Etiket: Ruhi Su

Ruhi Su’nun Nazım Hikmet ‘in ölüm haberini aldığında yaktığı ağıt

AĞIT Karalı bir haber düşmüş geliyor Bakır antenlere kardeş gümüş tellere Ne bir ezan sesi ne çan çalıyor Sabahın seheri kardeş, çıkmış yollara Sabahın seheri Nazım Kardeş, çıkmış yollara Her hali aklımda, aklımdan gitmez Sol yanım unutsa kardeş sağım unutmaz Böylesi bir cana ölüm kar etmez Sürer tazelenir kardeş, gelir dallara Sürer tazelenir Nazım Kardeş,

okumak için tıklayınız

İnsan ve Emek – Ruhi Su (kendi sesinden)

İNSAN VE EMEK Bir sergiyle geldi bahar Ne don vurur, ne meyve verir Öylece bir çiçek düşlemesi Ne güzel bir oyundur canım Taşlara bakan gözün çiçeği görmesi Benim memleketimde bugün Kırk elli bin liradır Resmin metrekaresi Ve dillere destandır canım Turan Erol beyazıyla Bodrum’un mavisi Bir gece kulübünde bugün Kırk bin, elli bin liradır Bir

okumak için tıklayınız

Ses anıtı: Ruhi Su – Haydar Ergülen

“Asl’olan da sanmak değil, saymaktır.” Nazlı babaannem onu dinlerken bir akrabasını yıllar sonra bulmuş gibi yaşarırdı. Boşuna değildi yaşarması, akrabalık duygusu da kadim bir şeydir, kabileden, aşiretten başlarsınız, sonra dil olur, lehçe olur, sonunda da bir aksan olur ve oradan akraba olursunuz: “Keder Aksanı” diyelim ya da “Kahır lehçesi”. Bu da insanlar birbirlerini yitirdiklerinde birikmeye

okumak için tıklayınız

Ruhi Su: Bir Komünist Ozan – Faiz Cebiroğlu

Ruhi Su’nun ölüm yıldönümü vesilesiyle herkes bir şeyler söylüyor; herkes bir şeyler yazıyor. Bazıları, Ruhi Su müziğini onun siyasi duruşundan, onun siyasi bakışından ayırarak, sözüm ona, “üzüntülerini(!) ifade etmektedirler. “Ne güzel türküler söylerdi!” diyerek, soyut ve anlamsız bir ?üzüntü? dile getiriliyor. Buna izin vermeyelim. Vermeyeceğiz. Zira Ruhi Su, yalnızca mükemmel bir ses ve derin müzik

okumak için tıklayınız

Bellek Tazeleme: 20 Eylül 1985 / Her ölüm gibi erken: Ruhi Su – Serdar Türkmen

Merak ediyorum, o pasaport duruyor mu? Hani Ruhi Su’ya ‘sakıncalı’ fişinden dolayı uzun süre verilmeyip iş işten geçtikten sonra verilen pasaport… Hani artık kullanılmasına gerek olmayan pasaport. Hani şu ‘bir defaya mahsus’ verilen… “O kullanılamayan pasaport özenilerek saklansın; çünkü bizden sonraki kuşaklar bugünü öğrenmek ve anlamak için o kullanılamayan pasaportu müzede görmelidirler” diye yazmış Aziz

okumak için tıklayınız

Ruhi Su’nun 24 “bilinmeyen”i

1. 1912 yılında Van’da doğdu. Günü, ayı bilinmiyor. Annesi, babası bilinmiyor. Adı Mehmet’ti. Kimin koyduğu bilinmiyor. Soykırım yapanların ‘kılıç artığı’ dediği Ermeni çocuklardan biri olduğu söylenir. 4 yaşındayken Adana’da çocuksuz bir ailenin yanına verdiler. Kimin verdiği bilinmiyor. 2. 6 yaşındayken Fransızlar Adana’yı işgal edince Adanalıların ‘kaç-kaç yılları’ dedikleri dönem başladı. Evini, barkını bırakan Adanalılar Toros

okumak için tıklayınız

Ruhi Su: “Benim memleketimde bugün / İnsan kanı sudan ucuz” (kendi sesinden)

İNSAN VE EMEK Bir sergiyle geldi bahar Ne don vurur, ne meyve verir Öylece bir çiçek düşlemesi Ne güzel bir oyundur canım Taşlara bakan gözün çiçeği görmesi Benim memleketimde bugün Kırk elli bin liradır Resmin metrekaresi Ve dillere destandır canım Turan Erol beyazıyla Bodrum’un mavisi Bir gece kulübünde bugün Kırk bin, elli bin liradır Bir

okumak için tıklayınız

Ezgili Yürek – Ruhi Su

“Söylemek benim için bir aşk halidir. En güzel aşklarımı türkü söylerken yaşadım. Ne onlar beni aldattı, ne de ben onları. Türkü söyledikçe yeşeriyor, çiçekleniyordum,” diyor Ruhi Su.  Bir sanatçının işine duyduğu sevgiyi ve bağlılığı dile getiren bu sözler onun insan sevgisi ve yaşama bağlılığı için de geçerli. Çünkü Ruhi Su yaşamını da, karşısına dikilen bütün

okumak için tıklayınız