Bu isyankârlığımızın temelinde, son yüz yıl değil, bin yıllık bir süreç yatar. Kaçan, göçen, görüldüğü yerde öldürülen ve her türlü adaletsizliği yaşayan bir kavmin çocuklarıyız. Öldürülmüş, acıtılmış, zehirletilip iğdiş edilmişiz

okumak için tıklayınız

Öyküler ve kokular – Mehmet Söğüt

Bazı edebiyatçıların eserleri buram buramdır. Her bir satırına kokular sinmiştir; alın teri, makinelerin, çiçeklerin, hüznün, sevincin, endamlı sevgililerin, insanların ve anaların kutsal kokusu? Bir hoş oluruz bu kokularla. Gemilerimiz yelken açar. Alıp bizi geçmişe götürürler. Sevdiklerimizin kokuları dolar yüreğimize. Onlarla güler ve onlarla derin hüzünlerin okyanusuna dalarız. Hem hayat bir anılar toplamı değil midir? Bu

okumak için tıklayınız

Hasan Mantıcı: Tekirdağ?dan İsrail Esir Kamplarına Yolculuk? – Adil Okay

12 Eylül 1980: Eza evleri, darağaçları ve yargısız infazlar. Dönüşü olmayan sürgün yıllarının başlangıcı. Aranmaya başlanan binlerce insan, bireysel ya da örgütlerinin kararıyla adı konulmamış ricat yollarında. Avrupa ile Filistin kampları: Bu yolun iki ayrı durağı. Neredeyse çeyrek yüzyıl geçti aradan. Sürgün deyince hep Avrupa konuşuldu. Avrupa?daki sürgünler hakkında

okumak için tıklayınız

Katliam Öyküleri – Mehmet Söğüt

Yazar Fikret Güneş farklı bir yazar. Kitaplarında Alevi ve Kürt katliamlarını kendine eksen alır. Olanları adeta gözümüzün önünde canlandırır. İnsanların dramlarını okudukça nutkumuz tutulur. Yaşananlar yüreğimizi burkar. Ve insanlığımızdan utanırız. Dersim, Maraş derken, sıra Çorum Katliamı?na gelmiş. Gitmiş mağdurlarla görüşmüş, onların anlattıklarını ve yaşadıklarını öyküleştirmiş. İyi de yapmış yazarımız. Fikret Güneş?in ?Kırkların Direnişi? adlı kitabı

okumak için tıklayınız

Anamdan inciler – Yusuf Değirmenci

Ne güzel sevecen olmak, bir şeyleri özlemek gibi… İnsan, güzel insan nelere kadir derler; onu var eden en yakınındakilere bakış açısı, o bakışın yarattığı duyguların saflığı işte. Sevmek bu olsa gerek… İnsan sevmeyi biliyor dedirten bir kitap 12 Eylül?de de Çok Güldük Netekim / Anamdan İnciler – Necmettin Yalçınkaya, Ozan Yayıncılık. Kadın varlığımızın temel taşı.

okumak için tıklayınız

İbrahim Kaypakkaya / Kırmızı Bahar – Vehbi Bardakçı

“Bu son gidişi oldu İbo’nun… Bir daha hücresine dönmedi. Mevsim yine bahardı. Kırılan fidelerin yeniden sürgün vermeye başladığı dirilik ve umut mevsimi… Sinanların, Mahirlerin ve Denizlerin gidişini hatırlatan mevsim. Yukarda gülümseyerek bakan mavi gözlü bir gökyüzü ve aşağıda utancından ar damarı çatlamış bir yeryüzü… Hayat bu ikisi arasında tüm arsızlığı ve yüzsüzlüğüyle dönmeye devam ediyordu.

okumak için tıklayınız

İki Darbe Bir Yaşam / Terzi Fikri – Sinan Demirbilek

Terzi Fikri, Mahir Çayan ve arkadaşlarının arandığı dönemde, Ordu?nun Fatsa ilçesinde etkili bir politik süreç yürütmüştü. Terzi Fikri?nin ilçedeki belediye başkanlığı döneminde oluşturduğu model, aradan uzun yıllar geçmesine rağmen unutulmadı. Sinan Demirbilek bu kitabında, Fatsa?da sosyalist bir yönetim kurduğu gerekçesiyle 12 Mart Darbesi?nin ardından cezaevine konan Terzi Fikri?nin hayatını ve politik çalışmalarını inceliyor. Demirbilek çalışmasında,

okumak için tıklayınız

İbo / İbrahim Kaypakkaya – Turhan Feyizoğlu

Kitap, kendi tarihlerini yaşayan genleri anlatmaktadır. Onlar, herşeyi ilk baştan öğreniyorlardı. Toplumun çıkarlarını en önde düşünüyorlardı. Yaş ortalamaları yirmi idi. Hayatlarını ortaya koymaktan bir an olsun çekinmediler. İşte bu kitap, onların yaşadığı evlerde, kampüslerde, kantinlerde, kütüphanelerde, sinemalarda, sokaklarda, fabrikalarda, tarlalarda, dağlarda, ceezaevlerinde; kısaca hayatlarının geçtiği yer yerde izleri sürülerek hazırlanmış, Deniz ve Mahir’den sonra o

okumak için tıklayınız

İki Adalı: Hüseyin Cevahir – Ulaş Bardakçı – Turhan Feyzioğlu

Bu kitaba kısa yaşamları konu olan iki devrimciden; Hüseyin Cevahir 1945 Tunceli, Ulaş Bardakçı 1947’de Ankara’da doğdular. Türkiye’nin tartışmalı ve fırtınalı yakın tarihine damgasını vuran bu delikanlılar, 12 Mart faşizminin karanlıklarında kaybolduklarında, biri 25, diğeri 26 yaşındaydı. Türkiye devrimci hareketinin bu idol isimlerinin, aradan geçen 40 yıla yakın zamanda bile unutulmamalarının nedeni, onların Faşizme ve

okumak için tıklayınız

Kod Adı : Hizbullah / Türkiye Hizbullahı’nın Anatomisi – Faik Bulut, Mehmet Faraç

Kod Adı : Hizbullah Türkiye Hizbullahı’nın Anatomisi adlı bu kitap; Türkiye Hizbullahçıları’nın ideolojik kaynaklarını, fikir adamlarını, dış ve iç bağlantılarını, liderlerini ve örgütsel yapısını ayrıntılı bir biçimde incelemektedir. Ayrıca; Hizbullahçılar’a ait cami, mescit, kitabevleri ve sığınakların adlarını açıklıyor. Yoğunlaşdıkları il ve ilçelerde hangi kanadın daha güçlü olduğunu göteriyor. Örgütün kara listesine giren ve ilim-Menzil çatışmasında

okumak için tıklayınız