Takvim Zamanın Efendisi midir? Jacqueline de Bourgoing

Jacqueline De Bourgoing’ın “Takvim Zamanın Efendisi midir?” kitabı ilk çağlardan günümüze insanların takvim ve saat aracılığı ile zamanı kavrama ve yönetme çabalarını anlatıyor. Roma?dan günümüze dek takvimlerin geçirdiği değişimleri gözler önüne seren kitap, tarihlerin bilimsel ve teknik tarihinin izini sürüyor. Ancak bunu yaparken siyasete ve özel takvimlere de sık sık değiniyor. İnsanların zamanı parçalara ayırma ve zamanı değerlendirme konularındaki farklı çabalarını gözler önüne seriyor.
İşe Maya’lardan, Mısırlılar’dan başlayıp Roma ile devam ediyor ve İslamiyet ve sonrasında Ortaçağ Avrupa’sı ile günümüze bağlıyor.
Kitapta İlginç bilgilerden biri, Katolik Kilisesi’nin takvim yoluyla nüfuz alanını arttırma konusundaki uğraşları. Kendilerinden önce yerleşik Pagan inanışlara ait her türlü kutlamayı, bir Aziz Günü şekline dönüştürüp, insanların itiraz etmelerine fırsat vermeden yüzyıllar içinde ağır ama emin bir şekilde kalabalıkları koyu Hristiyan hale getirmişler. Bunun ana araçlarından biri de Yortular, festivaller, Aziz Günleri vs. olmuş. Hatta çoğu zaman takvimle ilgili yapılan düzenlemelerin çoğunun sebebi, Paskalya Yortusu’nu yılın aynı zamanına denk getirmek, İsa’nın Doğumgünü’nü kesin belirlemek gibi “ulvi” amaçlar olmuş. Halbuki bundan önce balıkçıların derdi gelgitleri tahmin etmek, çiftçilerin derdi en uygun ekim ve hasat zamanını kestirebilmek, tüccarın derdi zarara uğramadan alacağını tahsil etmek gibi daha “gündelik” işlermiş.
Takvim ve saati kullanmaya başlayan toplumlarda insanlar, diğer değerlerin ötesinde hayatı birleştiren, aynılaştıran, medeniyeti inşaa eden bir araca sahip olmuşlar. Birbirinden kopuk hayatlar, ortak faaliyetlerin organize edilebildiği bir şekle bürünmüş. Gerçekten de okuma-yazma öğrenmek kadar önemli takvim-saat bilgisi hayatımızda. Hatta okuma yazma bilmeyenler bile, haftanın günlerini, ayların adlarını, belirli tarihlerdeki tekrarlı-tekrarsız olayları ve hatta saati bilmek zorunda ve biliyor.

Rasgele seçilmiş birkaç ilginç bilgi:
-Güneşe dayalı ilk takvimler Maya ve Mısırlıların.
-Günün başlangıcı Eski Mısır ve Hindistan’da gündoğumunda, Yahudiler Çinliler ve Müslümanlarda günbatımında, Romalı’larda ise geceyarısında gerçekleşiyor.
-Hindistan halk takviminde altı mevsim var: İlkbahar, yaz, muson, sonbahar, kış, soğuk mevsim.
-7 günlük hafta Babil ve Yahudilerin eseri. Doğal bir döngüye bağlı olmayıp tamamen keyfi olan tek ölçü birimi.

Maya, Aztek, Galya, Yunan, Roma, Çin, Yahudi, Kıpti, Müslüman takvimleri… Zamanı düzenleme uğraşı bütün toplumları ilgilendirmiştir. Gerçekten de, birlikte yaşayabilmek adına, zamansal kaynakları, herkes için aynı olacak bir çerçeveye oturtmak zorunludur, böylece insan ilişkileri düzene girer.
Takvim, zamanın günlere, aylara, yıllara bölünme sistemi olarak, gökcisimlerinin dönüşlerinden yola çıkarak hazırlanmıştır ve toplumların bu yaşamsal gereksinimini karşılamıştır. Felsefeci Paul Ric?ur?ün söylediği gibi, evrensel zamanla her bireyin yaşadığı zaman arasında bir köprü oluşturup, evrensel zamandan, yaşanılan zamandan farklı, herkesçe anlaşılabilecek, toplumsal bir zaman yaratır.
İki temel işlevi vardır: zamanı düzene koymak ve ölçmek. Zamanı düzene koymak demek, bir yaşam ve bayram çerçevesi oluşturmak, iş ve tatil günlerini belirlemek, gelenekleri sabitlemek ve böylelikle bir toplumun üyeleri arasında simgesel bir bağlantı kurmak demektir. Her toplumun kendi kimliğini açığa vuran bir takvimi vardır. Zamanı ölçmek demekse, yılın, ayın, ara dönemlerin uzunluğunu, olabilecek en nesnel yaklaşımla süreleri belirlemek ve bunları doğrulamak demektir. Başka şekilde söylemek gerekirse, seçili zamansal yasalardan oluşmuş bir düzen sağlamak ve o düzeni korumak demektir.
Günler, haftalar, aylar, mevsimler, yıllar bireysel yaşamın ritmini belirler.

Onyıllar, yüzyıllar, binyıllar, çevrimler ve çağlar insanlık tarihini örer. Toplum yaşamında vazgeçilmez bir yeri olan takvim Güneş ve Ay’ın gözlemlenmesiyle yavaş yavaş oluşur.

Geçmişin, şimdinin, geleceğin bir düzene oturtulmasını, olayların tarihlendirilmesini sağlar. Bugün bütün dünyanın başvurduğu Gregoryen takvim, uzun ve dalgalı bir tarihin meyvesidir: İ.Ö. 45 yılında Roma dünyasına Julius Caesar tarafından getirilen bir Güneş takvimi ortaçağda Kilise tarafından benimsenir, 1582’de Papa XIII. Gregorius tarafından değiştirilir. Papa Paskalya’nın ilkbahara denk gelmesi için on günü yok etmiştir. Protestanlar ve Ortodokslar XX. yüzyıl başına dek şiddetle karşı çıkarlar bu takvime. Fransız Devrimi’nden sonra on yıl boyunca bambaşka bir takvim kullanılır.
Takvimlerin zamanını belirlemek için 120 belge.

Jacqueline de Bourgoing’in Yaşam Öyküsü

Jacqueline de Bourgoing, coğrafya doçenti ve Paris?te Siyasal Araştırmalar Kurumu?nun konferans başkanıdır. History kanalıyla işbirliği yapmış ve o kanal için takvimin tarihiyle ilgili bir program hazırlamıştır.

Çevirmen Orçun Türkay’ın Yaşam Öyküsü

Orçun Türkay 1976?da İstanbul?da doğdu. Saint Joseph Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü?nü bitirdi.

Yorum yapın

Daha fazla Felsefe
Postmodernist Kültür Üzerine Bir İnceleme – Serkan Fırtına

Steven Connor?ın postmodernist kültür ?Çağdaş Olanın Kuramlarına Bir Giriş? adlı çalışmasının giriş bölümünde, Post sözcüğünün kavramsal kullanımına değinir. Kitabı yazmasının...

Kapat