Öküzün sabana koşulması neolitik dönem için nasıl yeni bir dönemin başlangıcı olmuşsa, buharın makineye uyarlanması da 19. yüz yılda aynı şekilde yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur. Ateş, daha önceleri salt bir aydınlatma ve ısıtma aracı iken artık o, dişlileri seri halde devindiren mekanik bir gücün tetikleyeni konumuna geçmiştir. Sanayi devrimi olarak tanımlanan bu gelişme bir yandan zamanı kısaltırken, diğer yandan öküzün yerine bu kerre insanı makineye koşmuş ve dişlinin bir parçası haline getirerek zamanla yarıştırmıştır; artık insan denilen sosyal hayvanın zamanı kalmamıştır; o, zamansızlık sancısı çekmeye başlamıştır.