Takvadan markaya

marka_takva_tuğraKemal İnal, Nuray Sancar ve Ulaş Başar Gezgin’in hazırladığı ve 40 yazarın yazılarının yer aldığı Marka Takva Tuğra- AKP Döneminde Kültür ve Politika isimli kitap, AKP dönemini kültür politikaları ekseninde mercek altına alıyor. Kitap, AKP’nin iç ve dış siyasetinden ziyade, partinin “her kesimi kucaklayan” söylemi ardındaki sınıfsal analizinden kamusal alana çıkışı ve kendi yaşam tarzını dayatan politikalarından kültürel kod ve yapılarına, on üç yılda inşa ettiği “yeni söylemi” ve bunun somut örnekleri üzerinden yükseliyor.

Kitapta yapılan birçok analizin temelinde, muhafazakâr AKP’nin sınıfsal yapısının “her kesim”den önce, Anadolu Kaplanları’nın, (Anadolu sermayesi olarak ortaya çıkan ve bugün artık ana sermaye boyutuna ulaşan, Esnaf- KOBİ, MÜSİAD) “kucaklaşma” alanı olarak tanımlandığını belirtmek gerek.

AKP’nin, “kendi seçmenine” bir “kamusal alan” açması ve Cumhuriyet dönemi sonrası “politik tepki” olarak çıkmadıkları kamusal alanlara, kendi tuğralarını (imza) atmasıysa başlayan süreç, gökdelen ve AVM’lerin gölgesinde bir muhafazakârlık tablosu resmediyor.

Elbette AKP, bu on üç yıllık dönemde kendinden önceki sağ partilerden farklı bir yöntem izliyor. Özünde farklı olmayan fakat sistematik olarak ayrışan bu yöntemi; hem tek parti iktidarından ve seçim iradesinden alınan hegemonik özgüvenle, hem de ele geçirilen alt yapının, yaşam tarzı üzerindeki etkileriyle oluşan gücünün, daha derinlere nüfuz edebileceğini kavrayıp izliyor.

Böylelikle AKP, siyasal ve kültürel alanda yapacaklarını, önceki sağ partilere göre daha somut bir şekilde ortaya koyuyor “yeniden üretmek”. “AK Parti, kendi düşünce geleneğimizden hareketle, yerli ve köklü değerler sistemimizi evrensel standarttaki muhafazakâr siyaset çizgisiyle yeniden üretmek amacındadır. Yeni ‘muhafazakâr demokrat’ çizginin muhafazakârlığın genlerine ve tarihî kodlarına uygun şekilde, ama, siyaset yaptığımız coğrafyanın toplumsal ve kültürel geleneklerine yaslanarak ortaya konması Türk siyasetine yeni bir soluk getirecektir. AKP geçmişten veya bir medeniyet havzasından siyaset çizgisi ödünç almak yerine, kendi düşünce geleneğiyle dünya genelinde de test edilen bir siyasal tutumu yeniden üretmeyi doğru bulmaktadır.”

Neo-liberal politikalar pratiğini “muhafazakâr” nesil, kadın, mimari, işçi, eğitim ve seçmen yaratma hamlesiyle birleştirip 2071’e uzanan, milli ve dini duyguların harmanlandığı “cihan devleti” politikasına entegre ediyor… Ama bu sanıldığı kadar kolay olmadı. Kitap, her ne kadar seçimden önce kaleme alınan yazılardan oluşsa da bugün AKP’yi tek parti iktidarından eden “toplumsal kırılmaları” es geçmiyor. AKP’nin demokratikleşme vaatlerinin, belli bir kesim üzerinden “liberal- demokrat” olarak parlatılması ve hemen ardından devletin kritik noktalarını ele geçiren iktidarın, otoriterleşme konusunda dozajı günden güne artırması, Gezi, HES ve kent direnişleri bu kültürel kodlar içinden derinlemesine (farklı bir tartışma alanı olduğu için) olmasa da yerini alıyor.

AKP’nin bu on üç yılda dayattığı yaşam tarzının hedefinde toplumun tüm kesimleri yer alsa da kadınlar üzerinden üretilen muhafazakârlık, öncüllerinden farklı olmayan ve daha da keskinleşen bir hal aldı. Kadın bedeni ve cinselliği üzerinden konuyu ele alan kitap, farklı iki cepheden bunun yansımalarını inceliyor. Bir yandan dinin kadına yasakladığı kamusal alan, bir yandan o kamusal alanda “markalaşan” muhafazakâr elit kadını. Öte yandan da kürtaj, üç çocuk doğurma “tavsiyesi”ne varan kadın-beden politikaları. AKP, bir yandan kadın bedenini dizayn ederken öte yandan ailenin diğer fertleri için de yeni kodlar hazırlayarak dolaşıma sokuyordu.

İzlenen dizi ve filmlere “müdahale”, “sansür”, “yasak”, “kitap toplama”, Selçuklu iddialı neye benzediği belli olmayan “Barok” mimari, kentsel ve rantsal dönüşüm, TOKİ vb. on üç yılda örnekleri çoğaltılacak toplam politikanın baş aktörleri, hedefleri ve dahası… Tüm bu konuları alt başlıklar atında inceleyen kitaptaki en önemli tespit ise, AKP’nin varolan sanat faaliyetlerine alternatif üretememesi bu konuda kadük kalması. Bunu ise sanat ve yaşam tarzına baskı uygulayarak bertaraf etmeye çalışması.

SUZAN DEMİR
11.09.2015 http://kitap.radikal.com.tr/

MARKA TAKVA TUĞRA
AKP Döneminde Kültür ve Politika
Kolektif
Evrensel Basım
2015, 487 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Politika, Sanat, Sosyoloji
Derdi Olan Bir Roman

(Sarsılmak romanı üzerine Zafer Köse ile bu röportaj, 2009 Aralık ayında, Vatan Gazetesi kitap eki adına arayan bir kişi tarafından...

Kapat