Talip Apaydın İle Söyleşi – Ayşe Kaygusuz

Talip Apaydın

-Hocam, zor bir çocukluk dönemi geçirdiğinizi okumuştum. Bize neler anlatırsınız o yıllardan? öğretmenlik yıllarına?

-1926, Polatlı?ya bağlı Ömerler köyü doğumluyum. Sonradan babamın köyü olan Kapulu köyüne göçtük. Orada büyüdüm. Anam ben üç yaşındayken öldü. Babam yoksul, hiç toprağı yoktu. Ağa tarlalarında ortakçılık (yarıcılık) yaparak zor geçiniyordu. Yoksulluk, üvey ana? Çocukluğum iyi geçmedi. Üç sınıflı köy okulunda okudum. Sonra Beypazarı?nda açılan yoksul çocuklar için pansiyonlu ilkokulu bitirdim. İlerisi karanlıktı, babamın beni okutacak gücü yoktu. Bense okuyayım, şu köyden kurtulayım düşleri içindeydim. Köyümüzün öğretmeni haber verdi, Hamidiye Köy Öğretmen Okulu açılmış. Tam senin aradığın yer, hemen git dedi. Koştuk, arayıp sorduk. Biraz zor oldu ama girebildim o okula. 1938, on Kasım günü, Atatürk?ün öldüğü gün. Ne tuhaf rastlantı! O gün hem çok üzüldüğümü, hem de çok sevindiğimi anımsarım. Sonradan Çifteler Köy Enstitüsü oldu. 1943?de orayı bitirip Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsüne seçildim. Üç yıl daha okuyup Güzel Sanatlar Bölümü?nden mezun oldum (1946). Yurdun çeşitli yörelerinde, çeşitli dereceli okullarda otuz yıl öğretmenlik yaptım. 1979 yılında Milli Eğitim Bakanlığı müşavirliğinden emekli oldum.
Eğitim çalışmalarımın yanında ta öğrencilik yıllarımdan başlayarak edebiyatla da meşgul oldum. Okudum yazdım? Çeşitli türlerde kırk iki kitabım yayınlandı. Bazıları birçok baskı yaptı. Yabancı dillere çevrilenler oldu. Ödüller aldı. Böyle bir yaşam işte?

Ayşe Kaygusuz

– Köy Enstitülerinden sizin gibi çok değerli şairler, yazarlar yetişti. Neydi bu okulların özelliği? Programı?

– Köy Enstitüleri gerçekten değişik bir eğitimdi. Öbür klasik okullara benzemiyordu. Oralardan mezun olan okumuşlar halka çok uzaktan, yukarıdan bakmıyordu. Osmanlıdan devralınmış çok geri, ilkel, yoksul, karanlıkta kalmış halkımızı, köylümüzü bir an önce eğitmek, yani Osmanlı ümmetini cumhuriyet yurttaşı haline getirmek, bunu gerçekleştirecek bir eğitimden geçirmek? Sayıları çok az, üstelik bu nitelikte olmayan öğretmenlerle başarmak mümkün değildi. Yeni bir öğretmen tipine gereksinim vardı. Halka yakın olacak, halkın içinden gelecek ve ona en içtenli, geçerli etkileri yapacak, yaşamını değiştirecek bilgilerle ve hünerlerle donatılmış olacak?
Nasıl bir eğitimle halkın yaşamını değiştirebiliriz?
Büyük bir eğitimci olan İsmail Hakkı Tonguç, uzun incelemeler araştırmalar sonunda Köy Enstitüleri sistemini düşünmüş. Ülkemiz koşullarına en uygun eğitimi saptamış. Tüm dünya eğitimcilerini okumuş, Avrupa?nın çeşitli ülkelerinde nasıl bir eğitim yapılıyor, gidip görmüş, onları anlamaya çalışmış.
Dönmüş kendi ülkemizin durumunu, köyleri kasabaları, halkın yaşam biçimini, nasıl bir eğitimle değiştirebileceğini düşünmüş. Gerçekten tam bir Türk buluşu olarak Köy Enstitüleri eğitim sistemini oluşturmuş. O dönemde başta İsmet İnönü gibi anlayışlı bir cumhurbaşkanı var, Hasan Ali Yücel gibi anlayışlı idealist, aydın bir Milli Eğitim Bakanı var. Bu iyi bir şanstı elbet. Onların desteği ile ülkenin çeşitli yörelerinde, kırlarda köy kıyılarında 21 Köy Enstitüsü açılmıştı. Köylerden toplanan ilkokul çıkışlı 17 bin köy çocuğunun emeği ile okul binaları yapılmış, tarlalar, bahçeler yeşertilmiş, sular getirilmiş, elektrik yakılmış, her biri modern birer köy gibi yaşama geçirilmiş ve çok değişik bir eğitimle köy öğretmenleri yetiştirilmiş. Her biri köylerde çalışmaya istekli, köy yaşamını değiştirmeye hevesli, idealist öğretmenler? İçlerinden çok başarılı, etkin ve yararlı öğretmenler çıkmış.

– Öyle ise, bu kadar yararlı olan Köy Enstitüleri neden kapatıldı?

– Tarihsel bir yanılgı. Acıyla düşünülecek bir olay! Halkımızın, köylümüzün uyanması, bilinçlenmesi bazı sömürücü çevrelerin işine gelmedi. Onlar bin yıllık yaşamlarının bozulmasını istemediler. Köy Enstitülerinde uygulanan eğitimi yadırgadılar. Kendileri efendi ya, köylünün efendi olması işlerine gelmedi ve bin bir iftira ile Köy Enstitülerini karaladılar. 1946?dan sonra çok partili hayata geçince oy almak kaygısı ile Atatürkçü ilkelerden ödünler verme dönemi başladı. Acıdır ki, CHP İktidarı zamanında oldu bunlar. Köy Enstitüleri değiştirildi, eski özgün sisteminden uzaklaştırıldı. Türkçe ezan yeniden Arapçaya çevrildi. İmam hatip okulları, Kuran kursları, İslam Enstitüsü? Sözün tam anlamı ile bir geriye gidiş başladı. Cumhuriyet Eğitim tarihinin bu en önemli hareketine son verildi. Toplumca geri kalmışlığımız, düzensizliğimiz devam ediyor.

– Edebiyatımızın dünü bugünü sizce nasıl, karşılaştırır mısınız?

– Cumhuriyetin kuruluşundan sonra edebiyatımızın yurt gerçeklerine, halka açıldı. Anadolu insanı edebiyata girdi. Hele Köy Enstitülü yazarlar köylümüzü ele aldılar ve bilinmeyen yurt gerçekleri ortaya serildi. Toplumcu gerçekçi yazın anlayışı ta 12 Eylül?e kadar sürdü. Başarılı yapıtlar verildi bu arada. 12 Eylülden sonra bilindiği gibi her alanda bir değişim yaşandı. Bugün de sürüyor. Toplumcu gerçekçi edebiyat yerine, bireyci, bencil, bir vıdı vıdı edebiyatı geçer akçe oldu. Ülkenin sorunları, halkın sıkıntıları arka plana atıldı. Bizler de artık eskisi gibi okunmuyoruz. Geçici bir dönem elbet. Genel bir karanlık. Her alanda?Ama bu da biter bir gün.

Kitapları:

Roman:
Sarı Traktör, Varlık Yayınları, 1958
Yarbükü, Varlık Yayınları, 1959
Emmimoğlu, Remzi Kitabevi, 1961
Ortakçılar, İmece Yayınları, 1964
Ferhat ile Şirin, İmece Yayınları, 1965
Define, Remzi Kitabevi, 1972
Yoz Davar, Cem Yayınları, 1973
Toz Duman İçinde, Hürriyet Yayınları, 1974
Tütün Yorgunu,Cem Yayınları,1975
Kente İndi İdris,Tekin Yayınları, 1981
Vatan Dediler, Yalçın Yayınları,1981
Köylüler, Cem Yayınları, 1991

Öykü:
Ateş Düşünce, bizim Yayınlar, 1967
Öte Yakadaki Cennet, Cem Yayınları, 1972
Koca Taş, Yeni Büyük Dağıtım Yayınları, 1974
O Güzel İnsanlar, Cem Yayınları, 1978
Alo Çocuklar, ABeCe Yayınları, 1979
Yolun Kıyısındaki Adam, Cem Yayınları, 1979
Duvar Yazıları, Tekin Yayınları, 1981
Yangın, Yalçın Yayınları, 1981
Elif Kızın Elleri, Cem Yayınları, 1981
Kökten Ankaralı, Yazko,1981
Hendekbaşı, Hocan Yayınları, 1984
Bozkırda Günler, Varlık Yayınları, 1952
Köy Enstitüsü Yılları ( Karanlığın Kuvveti), Ararat Yayınları, 1967; Literatür Yayınları, 2009
Akan Sulara Karşı, Öğretmen Yayınları ??
Bilgiden Bilince Eğitim, Eğit-Der Yayınları,1995
Dünyaya Örnek Bir Eğitim Uygulaması Köy Enstitüleri, ( Talip Apaydın, Mustafa Aydoğan, Niyazi Altunya, İbrahim Ethem Başaran, Mustafa Gazalcı), Tüses Yayınları, 2000

Ayşe Kaygusuz
Düşe Yazanlar s.18

Talip Apaydın İle Söyleşi – Ayşe Kaygusuz” üzerine bir yorum

  1. AYŞE KAYGUSUZ’UN
    YAZAR VE ŞAİRLERLE YAPTIĞI SÖYLEŞİLER KİTABI
    “DÜŞE YAZANLAR”
    EKİN SANAT YAYINLARI
    MART 2013
    SAYFA 18

Yorum yapın

Daha fazla Söyleşi
Bertell Ollman: ‘Kapitalizmin gerçekleri sosyalizme ihtiyacın göstergeleridir’ / Söyleşi

Türkiye'de bir dizi konferansa katılacak olan ünlü Marksist düşünür Bertell Ollman soL'a konuştu. Ollman, Obama'nın seçilmesiyle solda yeşeren umutların eskisi...

Kapat