Diyaloglar – Giordano Bruno. Özgür düşünce uğruna ateşe giden deha.

“Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Bundan dolayı her yerde zorlukla karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı çoğunluğun öfkesinde hedef olarak yaşadım.”

Evrenin sonsuz olduğunu ve evrende, Dünya’dan başka birçok gezegenin bulunduğunu söyledi. Ayrıca evrenin sonsuzluğu yanında evrenin birliği ilkesini de benimsedi. Böylece Ortaçağ felsefesi’nde temel alınan gök ile yer ayrılığını reddetmiş oldu. Kopernik?in güneş merkezli sistem tezini savundu. Ona, düşüncelerinden vazgeçmesi ve sonsuz evren görüşünün din sapkınlığı olduğunu kabul etmesi durumunda kilise tarafından affedileceği söylendi. Ama o, gördüğü bütün işkencelere karşın, görüşlerinden taviz vermedi ve ölüme mahkum edildi. Aykırı görüşler beslediği için, Roma’da kazığa bağlanıp, diri diri yakıldı.
Bruno, hakkındaki hükmü okuyan yargıçlara şöyle haykırdı;
“Siz bu hükmü okurken korkuyorsunuz, fakat ben dinlerken korkmuyorum”

İnsan düşünme yetkisini kazandığı günden beri, kimi düşünceleri taşımak ve dile getirmek risk haline geldi. Bu riski göze almak, doğal olarak bir kahramanlığı gerekli kıldı. Yeni ve farklı düşünceler için yapılan kahramanlığın bedeli ise, hep ağır oldu. Dönemine göre boğazlanmanın biçimi değişegeldi; boğulmak, asılmak, derisi yüzülmek, kurşuna dizilmek, başı vurulmak, linç edilmek, yakılmak…

Ateşli düşüncelere sahip olmak, ateşle oynamaktır. Yüzyıllardır kanıtlandığı gibi dünyanın dün olduğu gibi bugün de, yarın da ateşle oynayanlara ihtiyacı var. Mitolojideki Prometheus, İbraniler’in Mot’u, Amazon’un yeşil cehenneminin Milomaki’si, Urfa Balıklıgölü’nün Hz. İbrahim’i…

Her toplum ateşle ilişkili mitolojik bir kahraman, bir simge yarattı. Bir ateş hırsızı varsaydı; Prometheus, Koyot, Tavşan, Yalı Çapkını…

Yazılı tarih, yüzyıllar boyunca düşüncelerinden dolayı boğazlananların belgeli öyküleriyle oldu. Avrupa’da Bruno, Jeanne d’Arc, Vanini, Doğu Avrupa’da Michel Servet, Rusya’da Avvakum, Ortadoğu’da Hallac-ı Mansur ve Sivas?ta 37’ler.

Bruno’nun hayatı ve mücadelesi, Eski Yunan ve Roma’dan Anadolu’ya, Hindistan’dan Arap Yarımadası’na, İspanya’dan Kuzey Amerika kıyılarına, Almanya’dan Sivas’a kadar düşüncelerinden dolayı yakılmışların, insanlığa nasıl meşale olduklarını gözler önüne seriyor. Yakanlar ise, sadece lanetlenmek için hatırlanıyor.

Kitabın Künyesi
Diyaloglar
Özgün Adı: Von der Ursache/Dem Anfagsgrund/Und Dem Einen
Giordano Bruno
Berfin Yayınları
Çeviren: Sedat Ümran
Baskı Tarihi: 1997
183 sayfa

Giordano Bruno kimdir?
Giordano Bruno (1548 – 17 Şubat, 1600). İtalyan filozof. Rönesans felsefesini biçimlendiren filozofların en önemlilerinden biridir ve şair yönüyle de edebiyata en yakın duranıdır.
Soylu bir ailenin çocuğu olarak 1548 yılında İtalya’nın Nola kasabasında dünyaya geldi. Onaltı yaşındayken Dominiken adını taşıyan bir tarikatta yer aldı. Kopernilus sistemiyle tanışınca, Bruno tarikat mensubu bir kişi olmaktan sıyrıldı ve buna bağlı olarak Hıristiyan inancıyla arasındaki bütün bağları koparttı. Kiliseye karşı bir sistem içinde yer aldığından din sapkınlığı ile suçlandı. Engizisyondan baskısından kurtulmak için Roma’ya ardından Kuzey İtalya’ya kaçtı.

Dinsizlikle suçlandığı için hiçbir yerde kalıcı olarak yaşayamadı, sürekli gezdi. Cenevre’ye geçti, ardından Güney Fransa, Paris ve Londra’da devam etti yaşamına. 1582 yılında Sorbonne Üniversitesi’nde bir kürsü elde etti. Londra’da yapıtlarının bir bölümünü bastırdı. Londra’dan kısa bir süreliğine yine Paris’e geçen Bruno, bu defa da Almanya’ya gitti ve eserlerini yayımlatma çabalarını sürdürdü.

Daha sonra Zurich’e geçen Bruno, bir İtalyan aristokrat tarafından Venedik’e davet edilince bu daveti kabul etti. Burada Galileo Galilei ile tanıştı. Ama Mocenigo adlı bu aristokrat’la çatışınca, onun tarafından Engizisyon’a teslim edildi. Ona, düşüncelerinden vazgeçmesi ve sonsuz evren görüşünün din sapkınlığı olduğunu kabul etmesi durumunda kilise tarafından affedileceği söylendi. Engizisyon kendisini dinden dönmek (heresy) suçu ile yargıladı. Sekiz yıl kadar hapis kalarak tanrıya saygısızlık , ahlaksız davranış ve dinden çıkmak suçlarından soruşturuldu ve yargılandı. Bruno suçlamaları kabul etmeyerek kendi düşünce ve davranış şeklini savundu. Kilise acele etmeyerek ve baskılar sonunda düşüncelerinden döneceğini umarak yargılama süresini uzun tuttu. Bu süreç sonunda, Kilisenin kural ve değerlerine karşı gelmekten suçlu bularak kendisini yakılarak ölmeye mahkûm etti.

Ölüm kararını Bruno’ya bildiren yargıç, ondan şu cevabı almıştır: “Ölümümü bildirirken siz benden daha çok korkuyorsunuz”. Kilisenin ölüm kararı ile Bruno, Roma nin Campo dei Fiori meydanında 17, Şubat 1600 de canlı olarak yakılarak idam edildi. 19 uncu yüzyılın sonlarında meydanın aynı yerine bir heykel dikilerek, bu özgür düşünce kahramanının anısı canlandırılmış oldu.

Bruno, evrenin sonsuzluğu yanında evrenin birliği ilkesini de benimser. Buna göre Ortaçağ felsefesi’nde temel alınan gök ile yer ayrılığını reddeder. Bruno; Tanrı’nın ve evrenin birbirinden farklı iki töz olmadığı, ama aynı gerçekliğin iki sonsuz görünümü olduğunu kabul eder. Ona göre her şey Tanrısal kuvvetin görünüşüdür.
“Sonsuz sayıda güneş bulunmaktadır; yedi gezegenin bizim güneşimiz etrafında döndüğü gibi bunlar etrafında dönen gezegenleri vardır. Bu dünyalarda yaşayan varlıklar bulunmaktadır.”

Bruno,”Küllü Çarsamba Yemegi” ( Ash Wednesday Supper) (1584) ve “Sonsuz Evren ve Dünyalar Üzerine” ( On the Infinite Universe and Worlds) (1584), Bunların yaninda “Neden, Ilke ve Birlik Üzerine” (On the Cause, Principle, and Unity) (1584) adli diyalogu ve şiirsel diger diyalogu “Gli eroici furori” (1585), çalışmalarında ruhun erdem aracılığı ile tanrıya ulaşabileceğini savunan bir tür Panteistik Platonik sevgi seklini savundu. Kopernik kuramına dayanan güneş merkezli sistem Kilisenin ögretilerine ters düşüyor ve bunları coşku ile savunmasi Kilisenin öfkesini çekiyordu.


Eserleri

? Il Candelaio (Şamdancı) (1582)
? Della Cause principio et uno (Neden, ilke ve birlik üzerine) (1584)
? De l’infinito universo et mundi (Sonsuz evren ve dünyalar üzerine) (1585)
? De gl’heroici furori (Yiğitçe öfkeler üzerine) (1585)

Yorum yapın

Daha fazla Felsefe
Tarihte Bireyin Rolü Üzerine ? Georgi Plehanov

Georgi Plehanov, Paris?te işçiler iktidardayken 15 yaşındaydı, Finlandiya?da veremden öldüğünde, Ekim Devrimi?nden sonra ülkeyi terk edeli daha bir yıl bile...

Kapat